Header2.png

VikiSosyalizm'den Bildirimler Alabilirsiniz!
Bunun için sağ alt köşedeki kırmızı beyaz çan sembolüne tıklayınız

Amerika Birleşik Devletleri

VikiSosyalizm sitesinden
Şuraya atla: kullan, ara
Nuvola apps important yellow.svg.png
Dikkat! Bu maddede ciddi "kaynak eksikliği" olduğu gözlenmektedir. Olguların gerçekliğinin tartışılabilmesi için söz konusu olaylara ait kaynak gösterilmesi gerekmektedir.

Daha fazla bilgi için Nasıl yazı yazılır ve Bilimsel yazı kuralları sayfalarına göz atabilirsiniz.


Amerika Birleşik Devletleri (kısaca ABD) (İngilizce: United States of America (USA), ayrıca Birleşik Devletler olarak da bilinir), dünya burjuvazisinin mevcut en güçlü kalesidir. Emperyalist politikaları nedeniyle Dünya halklarının katili ve doğanın en büyük sömüreni olarak sıklıkla eleştirilmektedir.

Tarihçe

Amerika Kıtası'nın 1492'de Avrupa burjuvazisi tarafından keşfinden sonra İspanyollar, Portekizliler, Fransızlar ve İngilizler, buradaki yerli halkı çeşitli katliamlardan geçirerek kıtayı bir bütün işgale başladılar. Avrupalılar, Amerika'daki topraklarını genişlettikten sonra, İngiltere başta olmak üzere çeşitli ülkelerden göçmenler alıp buralara yerleştirerek koloniler kurdular. Kıtanın keşfinden sonraki 300 yıl adeta kayıp yıllardır. Başta İngiliz burjuvazisi olmak üzere, Avrupa sermayesi katliamla dolu 300 yıldan sonra Amerika tarihini yazmaya başlamıştır.

18. yüzyıl ortalarında, kolonilerin sayısı 13'e yükseldi ve bu Onüç Koloni, Amerika Birleşik Devletleri'nin temelini oluştu

İngiliz kolonileri, Birleşik Krallık'ın ağır sömürüsüne karşı zaman içerisinde İngiliz devletinden farklı bir kimlik geliştirmeye başladı. Nüfus hızla büyüyor, tarıma dayalı ekonomi gelişiyor, iş adamları ticari ataklarda bulunuyordu. Dinsel yapıda da farklılık vardı. Avrupa'dan gelenler tutucu bir protestanlık geliştirmişti. Yönetimleri de İngilizlerden farklıydı. Kolonilerin her birinde (Pensilvanya dışında), iki yasama meclisi bulunuyordu. Kolonileri temsil eden alt meclisin üyeleri mal sahipleri tarafından seçiliyor, Krallığı temsil eden üst meclis üyeleri ise İngiliz Kralı tarafından tayin ediliyordu. Kolonilerde yaşayanlar aynı zamanda mahkemeler kurmuştu ve İngiliz hukuk sistemini uyguluyordu.

1756-1763 yılları arasında İngiltere'nin Avusturya, Fransa ve Rusya ittifakıyla yaptığı savaşlar (Yedi Yıl Savaşları), İngiliz maliyesi üzerinde ciddi bir yük oluşturmuştu. İngiltere malî yükünü gidermek amacıyla yeni vergiler koyması, Amerika'daki kolonilerin tepkisiyle karşılaştı. Koloniler yüksek vergiler ödeyip, karşılığında hiçbir şey alamamaktan rahatsızlardı. Çay ihracatına gelen yüksek ek vergiyle koloniler, 18. yüzyıl ortalarından beri hazır oldukları bağımsızlık mücadelesini hayata geçirdiler. Savaşın başlarında George Washington, Thomas Jefferson tarafından kaleme alınan ve özgürlük isteklerini dile getiren Amerikan Bağımsızlık Bildirgesi'ni yayınladı (4 Temmuz 1776). Sonradan 4 Temmuz günü ABD bağımsızlık günü olarak kabul edilmiştir.

Savaşlar

Kızılderili savaşları

İlk mücadele 1600'lerde çoğu İngiliz olan Britanyalıların Yeni Dünya'daki sömürü sürecinde yerli Kızılderili kabileleri ile yeni yerleşimciler arasında olmuştur. İngiliz Emperyalizmi uzun yıllar boyunca kıtada direniş halinde olan kızılderililere katliam politikaları ile yaklaşmıştır. Daha sonra asırlara yayılan aralıklı savaşlar görülmüştür: 17. yüzyılda Jamestown Katliamı (1622), Pequot Savaşı (1637), Anglo-Powhatan savaşları (1610–14, 1622–32, 1644–46), King Philip's War (1675-78), King William's War (1688–97); 18. yüzyılda Queen Anne's War, Tuscarora Savaşı, Yamasee Savaşı ile Father Rale's War, Father Le Loutre's War, French and Indian War, Pontiac's War ile Lord Dunmore's War. Bu savaşların çoğunda Kızılderililer Britanyalılarla savaşmıştır. Amerikan Devrimi ile 1812 Savaşı'nda ise Kızılderililer hem Amerikalılara karşı savaşmış hem de Amerikalıların yanında Britanyalılara karşı savaşmıştır. ABD'nin kuruluş sürecinde ABD için savaşan uluslar arasında Kızılderililer genelde gözardı edilir.


