Header2.png

VikiSosyalizm'den Bildirimler Alabilirsiniz!
Bunun için sağ alt köşedeki kırmızı beyaz çan sembolüne tıklayınız

1936 SSCB Anayasası

VikiSosyalizm sitesinden
Şuraya atla: kullan, ara
Anayasanın geçerli olduğu Sovyetler Birliği toprakları

1936 SSCB Anayasası, 5 Aralık 1936 tarihinde kabul edilen Sovyetler Birliği’nin ikinci anayasasıdır. [1] Bu anayasa SSCB anayasaları içinde en uzun süre yürürlükte kalanı olmuştur. 1944 yılında bazı değişikliğe uğrasa da 1977 yılına kadar yürürlükte kalmıştır. [2]

1936 SSCB Anayasası

Anayasa seçme hakkının önündeki engelleri kaldırarak genel oy hakkını tanımıştır. Ayrıca her insanın çalışma hakkı tanınmış ve anayasayla güvence altına alınmıştır. Benzer şekilde istirahat ve dinlenme hakkı, ücretsiz sağlık güvence hakkı, emeklilik hakkı, eğitim hakkı ve kültürel haklar güvence altına alınmıştır. Anayasa ile devlet organlarına doğrudan seçilmenin yolu da açılmıştır. [3]

Mimarları

Anayasa Sovyetler Birliği Komünist Partisi Genel Sekreteri Josef Stalin’in önderliğindeki 31 üyeli özel komisyon tarafından kaleme alınmıştır. Komisyonda yer alan öne çıkan isimler arasında Andrey Vişinski, Andrey Jdanov, Maksim Litvinov, Kliment Voroşilov, Vyaçeslav Molotov, Lazar Kaganoviç, Aleksandr Poskrebişev, Nikolay Buharin ve Karl Radek bulunmaktadır. [3]

Tarihçesi

Anayasa ile Merkez Yürütme Komitesi'nin adı Sovyet Sosyalist Cumhuriyetleri Birliği Yüksek Sovyeti olur. Yüksek Sovyet iki kamaralıdır; Birlik Sovyeti ve Uluslar Sovyeti. Anayasa Yüksek Sovyete iş yükünü hafifletmek için yetkili komisyonlar kurma yetkisi vermiştir. Yüksek Sovyet Prezidyumu Yüksek Sovyet toplantıları arasında tam yetkiliydi. Yüksek Sovyet Prezidyum Başkanı şekilsel olarak devletin başı konumundaydı. Bakanlar kurulu olan Sovnarkom ise iktidarın yürütme ayağını oluşturmaktaydı. Anayasaya 1944 yılında yapılan değişikliklerle her sovyet cumhuriyetinde Kızıl Ordu’nun ayrı bir kolunun kurulması öngörülmüştür. Ayrıca her cumhuriyette dış işleri ve savunma bakanlıkları oluşturularak uluslararası yasalara göre bağımsız devletler kategorisine girmeleri amaçlanmıştır. Bu sayede Ukrayna ve Belarus Sovyet Sosyalist Cumhuriyetleri 1945 yılında Birleşmiş Milletler örgütüne kurucu üye olarak katılmıştır. [4]

Özel Mülkiyet

Bu anayasasının içeriğini belirleyen konulardan en önemlisini üretim araçları üzerindeki toplumsal mülkiyet oluşturmaktadır. Çeşitli ülkelerdeki burjuvazi, bu konuyu sık sık çarpıtarak yansıtmaya çalışmıştır. Kapitalist devletler ve burjuvazi Sovyetler Birliği'nde her türlü özel mülkiyetin ortadan kaldırıldığını öne sürmüşlerdir (ve hâlâ da öne sürmektedirler). Oysa gerçekte, yalnızca üretim araçları üzerindeki mülkiyet söz konusudur; yani toprak, fabrikalar, madenler, demiryolları vb. Bütün bunlar, işçi ve köylü devletine aittir ve bu toplumsal mülkiyetten elde edilen toplam gelir, kimi kapitalistlerin cebine girmemekte, tersine, halka, devlet hastaneleri, okullar, tedavi ve dinlenme yurtları, sanatoryumlar ve halkın hizmetinde bulunan daha birçok başka kuruluş biçiminde dönmektedir. [5]

