Header2.png

VikiSosyalizm'den Bildirimler Alabilirsiniz!
Bunun için sağ alt köşedeki kırmızı beyaz çan sembolüne tıklayınız

Çin Devrimi

VikiSosyalizm sitesinden
Şuraya atla: kullan, ara
Mao Zedong, Çin Devrimi'ni ilan ederken, 1 Ekim 1949

Çin Devrimi, Çin Halk Cumhuriyeti'nin kurulması ile sonuçlanan, 1934'te imparatorluk içinde başlayan, Çin-Japon Savaşı ve II. Dünya Savaşı'nı da içine alarak 1949 yılında sonuca ulaşan Mao Zedong önderliğinde gerçekleşen halk devrimi.

Çin Burjuva Devrimi (1911)[değiştir]

1912’ye kadar Mançuryalılar’ın egemenliği (yabancı egemenlik) altında olan Çin, ulusal mücadelelere girişir. Bu mücadelenin başını Sun Yat Sen’in liderliğindeki Çin milli/ulusal burjuvazisi çeker. 1911 ayaklanması ile Mançurya hakimiyeti ve onların işbirlikçisi kral devrilip Çin’de “Cumhuriyet” kurulur ve Sun Yat Sen başkan seçilir. Sun Yat Sen’in daha 1894’te kurmuş olduğu burjuva ulusal parti, iktidara geldikten hemen sonra 1912’de “Kuomintang (Ulusal Parti)” adını alır. [1]

Böylece Çin’de burjuvaziyi iktidara taşıyan ilk devrim (1911 Devrimi) başarıya ulaşır. Bu, bir burjuva devrimidir. Ama bu devrim feodalizm ve emperyalizmin hakimiyetini kıramaz. Bu nedenle de bu tarihte başlayan burjuva-demokratik devrim sürecinin tamamlanması çeşitli aşamalardan geçerek emperyalizm ve feodalizmin hakimiyetinin kırıldığı 1949 devrimine kadar sürecektir.

Çin burjuvazisini iktidara getiren 1911 devriminden sonra, proletarya da siyaset sahnesinde görünmeye başlar. İlk kez 4 Mayıs 1919 hareketinde varlığı hissedilir. Bu hareketin güçlenmesine 1921’de Çin Komünist Partisi’nin (ÇKP) kuruluşu kanıt gösterilir ve Çin’de 1921’den sonraki devrimlere ÇKP’nin temsil ettiği Çin proletaryası önderlik etmiştir.

ÇKP, hemen tümü aydın olan devrimciler tarafından kurulur.

"Chinese Revolutionist In Exile" adlı kitaba göre ÇKP, III. Enternasyonal’in girişimi ve yardımıyla Li Ta Chao ve Chen Tu-Hsiu tarafından örgütlenmiştir. O sırada kadro henüz yoktur. Sonraları ÇKP’nin çekirdek kadrosunu oluşturanlar ise Marksizmi öğretmek amacıyla Moskova’ya gönderilen ilk yirmi kişilik Çinli genç devrimciler arasından çıkmıştır. Aynı kaynağa göre 1925-27 döneminde ÇKP MK’sı Chen Tu-Hsiu’nun liderliği altındaydı. Komintern ve Moskova’nın karşı çıkmasına ve veto etmesine rağmen ÇKP MK’sının anti-Kuomintang olduğu ve cepheden çekilme taraftarı olduğu Mart 1926’da, Çan Kay-Şek’in anti-komünist darbesi sahnelenir. 1925-27 Devriminin yenilgisinin nedeni adı geçen kaynağa göre Moskova ve Komintern politikasıydı. 1927 yenilgisinden sonra Komintern (Komünist Enternasyonal) kendi Çin politikasını değiştirdi, ama bu defa da eski aşırı sağ oportünizmin yerine ayaklanma önerisi yaparak aşırı sol bir politika koydu. Buna karşı çıkan ÇKP önderleri kovuldular. Komintern önerisiyle örgütlenen Pekin’deki ayaklanma yenildi ve bu olayda altmış komünist önder yitirildi. Chen Tu-Hsiu ve Peng, yenilginin sorumluluğunu Stalin ve Buharin’in yönettikleri Komintern’e yüklediler. Onlar Komintern'in Çin politikasına muhalefet ettiler, ama kendileri de alternatif bir politika formüle edemediler. [1]