Amerikan Bağımsızlık Savaşı

Amerika'nın belkide tek desteklenebilecek savaşıdır, ant-emperyalist özelliği olan bir savaş olsa da aslında savaş tam bir bağımsızlık mücadelesi olarak başlamamıştır. Savaş, Büyük Britanya'nın Yedi Yıl Savaşları sonucu oluşan kayıplarını giderebilmek için, Amerika'da bulunan kolonilere ağır vergiler yüklemesiyle başlar.

Çatışmalar önce Büyük Britanya'nın sömürge sorunlarından kaynaklanan bir iç savaş olarak başladıysa da; 1778'de Fransa Krallığı'nın, 1779'da İspanyol İmparatorluğu'nun 1780'de Hollanda'nın Koloniler'in yanında yer almasıyla, uluslararası bir savaşa dönüştü.

İlgili Filmler

'Revolution', (1985) 'The Patriot',(2000) 'John Adams',(2008) 'Turn',(2014)

Berberi Savaşı

Berberi Savaşı, Berberi Kıyısı Savaşı veya Trablusgarp Savaşı olarak da bilinen Amerika Birleşik Devletleri ile Kuzey Afrika'daki Fas Sultanlığı, Cezayir Eyaleti, Tunus Eyaleti ve Trablusgarp Eyaleti gibi Berberi devletleri arasında yapılan savaşın ilki.

16. yüzyılın ortalarında bu yana Kuzey Afrika kıyısında üstlenmiş olan Türk korsanları Akdeniz'i ve Akdeniz'deki ticaret yollarının kontrolünü ellerinde tutuyorlardı. ABD İngiltere'den bağımsızlığını kazandığı sırada Kuzey Afrika'daki Beylerbeyilikler(ya da onların tabiriyle Berberi Kıyısı Devletleri; Trablusgarp, Tunus, Cezayir ve Fas Sultanlığı) tam 300 yıldır bu bölgedeki Avrupa ülkelerinin ve diğer devletlerinin gemilerini avlıyorlardı. Bu bölgede faaliyet gösteren bu korsanlarını stratejisi oldukça basit ama etkiliydi.Akdeniz'de küçük ama hızlı gemilerle seyrediyorlar, üstün hızları ve manevra kabiliyetleri ile ticaret gemilerini yakalıyorlardı, kendileri için bir handikap olan silahlarının azlığını da bu sayede dengeliyorlardı. Yakalanan gemilere ve yüklerine el konuluyor, mürettebatları da esir alınıyordu. Mürettebat ülkeleri kurtulmaları için fidye ödemeyi kabul edene kadar esaret altında tutuluyordu. Eğer fidye ödenmezse, köle olarak satılıyorlardı. Zamanla Akdenize komşu devletler bu durumun üstesinden gelmek için Cezayir Beylerbeyiliği ve diğerlerine yıllık haraç ödenmesini daha uygun buldular. Yıllık ödenen bu haraç sayesinde gemilerine serbest geçiş hakkı satın alıyorlardı. Eğer haraç ödenmezse ödeme yapmayan ülkeye savaş ilan ediliyordu. Savaş ilanı geleneksel hale gelmiş bir seremoni şeklinde olurdu.Bir manga asker hedef alınan ülkenin Elçiliğinin bayrak direğinin alemini keserek savaş ilan edildiği karşı tarafa tebliğ ederdi. Bundan sonra da Berberi donanması o ülkenin gemilerine saldırmaya başlardı.

Savaşın sonucu, ABD açısından kazanımlar daha fazla olmuştur. Bunlardan en önemlisi de Akdeniz'e girişte Türk korsanlarına ödedikleri ve oldukça önemli bir yekun tutan vergiden artık muaf olmalarıdır. ABD her ne kadar Osmanlı İmparatorluğunun kendisi ile değil ona gevşek bir bağla bağlı olan uzak bir eyaleti ile savaşmış da olsa, bu ABD açısından, kendini ispatlama ve kendine güvenme noktasında, başarıyla verdiği ilk ciddi sınavdır.

Fakat Kuzey Afrika'daki bu Beylerbeyilikler de yaşanan çatışmadan ciddi bir zarar görmemişler, güçlerinde önemli bir eksilme olmamıştır. Sadece her yıl düzenli olarak fazla bir çaba harcamadan aldıkları haracı daha fazla seyir yaparak, daha fazla gemiye saldırarak çıkarmak zorunda kalmışlardır. Fakat 16. yüzyılda zirveye çıkan Türk denizciliği ve tekniklerinin artık geri kaldığı ve hızla demode olmaya başladığı ayan beyan ortaya çıkmıştır, ama kemikleşen usul ve yöntemler yüzünden gerekli tedbirler alınamamış, bu tehlike hafife alınmıştır. Bu çatışma ABD devlet politikasının da çeşitlenmesi ve gelişmesini beraberinde getirmiştir. Başlarda çekingen bir yaklaşım sergileyen ABD Başkanı Jefferson daha atak ve girişken bir politika izlemeye mecbur kalmıştır.

