Header2.png

VikiSosyalizm'den Bildirimler Alabilirsiniz!
Bunun için sağ alt köşedeki kırmızı beyaz çan sembolüne tıklayınız

Hozan Serhad

VikiSosyalizm sitesinden
Şuraya atla: kullan, ara
Hozan Serhad
Hozan Serhad - Ağrının İsyan Kızı

Hozan Serhad ya da gerçek ismiyle Süleyman Alpdoğan (d. 24 Temmuz 1970, Ağrı - ö. 10 Haziran 1999 [1], Hakkari), ünlü Kürt halk ozanı, gerilla, devrimci.

Yaşamı

Gençliği

Hozan Serhad, 24 Temmuz 1970 yılında, Ağrı’nın Eleşkirt ilçesinde doğdu. Henüz bir yaşında iken, babasının yaşamını yitirmesi, annesi Gülsün ve kardeşleriyle birlikte Patnos’a dönmelerine neden olur. İki kız, üç erkek olmak üzere beş kardeşten en küçüğü olan Serhad’ın, diğer ismiyle Süleyman Alpdoğan’ın çocukluk ve gençlik yılları da burada geçer. İlköğretim, ortaöğretim ve liseyi Patnos’ta bitirir.

Serhad, okulunda başarılıdır. Başarısını sanatına da yansıtmaya çalışır ve daha 7 yaşında, abisinin okulda çaldığı sazı çalmaya başlar fakat sazın tellerini kopartır. Fakat pes etmez, devam eder. Abisi Arif Alpdoğan bu olayı şu şekilde anlatmaktadır. [2]

 :“Evde bir tek bağlamamız vardı. O bağlamayı almak için annemle bir yıllık emeğimizi sarf ettik. O çok meraklıydı. Bağlamaya bir şey olur diye korkuyordum. Çok kavga ettik... Pes etmedi. Fakat aradan bir yıl geçti, benden daha iyi melodiler çıkarmaya başladığını gördüm. Ondaki bu hırs ve azmi görünce, destek olmaya başladım.”

Türkiye'de çocuk sanatçı furyası başlamıştır. Her gün yeni bir çocuk sanatçı gündemleşmekte, gençlik bu kanala çekilmektedir. Bu sırada Siirt'li gelip hamamlara petrol atığı satan biri Patnos'a gelir. Küçük Emrah'ı da İstanbul'a götüren oydu. Serhat, bu adamla tanışmış. Adam Serhat'ı İstanbul'a götürmek istediğini tüm masraflarını karşılayacağını söylemiştir. [3] Bunun üzerine Hozan Serhad 1985 yılında kaset yapmak üzere İstanbul’a gider. Bu gidiş aynı zamanda aileden de ilk ayrılışıdır. Abisinin arajmanlığını yaptığı ’Gülo’ isimli ilk kasetini, Murat Esen adıyla, bugünkü İstanbul Manifaturacılar Çarşısı (İMÇ) denilen plak şirketlerinin bulunduğu yerde çıkarır. O dönemle birlikte öne çıkan sanatçılardan birisi de Küçük Emrah’tır. İstanbul’da bir süre birlikte kalırlar. Ancak ekonomik şartların zorluğundan tekrar Patnos’a dönmek zorunda kalır.

Üniversite yılları

Yabancı bir fotoğrafçının çekimiyle Hozan Serhad'ın eşi Yıldız Alpdoğan

Fakat müzik hayatı durmaz. 1988'de İzmir Ege Üniversitesi Türk Müziği Devlet Konservatuarı Bölümü sınavında 1800 kişi arasında ikinci olur ve müzik hayatı için yeni bir dönem başlar. Tar enstrümanını çalmayı öğrenir, aynı zamanda kaval, gitar, bağlama, klavye çalmaya başlar. Bu sırada Kürt Sorunu ile ilgilenmeye başlar. Kürtçe eserler üzerine çalışmaya “Batmane Batmane” parçasıyla başlar. Bu dönemde Hüseyin Turan, okul arkadaşıdır ve Yavuz Bingöl ile beraber çalışmışlardır. Cevdet Bağca ile beraber aynı ortamda bulunmuştur. [2][4]

