Header2.png

VikiSosyalizm'den Bildirimler Alabilirsiniz!
Bunun için sağ alt köşedeki kırmızı beyaz çan sembolüne tıklayınız

Akın Özdemir

VikiSosyalizm sitesinden
Şuraya atla: kullan, ara
Akın Özdemir

Akın Özdemir, (d. 1945, Kütahya - ö. 1978, Adana) vurularak katledilen Köy - Koop Adako Birlik Genel Müdürü ve TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Adana Bölge Şube Başkanı. [1]

Hayatı

Akın Özdemir, 1945 yılında Kütahya’nın Emet ilçesinde doğdu. İlk ve orta öğrenimini Kütahya’da tamamladı. Lise yıllarında tiyatro, şiir ve sporla uğraştı. Yaz tatillerinde Kütahya Şeker Fabrikası’nda geçici işçi olarak çalıştı. 1965 yılında Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi’ne giren Özdemir, 1967 yılında oluşturduğu “Anadolu Grubu” ile öğrenci seçimlerine katıldı ve Talebe Cemiyeti Başkanı seçildi.

Ziraat Fakültesi’ni bitirdi. Ankara'da göreve başladı. Memuriyetinin ilk aylarında, 1970 yılında, Ziraat Yüksek Mühendisi olarak katıldığı ilk Ziraat Mühendisleri Odası Genel Kurulu'nda; “Tarımdaki sömürüden, emekten, kır yoksulundan, emperyalizmden, faşizmden” bahsettiği için hemen ertesi günü Gümüşhane'ye tayin edildi. 12 Mart Darbesi döneminde askerden döndüğünde Mamak Dev-Genç davasında yargılandı. 1971'de cezaevine girdi. 1972'de tahliye oldu. 1974 Aralık ayında sonuçlanan davada ceza alınca, 1 yıla yakın kaçak yaşadı. 1974 affından yararlanarak, 1975 yılında Adana'da Kooperatifler Bölge Müdürlüğü’nde göreve başladı. 1976 yılında Ziraat Mühendisleri Odası Adana Bölge Şubesi’nin oluşumuna büyük katkı sağladı ve ilk genel kurulunda Oda Şube Başkanı seçildi. Ölümüne kadar da bu görevi sürdürdü. Kırsal alanda, kooperatiflerde örgütlenme çalışmalarına, ZMO'daki örgütlenme çalışmalarının eklenmesi ile birlikte bu kez, Artvin’e tayin edildi. Ancak Köy-Kop Adana Birliği onu bırakmadı ve Köy-Kop Adana Birliği'ne Genel Müdür oldu.

Temmuz 1978’lerde bu kez çeltik ağalarının boy hedefi haline geliyordu. Çünkü Akın Özdemir Kadirli ilçesinde; çeltik üretimi yüzünden küçük üreticilerin zarara uğradığını, sıtmanın yanı sıra bağırsak enfeksiyonlarının da salgın haline dönüştüğünü açıklıyordu. Bölgedeki 17 su kuyusunun 16’sına içilemez raporu verilmişti. “Bir avuç çeltik ağasının çıkarı uğruna halk sağlığı tehdit edilemez ve küçük üreticiler köylerini, tarlalarını terk etmek zorunda bırakılamaz” diyordu.

Akın Özdemir ve eşi saat 18.00-19.00 sıralarında, arabalarına binmek üzereyken, silahlı saldırıya uğradılar. Akın Özdemir, üç ayrı silahtan çıkan kurşunlarla katledildi. [2]

Ölümünden sonra

Cinayetten sonra katillerin bir an önce bulunması için Köy -Koop 15 günlük iş durdurma eylemi yaptı. Uzun süren suskunluğun ardından, herkes katillerin bulunmasından umudunu kesmişken, sanıklar adeta birbiri ardına sökün etti. Önce bir arama sırasında silahla yakalanan Osman Şirin sahte kimlikli Yunus Uzun, Akın Özdemir'i öldürdüğünü itiraf etti. Cinayet emrini MHP Adana Merkez İlçe Başkanı Adem Eroğlu'ndan aldığını ve eylemi Mehmet Ateş ile birlikte gerçekleştirdiğini söyledi. Ancak çok geçmeden Uzun'un cinayet tarihinde cezaevinde bulunduğu ortaya çıktı. Uzun'un suç ortağı olduğu öne sürülen Mehmet Ateş yakalanınca, toz bulutu biraz dağıldı. Uzun'un cezaevinden ülkücü bir gardiyanın yardımıyla çıkıp cinayeti işledikten sonra geri döndüğü öne sürülüyordu. Sorgulama sürerken bu kez Muhsin Kaya adlı ülkücü bir itirafçı, Akın Özdemir suikastını kendisiyle birlikte Mehmet Memici Çetinkurt ve Aydın Telli'nin düzenlediğini söyledi. Muhsin Kaya'nın itiraflarında yer alan Aydın Telli, yurtdışına kaçmıştı bile. Mehmet Memici Çetinyurt ise zaten cezaevinde bulunuyordu. İtirafçıların ardı arkası kesilmiyordu. Bir başka ülkücü itirafçı, Huzeyfe Akmaloğlu da yakalandıktan sonra Akın Özdemir cinayetini üstlendi ve "Cinayeti Aydın Telli ve Mehmet Ateş işledi" dedi. Bunca itiraf ve sanık ortasında duruşmalar devam etti. Sonunda Özdemir cinayetiyle ilgili ayrı ayrı yargılanan sanıkların tümü delil yetersizliğinden beraat etti. Kafa karışıklığı, mahkemede katillerin işine yaradı, Akın Özdemir cinayeti de bunca sanığa rağmen rafa kaldırıldı. [1]

Kaynakça