Header2.png

VikiSosyalizm'den Bildirimler Alabilirsiniz!
Bunun için sağ alt köşedeki kırmızı beyaz çan sembolüne tıklayınız

Küba Füze Krizi

VikiSosyalizm sitesinden
Şuraya atla: kullan, ara
18 Ekim 1962'de ABD Başkanı Kennedy ile SSCB Dışişleri Bakanı Gromyko'nun buluşması

Küba Füze Krizi, ABD'nin Türkiye'ye nükleer başlıklı füze yerleştirmesi üzerine, Sovyetler Birliği'nin de Küba'ya füze rampaları kurmasıyla dünyayı bir nükleer savaşın eşiğine getiren olaydır.[1]

Gelişimi

Tüm dünyayı bir nükleer çatışmanın kıyısına getiren bu olayın kökeni, ABD'nin Jüpiter isimli uzun menzilli nükleer başlık taşıyabilen füzeleri Türkiye'ye yerleştirmesine dayanmaktadır. SSCB; kendi sınırlarına yerleştirilen bu füzelere misilleme olarak, ABD sınırlarına yakın bir bölgeye nükleer başlıklı füzeler yerleştirmek kararı alarak Küba ile görüşmelere başladı.[1]

Türkiye, Adnan Menderes hükümetinin 25 Ekim 1959’da Paris’te imzaladığı gizli bir anlaşmayla nükleer başlıklı 15 Jupiter füzesinin topraklarına yerleştirilmesine izin verdi. “Teknik işbirliği” adı altında anılan anlaşma uyarınca, söz konusu füzeler TBMM’nin onayına dahi ihtiyaç duyulmadan, kamuoyunun haberi bile olmadan 1960 yılı sonuna kadar Türkiye’ye getirilip yerleştirilmişti.[2]

Fidel Castro, ABD'nin başarısızlıkla sonuçlanan Domuzlar Körfezi Çıkartması sonrasında Sovyet füzelerinin kendi ülkesine yerleştirilmesine izin verdi. Bu füzelerin yerleştirilmesine rağmen, ateşleme için gereken bazı parçaların henüz Küba'ya ulaşmadığı ABD tarafından biliniyordu. 22 Ekim'de Sovyetler Birliği'nden bu parçaları taşıyan gemilerin yola çıktığı istihbaratını alan ABD, Kennedy'nin televizyon aracılığıyla, Sovyetler Birliği'nden gemileri geri çekmesi talebinde bulundu, ancak bu talep dikkate alınmadı. Füze malzemeleri taşıyan Sovyet gemileri Küba'ya yaklaşırken, Kennedy Küba'nın denizden abluka altına alınmasını emretti. Küba'ya hiçbir gemi yanaşmayacaktı ve ablukayı delmeye çalışan gemiler derhal batırılacaktı.[1]

Krizin Kronolojisi

Dünya'yı titreten 13 gün olarak tarihe geçen Küba Füze Krizi'nin kronolojisi şu şekilde gelişmiştir;[3]

