Header2.png

VikiSosyalizm'den Bildirimler Alabilirsiniz!
Bunun için sağ alt köşedeki kırmızı beyaz çan sembolüne tıklayınız

Din

VikiSosyalizm sitesinden
Şuraya atla: kullan, ara
Ambox rewrite orange.svg.png Bu madde bir taslaktır.
Maddenin içeriğini geliştirerek VikiSosyalizm'e katkıda bulunabilirsiniz.

Katkıda bulunmak için sayfanın üstünde yer alan Değiştir sekmesine tıklayınız.



Çeşitli dini semboller, soldan sağa:
1. sıra: Hıristiyanlık, Musevilik, Hinduizm
2. sıra: İslam, Budizm, Şintoizm
3. sıra: Sihizm, Bahailik, Jainizm
Ekim Devrimi sırasında müslümanlar için basılmış bir propaganda afişi: "Yoldaş Müslüman, yıllarca peygamberinin yeşil bayrağı ile toprağın için savaştın ama düşman işgal etti. Şimdi kızıl bayrağın altında savaşma sırası"

Din, en genel tanımlamayla bireylerin eylemlerinin kişisel ve sosyal sonuçlarını yargılayabilecekleri davranış kuralları bütünü ve evreni açıklayabilecekleri bir düşünce çerçevesi veren bir düşünce sistemidir. [1] Buna karşın marksist tanımlamaya göre ise din; tarihsel olarak ezen ve ezilen sınıfların ilk defa belirginleştiği dönemlerde, ezen sınıfların ezilenlere karşı oluşturduğu baskı aracıdır. [2]

Marksizm ve din

Marksist tanımlamaya göre din; eski sınıfsız toplumlardaki büyünün, totemciliğin ve animizminin aksine, toplumun uzlaşmaz sınıflara bölünmesinden doğar ve bundan kaynaklanan çözülmez çelişkilerin bir ifadesidir. Herkesin eşit olduğu daha erken dönemlerin belirsiz görece iyi hatırası başlangıçta canlı kalmıştır. Bu, mitolojide, “altın çağ” fikrinde su yüzüne çıkar ve İncil’de Cennet Bahçesi şeklinde görünür. Bu fikirler, bir kaybetme duygusunu ve kayıp bir mutluluk dünyasının ardından duyulan özlemi ifade eder. Din bu çelişkinin üstesinden gelmeye, onun sızısını azaltmaya, sömürülme ve ıstırap çekme gerçeğini Tanrı'ların isteği olarak ya da insanın Tanrı'lara itaat etmemesinin sonucu olarak –veya her ikisi birden– göstererek, insanları buna razı etmeye çalışır (Boyun eğ, itaat et, fedakârlık et). Bunun tam aksine marksist felsefeye göre; insanlığın kendisinden acımasızca koparılışının, insan soyunun bu yabancılaşmasının üstesinden, ancak sınıflı toplumun ortadan kaldırılması ve insanlar arasında gerçek insani ilişkilerin yeniden kurulması ile gelinebilir.

Marx'a göre; "Dini ıstırap, hem gerçek ıstırabın ifadesi hem de gerçek ıstıraba karşı bir protestodur. Din, ezilenlerin iç çekişi, kalpsiz bir dünyanın kalbi, ruhsuz koşulların ruhudur." ve Din halkın afyonudur" [3]

Lenin'in din hakkında görüşleri şu şekildedir;

« :"Sosyalistler, din konusundaki tavırlarını genellikle şu sözlerle belirtirler: “Din, kişinin özel meselesi olarak görülmelidir.” Ancak herhangi bir yanlış anlamaya yol açmamak için, bu sözlerin anlamı kesinlikle açıklanmalıdır. Devlet söz konusu olduğunda, dinin kişisel bir sorun olarak kalmasını isteriz. Ancak, Partimiz düşünüldüğünde dini kişisel bir sorun olarak görmemiz söz konusu olamaz." »

Bununla birlikte Lenin, halkın din ile sömürüsüne karşı mücadele ederken aşırı davranışların yanlış olduğunu şu sözlerle vurgulamaktadır; [4]

« :Dini haksızlıklarla savaşırken son derece dikkatli olmalıyız; bazı insanlar, bu mücadelede dini duyguları inciterek çok zararlı olurlar. Propaganda ve eğitim yöntemlerini kullanmalıyız. Mücadeleyi çok sivri bir uca, en uç noktaya getirirsek, sadece genel bir kızgınlık yaratmış oluruz; bu gibi mücadele yöntemleri, dini konularda halk arasında ayrılığı sürdürmek eğilimindedir, oysa bizim gücümüz birlikte olmakta yatar. Dini haksızlığın en derin kaynağı, yoksulluk ve cahilliktir, işte savaşmak zorunda olduğumuz bela budur. »

Ayrıca bakınız

Kaynakça

  1. Encyclopedia'da din
  2. Marx ve Engels, Din Üzerine, Sol Yayınları 4. Baskı
  3. Karl Marx. Hegel'in Hukuk Felsefesi'nin Eleştirisine Katkı. Giriş. (Çev. Kenan Somer). Karl Marx. Hegel'in Hukuk Felsefesi'nin Eleştirisi içinde. Ankara, 1997: Sol Yayınları. S. 191-209. Alıntı: S. 191-192.
  4. Lenin, Kadın İşçilerin Bütün Rusya Kongresi'ndeki Konuşma, İzvestia, Sayı: 253, 20 Kasım 1918