Çalışma

Anayasanın içeriğini belirleyen konulardan bir diğeri ise, tüm sağlıklı vatandaşların çalışma zorunluluğudur. Bu sayede, Sovyetler Birliği'nde ülkesinde, hiç kimsenin, bir başkasının sırtından geçinmesinin olanağı bulunmamaktadır. Toplumda yerini alabilmesi için, herkesin çalışması gerekmektedir. Fakat eğer devlet çalışma zorunluluğunu getiriyorsa, bu, aynı zamanda, devletin her vatandaşa iş verme yükümlülüğünde olması anlamına gelmektedir. Yeni sosyalist ekonominin kazanımlarına dayanarak, yeni anayasa, yasalar yoluyla, her vatandaşa çalışma hakkını yalnızca vaat etmekle kalmamakta, garanti de etmektedir. Kapitalist ülkelerin anayasalarında böyle bir maddenin bulunması asla mümkün değildir.

Çünkü kapitalist devletlerde;

  1. Krizlerden kaçınılmaz olarak işsizlik doğar.
  2. Girişimciler lokavt ilan etme hakkına sahiptir ve burjuva devleti onların bu haklarını ellerinden alabilecek durumda değildir, dolaysıyla da, her emekçiye iş güvencesi verme durumda da değildir (Hitler’in yaptığı gibi, işsizliği savaş hazırlıkları aracılığıyla ortadan kaldırmak dışında). [5]

Uluslar sorunu

1936 SSCB Anayasası, halkların tam eşitliğini garanti altına alması bakımından son derece önemlidir. 25 Kasım 1936’da, Stalin, anayasa taslağını açıkladığı raporunda konu hakkında şunları söylemiştir:

"Sovyet anayasası, tüm halkların ve ırkların geçmişteki ve o anki durumundan bağımsız olarak, güçleri ve zayıflıklarından bağımsız olarak, toplumun ekonomik, sosyal, devletsel ve kültürel yaşamının her alanında aynı haklara sahip olması gereğinden hareket eder."

1936 SSCB Anayasası'nın, 123. maddesinde, Sovyetler Birliği’nin bütün yurttaşlarının tam eşitliğini güvenceye almaktadır:

“Yurttaşların haklarının bir ırka veya ulusa aidiyeti nedeniyle, her ne türden olursa olsun, doğrudan ya da dolaylı olarak kısıtlanması veya tersinden, doğrudan ya da dolaylı olarak iltimas konusu edilmesi, yine, ırksal ya da ulusal bir özellik veya bir ırka ya da ulusa yönelik nefret ve bir ırkın veya ulusun aşağı görülmesi yasalarca cezalandırılır.”

Bu sorunda, Sovyet Anayasası, kimi halkların geri kalmışlığının doğuştan gelen niteliksel farklılıklardan kaynaklanmadığı, aksine, bu halkların altında yaşadıkları ve geliştikleri tarihsel koşullara ve üretim yöntemlerinin geriliğine bağlı olduğu ilkesinden hareket etmektedir. Bu gerilik, genellikle bir sömürgenin ağır baskısıyla ve de insanlığın çoğunluğunun kapitalist ülkeler tarafından uğratıldığı politik, ekonomik, kültürel ve moral yalıtılmışlıkla suni olarak sürdürülmüştür. Aynı zamanda, Sovyetler Birliği halklarının yaşamı, SSCB’nin en geri uluslarının da (bilimler akademisinin özel komisyonlarının üzerinde çalıştıkları) bir yazına sahip olma ve anadilin öğrenilmesi ve geliştirilmesi hakkını elde ettikten, devlet yönetimine katılma hakkına kavuştuktan sonra, büyük bir hızla gelişmeye başladıklarını ve bu halklar içinden bilim insanları, yazarlar, sanatçılar ve çok yetenekli komutanlar yetiştiğini göstermiştir. [5]

