Header2.png

VikiSosyalizm'den Bildirimler Alabilirsiniz!
Bunun için sağ alt köşedeki kırmızı beyaz çan sembolüne tıklayınız

Dursun Karataş

VikiSosyalizm sitesinden
Şuraya atla: kullan, ara
Nuvola apps important yellow.svg.png
Dikkat! Bu maddede ciddi "kaynak eksikliği" olduğu gözlenmektedir. Olguların gerçekliğinin tartışılabilmesi için söz konusu olaylara ait kaynak gösterilmesi gerekmektedir.

Daha fazla bilgi için Nasıl yazı yazılır ve Bilimsel yazı kuralları sayfalarına göz atabilirsiniz.

Dursun Karataş
DHKP-C ve Devrimci Sol Kurucusu/Önderi
DHKP-C ve Devrimci Sol Kurucusu/Önderi
Doğum 25 Mart 1952, Elâzığ
Ölüm 1 Ağustos 2008 (56 yaşında)
Hollanda, Arnhem
Ölüm sebebi Kanser
Yattığı yer Gazi Mezarlığı
Milliyet Kürt(Zaza)
Diğer adı Dayı
Vatandaşlık Türkiye
Eğitim Üniversite
Aktif yıllar 1975 - 2008
Etkilendikleri Mahir Çayan
Boy 1.70 - 1.75
Rütbesi Genel Sekreter, Önder
Siyasi parti Devrimci Sol
DHKP-C
Din Yok (Ateist)
Eşi Sabahat Karataş
Çocukları (Yok)


Dursun Karataş, (d. 25 Mart 1952; Cevizdere, Elâzığ - ö. 11 Ağustos 2008; Arnhem), Kürt(Zaza) asıllı Devrimci, Devrimci Sol'un ve DHKP-C'nin önderliğini yapmıştır.

Yaşam öyküsü

Devrimci Sol ve DHKP-C örgütlerinin kurucusu/genel sekreteri

Dursun Karataş , 25 Mart 1952’de Elazığ’ın Kürdemlik (Cevizdere) köyünde doğdu. Ailesi, emekçi bir Kürt ailesiydi. Devrimci düşünceye 1970 öncesinde sempati duymaya başladı. Lise yıllarında birçoğu daha sonra Devrimci Sol içerisinde yer alacak olan bir gruptular.[kaynak belirtilmeli] 1970’de İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi’ni kazanarak İstanbul’a geldi ve bir THKP-C sempatizanı oldu.[kaynak belirtilmeli] 30 Mart 1972’de Kızıldere’de Mahirler’in fiziken yok edilmesinin ardından, Mahirler’i, THKP-C’yi savunup sahiplenen büyük bir gençlik potansiyeli çıktı ortaya. THKP-C çizgisini savunan bir Dev-Genç militanı olarak Dursun Karataş da, gerek İstanbul’da, gerekse de Elazığ’da bu sahiplenme tavrının geliştirilmesinde aktif bir rol oynadı. Karataş ilk kez 1974’te, Elazığ’da, "oligarşik diktatörlüğün Kıbrıs’ı işgalini protesto" savıyla duvarlara “Bağımsız Kıbrıs” sloganını yazarken, daha sonra Devrimci Sol Merkez Komitesi’nde yer alacak olan Niyazi Aydın’la birlikte gözaltına alındı.[kaynak belirtilmeli] İstanbul'da akademik demokratik mücadeleyi ve anti-faşist, anti-emperyalist tavrı örgütlü bir güce dönüştürmek iddiasıyla kurulan İYÖKD’ün (İstanbul Yüksek Öğrenim Kültür Derneği’nin) öncülerinden oldu. “Dayı” diye anılmaya başlanması da bu sürece denk gelir. Gerek İYÖKD’de, gerekse de kaldığı Elazığ Yurdunda bir çok yeğeni vardır ve onlar doğal olarak Dayı demektedirler Karataş'a. Ama bu hitap giderek yaygınlaşır ve onun adının önüne geçer. [kaynak belirtilmeli]

Bedri Yağan ile Anlaşmazlık

Bedri Yağan, Dursun Karataş hakkında (Ben-merkezci ve mafya ilişkilerinin olduğunu) iddia ediyordu, fakat bu iddialara karşı somut/nesnel bilgiler yoktur, 1992'de örgüt içinde Dursun Karataş ile arasında bir iktidar kavgası başladı, İktidar kavgası kanlı çatışmalara ve nihayet örgütün bölünmesine yol açtı, 13 Eylül 1992'de rakibi Karataş'ın kaldığı evi basarak, örgütü ele geçirmeye çalıştı. Bu yüzden Bedri Yağan ve destekçileri, daha sonra DHKP-C adını alacak olan rakipleri tarafından "darbeciler" olarak anıldılar. 6 Mart 1993'te, İstanbul Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü timleri tarafından Esentepe, Kartal'daki Deniz Apartmanı 13 numaradaki daireye baskın düzenlendi.Hanefi Avcı'nın yönettiği operasyonda, yarım saat süren bir çatışmanın sonucunda evde bulunan Bedri Yağan ile birlikte Menekşe Meral, Gürcan Özgür ve ev sahipleri Asiye ve Rıfat Kasap öldürüldü.Ev sahiplerinin çocukları 11 aylık Sebahat ve 5 yaşındaki Özgür yara almadan kurtuldu.Olayla ilgili otopsi raporunda Bedri Yağan, Rıfat Kasap ve Gürcan Özgür'de 6, Menekşe Meral'de 16, Asiye Kasap'ta ise 18 kurşun deliği tespit edildi kaydedildi.Olay, bazı basın organları ve Sosyaldemokrat Halkçı Parti yönetimi tarafından yargısız infaz olarak değerlendirildi. Rakipleri Yağan'ı Dursun Karataş'ın ihbar ettiğini ileri sürdüler. Yağan'ın ölümünden sonra da Karataş ve Yağan yanlıları arasında kanlı çatışmalar devam etti. Operasyonda yer alan polislerden Ayhan Çarkın, yargısız infaz yapıldığını yıllar sonra itiraf etti.