İngiltere"den bağımsızlık kazanıldıktan sonra kurulan askeri yapı ilk kez savaş ortamında denenmiş (her ne kadar ABD resmen savaş ilan etmemiş de olsa), eksikleri yerinde tetkik edilmiştir. 1. Berberi Savaşı ABD uzak topraklarda ve denizlerde cereyan edebilecek bir çatışmayı idare edebileceğini göstermiştir. Yine parçalı bir yapıda olan ABD'nin birlik ruhu bu sayede gelişmiş ve perçinlenmiştir. Bu sayede Amerikalı olmak, kurucu 13 koloniden birinin üyesi olma bilincinin önüne geçmiştir. Savaş sonunda elde edilen kazanımların verdiği aşırı güven daha sonra ters tepecek, ABD aşırı güvenin bedelini 1812 Savaşında Washington'un işgal edilmesiyle ödeyecektir.

Meksika-Amerika Savaşı

ABD ile Meksika arasında, ABD'nin 1845'te Teksas'ı ilhakı ve sınır anlaşmazlıkları nedeniyle çıkan savaş (1846-1848). ABD'nin kesin zaferi ve Rio Grande'den Büyük Okyanusa kadar uzanan geniş Meksika topraklarını ele geçirmesiyle sonuçlanmıştır.

Amerikan İç Savaşı

Amerikan İç Savaşı veya diğer adıyla Eyaletler Arası Savaş, Amerika Birleşik Devletleri'nin Washington'daki yönetimi ile bu ülkeden ayrılmak isteyen 11 Güney Eyaleti arasında çıkmış geniş kapsamlı bir iç savaştır. 11 Güneyli Eyalet Abraham Lincoln'un 1860 yılında başkan seçilmesiyle Jefferson Davis komutasında bağımsızlıklarını ilan etmişlerdir. 12 Nisan 1861 yılında ise Güney Carolina'daki Sumter Kalesi'nden ilk top atışıyla birlikte savaş başlamıştır.

Savaşın ilk sonucu Lincoln'un duraksamalarına ve bazı Demokrat Parti'lilerin tepkisine rağmen köleliğin kaldırılmasıdır. 22 Eylül 1862'de hazırlanmaya başlanan, 1 Ocak 1863'te uygulamaya konan bu önlem, 13 anayasa değişikliği önergesinin oylanıp kabul edilmesiyle 31 Ocak 1865'te yasallaşmıştır. Ancak bu zaferden beş gün sonra Lincoln bir suikast sonucu öldürülmüştür.


İspanyol-Amerikan Savaşı

ABD ile İspanya arasında 1898'de başlayan savaş. İspanya'nın Amerika kıtasındaki kolonilerini yitirmesi, ABD'nin de Büyük Okyanus'un batısında ve Latin Amerika'da yeni bölgeler elde etmesiyle sonuçlanmıştır.

İkinci Emperyalist Paylaşım Savaşı

ABD Emperyalizmi bu savaşta en çok atom bombaları ile anılır. Pasifik'teki savaşı biran önce bitirmek isteyen Başkan Thurman'ın emriyle, Japonya'nın Hiroşima ve Nagasaki kentlerine o güne kadar dünya üzerinde görülen en güçlü bomba olan atom bombasını atmışlardır. Bu saldırılar sonucunda Hiroşima'da yaklaşık 140.000 kişi Nagasaki'de ise 74.000 kişi hayatını kaybetti

Soğuk Savaş

Soğuk Savaş ana maddesine ayrıca bakınız Sosyalist blok ülkeleri ile Batı İttifakı (NATO) arasında 1947'den 1991'e kadar devam etmiş olan uluslararası siyasi ve askeri gerginliktir. Soğuk Savaş döneminde NATO, "Batı İttifakı" olarak da biliniyordu. Batı İttifakı NATO üyesi kapitalist ve antikomünist ülkelerden, Sosyalist Blok ise Varşova Paktı'na üye olan komünist ve bu pakta üye olmayan diğer komünist ülkelerden oluşuyordu. Bu iki karşıt blokun yanı sıra hiçbir bloku da desteklemeyen Bağlantısızlar Hareketi isimli üçüncü bir blok daha vardı. Çin Halk Cumhuriyeti ve Yugoslavya hem Doğu Bloğu ülkeleri, hem de Bağlantısızlar Hareketi ülkeleriydi. Bu iki komünist ülkenin her iki blokta da olmasının nedeni Sovyetler Birliği ile olan görüş farklılıklarıydı. Çin Halk Cumhuriyeti'nin, Sovyetler ile anlaşamama sebeplerinin başında Stalin ve Molotov yönetimindeki SSCB dış politikasında Mao'nun bir marksist olarak görülmemesi yatar.