Kitlelerin yönetime katılması

Bir anayasanın veya bir düzenin demokratikliği, anayasalarda bunun ne şekilde güvence altına alınmış olduğu konusunda, her şeyden önce, geniş halk kitlelerinin devletin yönetimine ne ölçüde katıldıkları ve bu kitlelerin devlet yönetiminde nasıl bir rol oynadıkları ışığında bir yargıya varmak mümkündür. Sovyetler Birliği işçi ve köylülerinin devlet erki, daha ilk adımlarından itibaren, etkin halk kitlelerinin devlet yönetimine en geniş bir biçimde katılımını sağlayacak toplumsal yaşam koşullarını yaratmayı kendine görev edinmiştir. Bu anayasa da, bu görüşe paralel olarak, ülkenin politik, ekonomik ve kültürel yaşamında halk kitlelerinin inisiyatifini uyandırmayı amaçlamaktadır. Bu hedefe ulaşılmıştır ve 18 yaşını geçmiş her yurttaşın seçimlere katılma, 23 yaşını geçtikten sonra da seçilme hakkı, anayasal olarak güvence altına alınmıştır. Bu konudaki tek sınırlama, yalnızca yaş, mahkeme kararları ve zihinsel yeteneklerin yetersizliği konusundadır. [5]

Sosyalizm vurgusu

Anayasa Sovyetler Birliği bünyesinde sosyalizmin kesinlikle kurulduğuna vurgu yapmaktadır. Buna göre üretim araçlarının özel mülkiyeti tamamen kaldırılmış ve hakim sınıflar bertaraf edilmiştir. Üretim ilişkilerinde emekçilerin zaferi tamamlanmıştır. Sosyalist üretim ilişkileri hakim kılınmış, planlı sosyalist ekonomiye geçilmiş, kamu ve kooperatifler olmak üzere sosyalist mülkiyete geçilmiştir.

Toprak, doğal kaynaklar, sular, ormanlar, madenler, demiryolları, su yolları, havayolları, bankalar, iletişim araçları kamu malı olarak ilan edilmiştir. İktidardaki "Komünist Parti" devlet ve kamu kurum ve kuruluşlarında yönetici olarak tanımlanmıştır. Ülkedeki en yüksek karar organı olarak Yüksek Sovyet bileşimleri, ara dönemde ise Yüksek Sovyet Prezidyumu belirlenmiştir.

Eleştiriler

Tek parti rejimi suçlaması

Anayasa o dönemde Batı demokrasilerinde olmayan ekonomik hakları güvence altına aldığından dolayı kapitalist hükümetlerde korkuya yol açmış, ve çoğunlukla antikomünist propaganda amaçlı tek parti rejimi olduğu suçlaması yapılmıştır. Oysa Marksist-Leninist tez, burjuva demokrasilerindeki farklı partilerin emekçileri bölerek birlik olmalarını engellediği yönündedir.

Marksizm-Leninizm'e göre parti kavramı şu şekildedir;

Toplumsal konumu gereği proletarya, sınıflı toplumsal yapıyı sona erdirecek olan iradedir. Marx'a göre bu irade, proletaryanın "doğal" olarak kurup benimseyeceği bir çeşit parti olacaktır. Marx için bu parti, proletaryanın içinden tamamen tarihsel bir zorunluluk ve kapitalizmin çelişkileri sonucu ortaya çıkar. Bu noktada Marx'ın saptaması, partinin devrim için bir aygıt ve proleteryanın örgütlenmiş bir biçimi, onun buluşma alanı olmasıdır. Devrimi yapansa, proletaryanın bizzat kendisidir.

Tam bu noktada Lenin bu iradeyi öncü "Komünist Parti" önderliğindeki proletarya olarak tanımlamıştır. Marksizm-Leninizm ifadesinde tanımlama yapılan "Leninizm" noktası, buradaki öncü parti vurgusudur. Bilinçsiz ve örgütsüz proletaryayı "lümpen proletarya" olarak tanımlayan Marx'ın görüşlerini genişleten Lenin, bu saptamasında devrimin proletarya için yapılmış olsa da, devrimin birincil öğesi ve yaratıcısı kurulmuş olan marksist partidir görüşünü beyan etmiştir. Bir kısım marksist düşünür, bunu Leninizm ve Marksizm arasındaki ince farklardan biri olarak tanımlamaktadır. [kaynak belirtilmeli] Fakat bu görüşe karşı çıkanlar ve dünyadaki genel marksist görüş Lenin'in bu görüşlerini Marksizm'in geliştirilmesi olarak yorumlar. Lenin'in Devlet ve Devrim adlı eserinde açıkladığı ve SSCB'de hayat bulan teorik saptamalarında "Komünist Parti"'nin proletarya diktatörlüğüne geçiş için olmazsa olmaz nüvesi olarak belirtmiştir.