Videolar

Dursun Karataş ve arkadaşlarının yakalanma görüntüleri - 5 Ekim 1980
Dursun Karataş hakkında kısa film

Ölüm

Kansere yakalanan Dursun Karataş, Aerssenstraat 24 etten-leur/hollanda adresinde 11 Ağustos 2008'de kanser yüzünden hayatını kaybetti. Ölmeden önce Interpol tarafından 17 ülkede yaklaşık 1500 ayrı suçtan aranıyordu. Örgüt içerisinde ve sempatizan halk arasında "Dayı" lakabıyla da tanınır (DHKP/C, yaşamını yitirmesi üzerine verdiği DHKP 49 Sayılı Açıklamasının başlığında, "Komutanımız, Önderimiz, Dayımızı Yitirdik." demiştir). Sultangazi ilçesinde bulunan Gazi Mahallesi'ndeki cenazesine 15.000 kişi katıldı. Karataş'ın cenazesi Gazi Mahallesi/Gazi Mezarlığı'na defnedildi.

Kolektif Eylemleri (Devrimci Sol - DHKPC )

Dursun Karataş, 37 devlet yöneticisi ve siyasetçinin ölümünden sorumlu tutuluyordu. Bunlardan bazıları:

  • Eski başbakan ve CHP milletvekili Nihat Erim
  • MHP Gümrük Bakanı Gün Sazak
  • Emekli generaller Kemal Kayacan ve Adnan Ersöz
  • Emekli MİT Müşteşar Yardımcısı Hiram Abas
  • DGM savcısı Yaşar Günaydın
  • Milli İstihbarat Teşkilatı MİT görevlisi Engin Kaya
  • 27 Mayıs 1980-Gün Sazak (MHP Genel Başkan Yrd. ve eski Gümrük ve Tekel Bakanı)
  • 17 Temmuz 1980-İsmail Nihat Erim (Eski başbakan, eski CHP Kocaeli milletvekili)
  • 6 Ocak 1981-Mahmut Dikler (İstanbul Emniyet Müdür yardımcısı)
  • Ocak 1991 'de emekli Yarbay Ata Burcu 'nun öldürülmesi ve emekli Korgeneral Hulusi Sayın'ın öldürülmesi.
  • 1991 Şubat ayında İncirlik üssünde görevli üç ABD vatandaşının kaçırılarak öldürülmesi.
  • 1991 Nisan ayında eski sıkıyönetim komutanı emekli Tümgeneral Memduh Ünlütürk'ün öldürülmesi.
  • Aralık 1991'de İstanbul Emniyet Müdür Yardımcısı Şakir Koç ve şoförünün öldürülmesi.
  • Şubat 1992'de İstanbul Şişli'de bir kıraathanede oturan gasp masasında görevli 5 polisin öldürülmesi.
  • Temmuz 1992'de Cağaloğlundaki İstanbul Emniyet Müdürlüğü binasına roketatarlı saldırı düzenlenmesi ve emekli Oramiral Kemal Kayacan'ın öldürülmesi.
  • I. Körfez Savaşı sırasında ABD Emperyalizmini protesto etmek amacı ile iki ABD askeri personeli öldürüldü, bir ABD Hava Kuvvetleri subayı yaralandı ve yirminin üzerinde ABD ve NATO askeri ve lojistik tesisi bombalandı.
  • 1 Ocak 1995 tarihinde İstanbul Kasımpaşa'da Koç Holdingin deposu basılarak tahrip edildi.
  • 9 Haziran 1995'de Rüştü Erdem isimli polis memuru DYP Şişli binası önünde nöbet tutarken aralarında Sibel Yalçın isimli örgüt üyesinin de bulunduğu üç DHKP-C üyesi militan tarafından öldürülmesi.
  • 29 Eylül 1995'de Tarkan Yağcı ve Serdar Öztürk isimli Jandarma erleri İstanbul Maslak'ta İl Jandarma Alay Komutanlığı giriş kapısı önünde gece nöbeti tutarlarken DHKP-C üyesi Mustafa Duyar ve İsmail Akkol isimli militanlar tarafından çapraz ateşe alınarak öldürüldü.
  • 9 Ocak 1996 tarihinde Sabancı Center'ın 25. katında Sabancı Holding Yönetim Kurulu Üyesi Özdemir Sabancı, Toyota SA genel müdürü Haluk Görgün ve başkanlık sekreteri Nilgün Hasefe'nin öldürülmesi