Gitgide politik olan Hozan Serhad, Şubat 1991'de o dönemde olan bir tabuyu yıkarak evlilik kararını açıklamış ve büyükten önce küçüğün evlenemeyeceği kuralını yıkmıştır. Derin tartılmalardan sonra dediği yapılır ve üniversitede tanıştığı okul arkadaşı Yıldız’la aynı ay Denizli’nin Çivril'li ilçesinde aile dostlarıyla birlikte sade bir düğün yapılır.

Sanat çalışmaları ve gerilla yılları

Hozan Serhad Kürdistan dağlarında saz çalarken
Hozan Serhad (sağ altta) ve 2 Kürdistan İşçi Partisi gerillası
Hozan Serhad - Sipan Sipané (Kürtçe)
Hozan Serhad - Şere Şere (Kürtçe)

Hozan Serhad ve eşi Yıldız Temmuz 1991'da Kürdistan İşçi Partisi'ne (PKK) katılırlar. Yıldız Alpdoğan, Şırnak'ın Cizre ilçesinde, şüphe üzerine otogarda gözaltına alınıp tutuklanır. Ardından "PKK'ye yardım ve üyelik" ile suçlanarak Amasya Cezaevi’ne konulur. Toplam 12 yıl 6 ay hapse mahkum edilir.

Serhad, Haftanin'e, oradan Mahsun Korkmaz Akademisi'ne geçer, müzik çalışmaları için Avrupa'da kültür ve sanat faaliyetleri için Hünerkom'a gider. Böylece 4 yıl sürecek bir Kültür maratonu da başlamış olur. Halk Serhad’ı bu süreçte tanır. O gecelerde sazıyla, televizyon programlarından yankılanan sesiyle tanır. "Hewlêr", “Ax Kurdistan”, “Ağrı’nın İsyan Kızı” ve “Şêre şêre” gibi parçalarıyla tanınır.

Abisi Arif Alpdoğan bu süreci şu şekilde anlatmaktadır; [2]

 :"Bir ara telefon açıp Avrupa'da olduğunu söylemişti. 1995 yılıydı. Bir komşumuz uydu anteni almıştı. Eve telefon açtı. 'Çabuk gel, kardeşin televizyona çıkmış!' dedi. Annemle birlikte gittik. Canlı yayında sunucuydu. Programa telefonla katılan önemli biriyle konuşuyordu. Ondan sonra, artık gönlümüz rahattı. Televizyonda izliyorduk. Telefonla konuşuyorduk. Kürt müzisyen arkadaşlarıyla müzik sanatıyla ilgili yaşadığı tartışmaları anlatırdı."

Kürt kültürüne, müziğine sahip çıkmayı esas alan, “Eski parçalarımızı çıkaralım, okuyalım, geleceğe aktaralım, bunlar kaybolmasın" diyen, klasik parçaları modern müzikle buluşturmaya çalışan Serhad, 1996 yılında Avrupa’dan tekrar Kürdistan dağlarına döner; Zap'ta birkaç ay kaldıktan sonra, Hewlêr'de bulunan Mezopotamya Kültür Merkezi'ne gider. Güney Kürdistan'ın hemen her yerinde sanat etkinliklerine katılır. Behdinan ve Süleymaniye'de canlı ve dinamik tarz ve temposuyla faaliyetlerini aralıksız devam ettirir. Süleymaniye'de Güzel Sanatlar Akademisi Orkestrası'nın dikkatini çeker ve ilk kez bu orkestrada bir tamburvana (sazcıya) yer verilir. Ancak daha sonra Süleymaniye'de Kürdistan Yurtseverler Birliği'nin (Yekîtîya Niştimanîya Kurdistan, YNK) saldırıları sonucu Serhad Süleymaniye'den ayrılır.