Galeri

1951 yılında anayasanın kabul edilmesinin 15.yıldönümü anısına çeşitli pullar basılmıştır:

Anayasanın metni

1) Sovyet Toplumunun Örgütlenmesi

  • madde 1. sovyet sosyalist cumhuriyetler birliği, işçilerin ve köylülerin sosyalist devletidir.
  • madde 2. toprak sahipleri ve kapitalistlerin alaşağı edilmesinden ve proletarya diktatörlüğünün yaratılmasından doğan ve güç kazanan emekçi halk vekilleri sovyetleri, sscb'nin siyasal temelini oluşturur.
  • madde 3. sscb'de tüm iktidar, emekçi halk vekilleri sovyetleri'nde temsil edilen kent ve kırın emekçi halkına aittir.
  • madde 4. sosyalist ekonomik sistem ve üretim araçları ve aletlerinin sosyalist mülkiyeti, kapitalist ekonomik sistemin lağvedilmesi, üretim araçları ve aletlerinin özel mülkiyetinin ortadan kaldırılması ve insanın insan tarafından sömürüsüne son verilmesinin sonucu olup, sscb'nin ekonomik temelini oluşturur.
  • madde 5. sscb'de sosyalist mülkiyet devlet mülkiyeti (tüm halkın mülkiyeti) ya da kooperatif ve kolektif çiftlik mülkiyeti (bir kolektif çiftlik mülkiyeti ya da kooperatif birlik mülkiyeti) şeklindedir.
  • madde 6. toprak, doğal kaynaklar, sular, ormanlar, değirmenler, fabrikalar, madenler, demiryolları, su ve hava taşımacılığı, bankalar, posta, telgraf ve telefon, devletin büyük tarım işletmeleri (devlet çiftlikleri, makine ve traktör istasyonları vd.) ile belediye işletmeleri ve kentlerdeki konut işletmeleri ve sınai bölgeler, devlet mülkiyetidir ve bundan dolayı tüm halka aittir.
  • madde 7. kolektif çiftliklerdeki ve kooperatif örgütlerdeki kamu işletmeleri, çiftlik hayvanları ve aletleri, kolektif çiftlik ve kooperatif örgütlerin ürünleri ile bunların binaları, kolektif çiftliklerin ve kooperatif örgütlerin ortak sosyalist mülkiyetini oluşturur. kamusal kolektif çiftlik işletmesinin temel gelirine ek olarak, kolektif çiftlikteki her hane, konutunun yanında kişisel kullanım için küçük bir toprak parçasına ve kişisel mülkiyet olarak toprak üzerinde ek bir tesise, bir konuta, büyükbaş hayvanlara, kümes hayvanlarına ve tarımsal artelin kurallarına uygun olarak küçük tarım aletlerine sahip olabilir.
  • madde 8. kolektif çiftliklerin bulunduğu topraklar, bunların kullanımı için bedelsiz olarak ve sınırsız bir süre için, yani sonsuza dek onlara ayrılmıştır.
  • madde 9. sscb'de hakim ekonomik biçim olan sosyalist sistemin yanı sıra, yasa, tek tek köylü ve zanaatkarların kendi emeklerine dayalı olarak ve başkalarının emeklerini sömürmeksizin küçük özel ekonomiye sahip olmasına izin verir.
  • madde 10. yurttaşların çalışma ve birikimlerinden gelen kişisel mülkiyetleri, konutları, ek hane ekonomileri, ev mobilyaları, kişisel kullanım aletleri ve eşyalarının yanı sıra, yurttaşların kişisel mülkiyetlerini miras bırakma hakları yasa tarafından korunur.
  • madde 11. sscb'nin ekonomik hayatı kamu refahını artırma, emekçi halkın maddi koşullarını sürekli olarak iyileştirme, kültürel seviyelerini yükseltme, sscb'nin bağımsızlığını güçlendirme ve savunma kapatisetini artırma amacıyla devlet ulusal ekonomik planı tarafından belirlenir ve yönetilir.
  • madde 12. sscb'de çalışmak, “çalışmayan yemez” ilkesi uyarınca, her sağlıklı yuttaş için görev ve bir onurdur. sscb'de uygulanan sosyalist ilke, “herkesten emeğine göre, herkese emeğine göre”dir.