Birinci İç Savaş dönemi (1924-27)[değiştir]

Bu döneme “Kuzey seferi” de denir. Pekin üzerine yapılan bu seferin amacı Çin’in ulusal birliğini kurmaktır. Bu dönem boyunca (1924’ten 27’ye kadar), proletarya partisi olduğunu söyleyen ÇKP, bu sıralarda Çay Kay Şek’in liderliği altında bulunan Kuomintang diye bilinen Çin burjuvazisinin partisi ile “Milli Birleşik Cephe” (emperyalizme karşı) içinde yeraldı. Kuomintang, Çin’de iktidar partisiydi (1911’den beri iktidardı). Fakat 1927’de Çin Devrimi yenilgiye uğradı. Mao, bu yenilginın nedenlerini partisinin burjuvaziyle ittifak (Birleşik Cephe taktiği) siyasetinde değil (buna karşı çıkanları sol sapma ile suçlar), Çan Kay Şek’in önderliğindeki burjuva partinin devrime ihanetinde ve partisi içinde ittifaklar konusunda görülen sağ (köylülerle ittifakı reddedip sadece Kuomintang ile ittifakı savunan kesim) ve sol diye tanımladığı iki tür oportünizmde arar. Kuomintang’ın ise 1924-27 arasında Sun Yat Sen’den beri izlenen SSCB ve ÇKP ile ittifakı savunduğu için demokratik devrimden yana “devrimci” bir parti olduğunu öne sürer, yani Milli Birleşik Cephe taktiğinde herhangi bir yanlışlık görmediği gibi o taktiğin 1924-27 arasında doğru olduğunu iddia eder. Ona göre 1927’ye kadar “devrimci” olan Kuomintang, 1927’den itibaren gericileşti, 1927-31 arasında “karşı-devrim” safında yer aldı. [2]

Çin’de “kızıl siyasi iktidarlar” (“Çin Sovyet Cumhuriyeti”) diye de anılan ilk kurtarılmış bölgeler 1924-27 iç savaşının sonunda, yani 1926/27 yılı ve 1928 yılı dolayında oluştular ve 1927/28 sonrasında giderek çoğaldılar. Mao’ya göre 1928 yılına kadar dünyada böyle bir deney yaşanmamıştı, yani ona göre kurtarılmış bölgeler, ilk kez Çin'de görülmüştür. [3]

İkinci İç Savaş dönemi (1927-37)[değiştir]

Bu dönemin başlarında (1927-31) iç çelişkilerin şiddetlendiği, ÇKP’nin milli burjuvazi ve toprak ağalarının (kısaca “yerli gericilik” diye tanımlanır) ittifakına karşı savaştığı anlatılır. Mao’ya göre bu dönemde “Baş çelişme” halk ile feodalizm arasındaydı.

1931’den itibaren emperyalist Japonya, Çin’in önemli bir bölümünü işgal ederek sömürgeleştirdi. Bu sırada Kuomintang’ın yönetimi altında bulunan ülkenin işgal edilmemiş geri kalanı ise “yarı-sömürge” diye tanımlanır. Böylece 1911 Devrimi’nden beri bağımsız olan “yarı-feodal” Çin resmi söyleme göre bu tarihte sömürge ve yarı-sömürge haline gelir.