Kürtçe’nin Kürmanci, Zazaki ve Sorani lehçelerinde parçalar okur. Albüm çıkarır, albümü elden ele dolaşır, artık onun sesi “Hewlêr” ismini verdiği albümüyle tanınır. O kendi dağlarında sazıyla, sözüyle, arkasında bıraktığı mirasıyla unutulmazlar arasında yerini alır.

Ölümü

Serhad, ailesiyle ölümünden önceki bir telefon konuşmasında, Avrupa'daki senfoni müziğinin zenginliğinden bahsetmiş, Kürt senfoni müziğini yapmak isteği anlatmıştır. [2]

Hozan Serhad, 10 Temmuz 1999 yılında dağdaki bir çatışmada hayatını kaybeder. Bazı kaynaklara göre helikopterden atılmak suretiyle yaşamını yitirmiştir.

Eserleri

Biri enstrümantal olmak üzere 12 parçanın okunduğu “Hewlêr” albümünde şu eserler bulunmaktadır;

  • Mîzgînê
  • Ax Kurdistan
  • Bîranîn
  • Wunken
  • Hewlêr
  • Payîzê
  • Şêre şêre
  • Ağrı’nın İsyan Kızı
  • Beyadî
  • Vorê varo
  • Sîpanê Xelatê
  • Bir Çocuk Ağlıyor
  • Serbanika
  • Dengé Zerdeşt
  • Dilan
  • Çuka Seré Daré
  • Ez Xelefım

Hakkında söylenenler

Bir çok dostu ve sanatçı arkadaşı, O'nu şu sözlerle anmaktadır; [5]

  • Xelil Xemgin: Ruslar için Aleksandr Sergeyeviç Puşkin ne önem taşıyorsa, Edith Piaf Fransızlar için ne kadar değerliyse Kürtler için de Hozan Serhad ve Sefkan, Mizgin gibi sanatçılar da, aynı önemi taşıyorlar.
  • Hozan Şemdin: Serhad ile çok anılarımız oldu. Çoşkulu ve heyecan doluydu. Bütün şahadetler hepimiz için ayrı bir yeri vardır. Ozan Serhad`ın şahadeti bizim için farklıdır. Onun yerini şu ana kadar dolduracak kimse de, olmadı.
  • Peywan Arjin: O, dönem hepimiz aynı bir evde beraber kalıyorduk. Serhad, bizim yanımıza ilk geldiğinde, ayrı bir dünyadan geldi. Hünerkom döneminde her arkadaş bir çok şehi birlikte götürüyordu. O bizim için hep bir şeyler yaptı. Ama biz onun için bir şey yapmadık.
  • Diyar: Serhad ile hep çocukluk oyunumuz vardı. Bir çok zor dönemde birlikte bir çok şeyi yaşadık. Yeri doldurulamaz bir kişiydi.
  • Ali İkizer: Ozan Serhad, bence Kürt müzisyenleri için bir dönemdi. Ozan Serhad'ın gelişi bizim için yeni bir dönemin başlangıcı oldu.
  • Kawa: Ben 3 kere Serhad'ı gördüm. Kişiliği ve tavırlarıyla beni etkisinde bıraktı. Çok alçak gönülüydü. Bence sanatçı böyle olmalıdır.
  • Sosin: Beni bağlama çalmaya ilk o teşfik etti. Sülemanye'de bize eğitim veriyordu. Ben onun öğrencisiyim. Gençlere ciddi yatırımlar yapıyordu. Sürekli onlarla ilgileniyordu.
  • Hekim Sefkan: Serhat ile farklı bir hukukumuz vardı. Sürekli çelişki içerisindeydik. Sanat alanında ciddi kavgalar ediyorduk. Diğer yanda da iyi dosttuk. Çok çalışmalarımız oldu. Eşi benzeri olmayan bir arkadaştı. Ama biz yaşarken yeterince değerini bilmedik.

Kaynakça