2) Sovyet Devletinin Örgütlenmesi

  • madde 13. sscb, aşağıda belirtilen eşit haklara sahip sovyet sosyalist cumhuriyetlerinin gönüllü birliğinden oluşan federal bir devlettir:

rus federe sovyet sosyalist cumhuriyeti

ukrayna federe sovyet sosyalist cumhuriyeti

belorusya federe sovyet sosyalist cumhuriyeti

azerbaycan federe sovyet sosyalist cumhuriyeti

gürcistan federe sovyet sosyalist cumhuriyeti

ermenistan federe sovyet sosyalist cumhuriyeti

türkmen federe sovyet sosyalist cumhuriyeti

özbek federe sovyet sosyalist cumhuriyeti

tacik federe sovyet sosyalist cumhuriyeti

kazak federe sovyet sosyalist cumhuriyeti

kırgız federe sovyet sosyalist cumhuriyeti

fin karolyası federe sovyet sosyalist cumhuriyeti

moldavya federe sovyet sosyalist cumhuriyeti

litvanya federe sovyet sosyalist cumhuriyeti

letonya federe sovyet sosyalist cumhuriyeti

estonya federe sovyet sosyalist cumhuriyeti

  • madde 14. sscb'nin en yüksek devlet makamları ve yönetim organlarında temsil edilen yetkileri şunlardır:

a.birliğin uluslararası ilişkilerde temsil edilmesi, başka devletlerle anlaşmalar yapılması ve imzalanması;

b.savaş ve barış sorunları;

c.sscb'ye yeni cumhuriyetlerin kabulü;

d.sscb anayasasının uygunluğun denetlenmesi ve birlik cumhuriyetlerinin anayasalarının sscb anayasasına uygunluğunun güvence altına alınması;

e.birlik cumhuriyetleri arasındaki sınır değişikliklerinin onaylanması;

f.yeni özerk bölge ve bölgelerle birlik cumhuriyetleri içerisinde yeni otonom cumhuriyetlerin oluşturulmasının onaylanması;

g.sscb savunmasının örgütlenmesi ve sscb'nin tüm silahlı kuvvetlerinin yönetimi;

h.devlet tekeli temelinde dış ticaret;

i.devlet güvenliğinin korunması;

j.sscb'nin ulusal ekonomik planlarının yapılması;

k.sscb'nin tek devlet bütçesi ve tüm birlik, cumhuriyet ve yerel bütçelere giden vergi ve gelirlerin onaylanması;

l.tüm birlik ölçeğinde önemli bankaların, sınai ve tarımsal kuruluş ve işletmelerin ve ticari işletmelerin yönetimi;

m.ulaşım ve komünikasyonun yönetimi;

n.para ve kredi sisteminin yönetimi;

o.devlet sigorta sisteminin örgütlenmesi;

p.borç alma ve verme;

r.toprağın ve doğal kaynakların, orman ve suların temel kullanım esaslarının belirlenmesi;

s.eğitim ve kamu sağlığı alanında temel esasların belirlenmesi;

t.tek bir ulusal ekonomik istatistik sisiteminin örgütlenmesi;

u.çalışma mevzuatı esaslarının belirlenmesi;

v.hukuk sistemi ve usul hukuku üzerine yasama; ceza yasası ve medeni yasalar;

y.birlik yurttaşlık yasaları; yabancıların hakları yasaları;

z.tüm birlik içerisinde af yasalarının çıkarılması.