Bu dönemde (1927-37), çok sayıda, hatta neredeyse tüm kurtarılmış bölge yitirilir ve bunun üzerine karşı-devrimci ordunun kuşatmasını yarıp geri çekilmek üzere yapılan 1935 yılındaki ünlü “uzun yürüyüş” gerçekleşir. [4]

Uzun Yürüyüş[değiştir]

Bir komünist önder Uzun Yürüyüş'te hayatta kalanlara hitap ediyor.

Eylül ayında Japonya, kuzeydoğu Çin’i (Mançurya) işgale başladı. Çan Kay Şek’in bu bölgedeki birlikleri bozguna uğrayınca Japonlar 40 milyon nüfuslu zengin sanayi bölgesini kolaylıkla ele geçirdiler. Çan Kay Şek ise ordusunun büyük bir kısmını düşmanın üzerine yürüteceği yerde eski politikasına devam ediyordu. 1934 e kadar komünist orduları yenmek için 4 büyük kampanya başlattı. Bu sırada Japonlar bir taraftan Şanghay’a çıkmış diğer taraftan Moğolistan’a ilerlemiştir. [5]

Kiangsi’deki komünist hükümeti ezmek için ard arda ordular göndermenin fayda vermediğini gören Çan Kay Şek, bunun yerine komünistlerin bulunduğu bölgeleri çevirmek ve yavaş yavaş çemberi daraltmak yoluna gitti. Komünistlerin bazı taktik hataları ve bölgedeki yanlış politikalarıda eklenince bu çevirme hareketi başarılı oldu. Bu durum karşısında komünist liderler çemberi yarıp güneydeki bölgeden çıkmayı ve kuzeye gidip yerleşmeyi planladılar. [5]

Büyük kısmı asker küçük bölümü sivil halk ve komünist şeflerden oluşan 300 bin komünist çemberi yararak Uzun Yürüyüşe başladı. Kiangsi’yi ve Yang Çe’nin güneyindeki üstlerini geride bırakarak önce batıya doğru ilerlediler. Yunnan’dan sonra Yang Çe ‘nin yukarı kısmındaki dar ve vahşi boğazlardan geçtiler. Moğolistan’a komşu Şensi eyaletinin kuzey bölgesinde durdular. Ortalama 13 bin kilometre yol yürümüş ve yürürken kendilerini takip eden Çan Kay Şek kuvvetleriylede çarpışmak zorunda kalmışlardır. Uzun Yürüyüş başlarken komünistlerin kuvveti 100 bin kişiydi. Bittiği zaman açlık kış ve bazı firarlar yüzünden 30 bine inmişti. Buna rağmen bu yürüyüş komünistler tarafından bir zaferin belirtisiydi. [5]

Bir “geri çekiliş” olan sonunda yapılan toplantıda kurtarılmış bölgelerin kaybına ve geri çekilme zorunluluğuna neden olmakla suçlanan eski parti yönetimi ve onun politikaları değiştirilir ve Mao ÇKP liderliğine getirilir. Mao’nun liderliğe yükselişi böyle gerçekleşir. Bu dönem içinde (1931-34 arasında) ÇKP’de uzun süreli savaş stratejisine (iktidarın parça parça zaptı çizgisi) karşı çıkan ve bunun yerine Mao’nun “oportünist” (“sol sapma”, “Li Li San Çizgisi”) diye nitelediği iktidarın ülke çapında silahlı bir ayaklanma yoluyla alınması stratejisini savunan görüşler partiye egemen olmuştur. [5]

Anti-Japon Direniş Savaşı dönemi (1937-45)[değiştir]

Mao’ya göre Çin’de biri halk ile feodalizm, diğeri de Çin ile emperyalizm arasında olmak üzere iki temel çelişme mevcuttu. “Çelişmeler Üzerine” yazısını Mao bu dönemde yazdı ve bu dönemde “baş çelişme” Çin ile emperyalizm (ama genelde emperyalistlerle değil, özelde Çin ile Japonya) arasındadır diyerek, Japonya dışındaki emperyalist ülkelerle olanlar da dahil diğer çelişmelerin geçici olarak geri plana düştüklerini söyler. [kaynak belirtilmeli]

Mao’ya göre “Baş çelişme” siyasi bir kavramdır ve belirli bir aşamada siyasal mücadelenin baş hedefine işaret etmektedir. Baş çelişki, baş görev demektir.

ÇKP bu dönemde İç savaşı bırakarak bir kez daha Milli Birleşik Cephe taktiğine (Kuomintang dahil Japon işgaline karşı çıkan tüm sınıf ve partilerle, “anavatan" savunmasını kabul eden her grupla bir anti-Japon cephe) döndü ve dışarıda yalnız SSCB ile değil barışı korumak isteyen emperyalist ülkelerle de “ittifak” yapılmalıdır denildi (yani Almanya, İtalya ve Japonya’dan oluşan faşist bloka karşı SSCB, ABD ve diğer Avrupa ülkeleriyle ittifak). Nitekim anti-Japon savaş döneminde emperyalist ABD; Yenan ve Mançurya’da üslenen ÇKP kuvvetlerine askeri eğitim vermiş, hem ÇKP hem de Çan Kay Şek’le ilişkide olmuş ve ikisi arasında arabuluculuk yapmıştır. Bu dönemde ÇKP ile Çay Kay Şek’in anti-komünist Kuomintang’ı yeniden aynı cephede yer aldılar. Hatta Kuomintang’ı birleşik cephede yeralmaya razı etmek için Kızıl Ordu’nun ve bağımsız rejimlerin (kurtarılmış bölgeler) adını değiştirdiler ve kurtarılmış bölgelerdeki hükümetlere Kuomintang’ı da dahil ederek ortak milli hükümetlere dönüştürdüler ve Kuomintang’ın silahlı mücadele ile devrilmesi siyasetini geçici olarak bıraktılar. Mao’nun kendisi bu politikasının ÇKP’nin “teslim olması (teslimiyetçilik)” olarak yorumlandığına işaretle bunu teslimiyet olarak tanımlayanlara “Çirkin iftiracılar” demektedir. [kaynak belirtilmeli]

Sonunda faşist üçlü yenilip SSCB’nin Japonya’ya savaş ilan etmesi ve ABD’nin Hiroşima’yı bombalaması Çin’deki Japon işgaline son verdiren belirleyici olaylar oldu ve 1945’te Japonya teslim oldu. [6]

Üçüncü İç Savaş (1946-49)[değiştir]

Mao Zedong, 2 Ocak 1947

Japon işgali son bulunca Milli Cephe dağıldı. Mao, bu dönemin baş çelişkisinin Çin halkı ile yerli gericilik (Kuomintang) ve onun ardındaki emperyalizm (ABD) arasında olduğunu söyler. Bu dönemde Mao, feodalizm ve emperyalizmin yanı sıra “komprador kapitalizm”i de hedef gösterir.

Bu savaş 1949’da ÇKP zaferiyle sonuçlandı ve Çin Halk Cumhuriyeti kuruldu. Yenilgiye uğratılan Kuomintang lideri Çay Kay Şek, Tayvan’a çekilip orada ABD yanlısı bir yönetim kurdu. [7]

1949’da Çin komünistleri iktidara gelince kendileriyle birlikte Maoizm diye tanımlanan ve Marksizm olarak sunulan “yeni tür bir Marksizm” gündeme getirdiler. Aslında bu Stalin'in görüşleridinin yorumlanmasıdır. [kaynak belirtilmeli] Onun ayırt edici yönü “köylü tipi bir Marksizmi” temsil etmesi, kırsal ve askeri bir bakış içermesidir. Çin Devrimi kırlardan kentleri kuşatma stratejisi nedeniyle ortodoks olmayan bir yol izledi ve Çin tecrübesi genel bir tarih görüşüne dönüştürülüp Çin’in sınırlarını aşan anlamlar yüklendi.

Kaynakça[değiştir]