  • madde 15. birlik cumhuriyetlerinin egemenliği sadece sscb anayasasının 13. maddesinde belirtilen hükümler tarafından sınırlanır. bu hükümler dışında, her birlik cumhuriyeti devlet otoritesini bağımsız olarak uygular. sscb, birlik cumhuriyetlerinin egemenlik haklarını korur.
  • madde 16. her birlik cumhuriyeti, cumhuriyetin özgül özelliklerini gözönüne alan ve sscb anayasası ile tam bir uyum içerisinde bulunan kendi anayasasına sahiptir.
  • madde 17. her birlik cumhuriyeti, sscb'den serbestçe ayrılma hakkına sahiptir.
  • madde 18. bir birlik cumhuriyetinin toprakları kendisinin onayı olmaksızın değiştirilemez.
  • madde 19. sscb yasaları, her birlik cumhuriyetinde aynı ölçüde yürürlüktedir.
  • madde 20. bir birlik cumhuriyeti yasası ile tüm birlik yasası arasında uyuşmazlık bulunduğu takdirde, tüm birlik yasası geçerlidir.
  • madde 21. bir birlik cumhuriyeti yurttaşlığı tüm sscb yurttaşları için geçerlidir. her birlik cumhuriyeti yurttaşı, sscb yurttaşıdır.

3) SSCB'nin En Yüksek Devlet İktidar Organlari

  • madde 30. sscb'nin en yüksek devlet organı sscb yüksek sovyetidir.
  • madde 33. sscb yüksek sovyeti, iki bölümden oluşur: birlik sovyeti ve milliyetler sovyeti.
  • madde 34. birlik sovyeti, sscb yurttaşları tarafından seçim bölgelerine göre her 300 bin kişi için bir temsilci temelinde seçilir.
  • madde 35. milliyetler sovyeti, sscb yurttaşları tarafından birlik ve özerk cumhuriyetlerinde, özerk bölgelerde ve ulusal bölgelerde, her birlik cumhuriyetinden 25 temsilci, her özerk cumhuriyetten 11 temsilci, her özerk bölgeden 5 temsilci ve her ulusal bölgeden bir temsilci temelinde seçilir.
  • madde 36. sscb yüksek sovyeti 4 yıllık bir süre için seçilir.
  • madde 37. sscb yüksek sovyetinin her iki bölümü, birlik sovyeti ve milliyetler sovyeti, eşit haklara sahiptir.
  • madde 38. birlik sovyeti ve milliyetler sovyeti yasa çıkarmada eşit haklara sahiptir.

4) Yurttaşlarin Temel Hak ve Ödevleri

  • madde 118. sscb yurttaşları çalışma ve nitelik ve niceliğine uygun olarak çalışmalarının karşılığını alma hakkına sahiptir.

çalışma hakkı, ulusal ekonominin sosyalist örgütlenmesi, sovyet toplumunun üretici güçlerinin sürekli gelişimi, ekonomik kriz olasılığının ortadan kaldırılmış olması ve işsizliğin bertaraf edilmesi ile güvence altına alınmıştır.

  • madde 119. sscb yurttaşları dinlenme ve boş zaman hakkına sahiptir. dinlenme ve boş zaman hakkı, işgününün işçilerin ezici çoğunluğu için yedi saate inmiş olması, işçiler ve memurlar için tam ücretli yıllık izinlerin bulunması, ve emekçilerin kalabileceği geniş bir sanatoryum, dinlenme evi ve klüpler ağının bulunması ile güvenceye alınmıştır.
  • madde 120. sscb yurttaşları, yaşlılıklarında, hastalık ve çalışma gücünün kaybı durumunda bakım hakkına sahiptir. bu hak, işçi ve memurların sosyal sigortasının devlet tarafından ödenmesi, emekçiler için ücretsiz sağlık hizmeti ve emekçi halkın kullanabileceği geniş bir sağlık bakım evlerinin bulunması ile güvence altına alınmıştır.
  • madde 121. sscb yurttaşları eğitim hakkına sahiptir. bu hak, evrensel, zorunlu ilköğretim; yüksek öğretim dahil olmak üzere ücretsiz eğitim; üniversite ve yüksek okullardaki öğrencilerin büyük çoğunluu için devlet bursu; okullarda anadilde eğitim verilmesi; ve emekçilerin fabrikalarda, devlet çiftliklerinde, makine ve traktör istasyonları ile kolektif çiftliklerde ücretsiz mesleki, teknik ve agronomik eğitim organizasyonları ile güvence altına alınmıştır.
  • madde 122. sscb'de kadınlar ekonomik, devlet, kültürel, sosyal ve politik yaşamın tüm alanlarında erkeklerle eşit haklara sahiptir. kadınların bu hakları kullanma imkanı erkeklerle eşit derecede çalışma, ücret, dinlenme ve boş zaman, sosyal sigorta ve eğitim ve ana ve çocuğun haklarının devlet tarafından korunması, hamilelik süresince tam ücretli izin ve yaygın bir doğumevleri, kreş ve anaokulları ağı ile güvence altına alınmıştır.
  • madde 123. sscb yurttaşlarının hangi milliyet ve ırktan olursa olsun ekonomik, devlet, kültürel, sosyal ve politik yaşamda tam hak eşitliği, ihlal edilemez bir yasadır. irk ve milliyetleri temelinde yurttaşların haklarının doğrudan ya da dolaylı olarak kısıtlanması ya da aksine, doğrudan ya da dolaylı olarak ayrıcalıklar tanınması ve ırk veya milliyet ayrımcılığı, kin ve aşağılama, yasalar tarafından cezalandırılır.
  • madde 124. yurttaşların vicdan özgürlüğünü güvence altına almak için, sscb'de kilise devletten ve okuldan ayrılmıştır. dini ibadet özgürlüğü ve dinsizlik propagandası özgürlüğü tüm yurttaşlara tanınmıştır.
  • madde 125. emekçi halkın çıkarlarına uygun olarak ve sosyalist sistemi güçlendirmek için, sscb haklarının aşağıdaki özgürlükleri yasalar tarafından güvenceye alınmıştır:

a.ifade özgürlüğü;

b.basın özgürlüğü;

c.kitlesel toplantılar dahil toplanma özgürlüğü;

d.sokak törenleri ve gösteri özgürlüğü.

bu yurttaş hakları, basımevleri, kağıt stokları, kamu binaları, caddeler, iletişim imkanları ve bu hakların kullanımı için gerekli diğer maddi gerekliliklerin emekçi halk ve onların örgütlülüklerine sağlanması yoluyla güvence altına alınmıştır.

  • madde 126. emekçi halkın çıkarlarına uygun olarak, ve hak kitllerinin örgütsel inisiyatif ve politik faaliyetin güçlendirmek için, sscb yurttaşlarına kamusal örgütlerde -sendikalar, kooperatif birlikler, gençlik örgütleri, spor ve savunma örgütleri, kültürel, teknik ve bilimsel dernekler- birleşme hakkı tanınmıştır; ve işçi sınıfının ve emekçi halkın saflarındaki en aktif ve politik bakımdan en bilinçli yurttaşlara, emekçi hakın sosyalist sistemi güçlendirme ve geliştirme mücadelesinde öncüsü olan ve emekçi halkın tüm, kamu ve devlet, örgütlerinin önder gücünü oluşturan sbkp (bolşevik)'de birleşme hakkı tanınmıştır.
  • madde 127. sscb yurttaşları, kişi dokunulmazlığına sahiptir. hiç kimse bir mahkeme kararı ya da temsilcisinin onayı olmadan tutuklanamaz.
  • madde 128. yurttaşların konut dokunulmazlığı ve haberleşmenin mahremiyeti yasa ile korunmaktadır.
  • madde 129. sscb, emekçi halkın çıkarlarını savundukları, bilimsel faaliyetleri veya ulusal kurtuluş mücadeleleri nedeniyle koğuşturmaya uğrayan yabancı yurttaşlara sığınma hakkı tanır.
  • madde 130. sscb anayasasına uymak, yasalara uyun davranmak, iş disiplinini korumak, kamusal görevleri dürüstçe yerine getirmek ve sosyalist ilişkilerin kurallarına saygı göstermek her sscb yurttaşının görevidir.
  • madde 131. kamusal, sosyalist mülkiyeti sovyet sisteminin kutsal ve ihlal edilemez temeli, ülkenin zenginlik ve güç kaynağı ve tüm emekçi halkın gönençli ve kültürlü yaşamının temeli olarak korumak ve güçlendirmek her sscb yurttaşının görevidir. kamusal ve sosyalist mülkiyete karşı suç işleyen kişiler, halkın düşmanıdır [6]

Kaynakça

Dış Bağlantılar