  • 16 Ekim: Başkan Kennedy’nin önüne Küba’da orta menzilli nükleer füzeler bulunduğunu gösteren fotoğraflar konur koyulur. Uzmanlara göre füzeler iki haftada savaş başlıkları takılıp fırlatılmaya hazır hale getirilebilecektir. ABD’nin Washington D.C.’den San Antonio’ya kadar uzanan tüm güneydoğusu menzildedir. Moskova, füzelerin tamamen savunma amaçlı olduğunu bildirir.
  • 17 Ekim: Kennedy kriz yönetimi amacıyla bakanları, danışmanları ve kuvvet komutanlarından oluşturduğu ExCom (İcra Komitesi) iki seçeneği tartışır: Füzeleri imha amacıyla hava harekâtı düzenlemek ya da Küba’yı ablukaya almak.
  • 18 Ekim: Yeni istihbarat nükleer savaş başlıklarının da Küba’ya vardığını ve füzelerin 18 saat içinde fırlatılabileceğini gösterir.
  • 19 Ekim: Sovyetler’den Küba’ya sevkıyat artarak sürerken ExCom’da askeri kanat ve bazı siviller bombardıman için bastırır. Kennedy direnir. Washington ile Moskova arasında el altından Sovyet füzelerinin Küba’dan çekilmesine karşılık ABD’nin de Türkiye’deki orta menzilli nükleer füzelerini (Jüpiter) çekmesine ilişkin pazarlık başlar.
  • 20 Ekim: CIA, 16 Sovyet füzesinin savaş haline geçirildiğini ve düğmeye basıldıktan sekiz saat sonra fırlatılabileceğini bildirir. Küba’da Sovyet askeri sayısı 42 bini bulmuştur. Kennedy, ExCom’da, “Savaşın eşiğindeyiz ve bilin ki Beyaz Saray sığınağı hepimizi almaz” der.
  • 21 Ekim: Küba’ya abluka kararı alınır. Kennedy ayrıca, bombardıman planı yapılmasını ister. Halkın hiçbir şeyden haberi yoktur ama basın kokuyu almıştır. Beyaz Saray’ın ricası üzerine The New York Times dahil hiçbir gazete tek satır yazmaz.
  • 22 Ekim: Kennedy, TV’den halka hitap edip olup biteni açıklar. Dünya şoktadır. Müttefiklere bilgi verilir. NATO alarm durumuna geçer. Washington’daki Sovyet elçisi bile o gün haberdar olur füzelerin varlığından. ABD tarihinde ilk kez tüm savaş uçaklarına (toplam 161 uçak) nükleer silah yüklenir.
  • 23 Ekim: Kennedy, Kruşçev’den ‘basiret’ göstermesini ister. Moskova, Sovyet gemilerine herhangi bir müdahaleyi ‘savaş eylemi’ olarak değerlendireceklerini bildirir.
  • 24 Ekim: Amerikan hava kuvvetleri, savaş halinde Sovyet topraklarında hedef alınacak 220 tesisin listesini hazırlamıştır. 120 bin ABD askeri Küba’nın işgali için eller tetikte beklemektedir. Kruşçev ablukadan dolayı ABD’yi ‘düpedüz haydutluk’ yapmakla suçlar.
  • 25 Ekim: CIA, Küba’da kısa menzilli nükleer füzeler de bulunduğunu saptar. Türkiye ‘Jüpiter’ pazarlığından rahatsızlığını bildirir ve alternatifi getirilmeyecekse füzelerin çekilmesine karşı olduğunu duyurur.
  • 26 Ekim: ABD bombardıman için hazırlıklarını tamamlamıştır. Sovyet istihbaratına göre gece Amerikan hava harekâtı an meselesidir. Castro, Küba hava sahasını ihlal eden ABD uçaklarına ateş açılmasını emreder. Akşam saatlerinde Beyaz Saray’a Kruşçev’in mesajı ulaşır: ABD Küba’yı işgal etmeyeceğini taahhüt ederse Sovyet füzeleri geri çekilecektir. Gece ExCom’dan dahi habersiz yapılan gizli bir görüşmedeyse Kennedy, Moskova’ya ‘Türkiye’deki Jüpiterler meselesinin Moskova’nın istediği gibi çözülebileceğini’ iletir.
  • 27 Ekim: Gerilimin doruğa çıktığı gün. CIA, Küba’daki altı nükleer üsten beşinin tamamen ateşe hazır duruma geçirildiğini bildirir. Kruşçev radyodan Jüpiter pazarlığını ifşa eder. U-2 tipi keşif uçağı Küba üzerinde vurularak düşürülür. Kennedy, ikinci bir vaka olursa, Küba uçaksavarlarının imha edilmesi emrini verir. Kennedy, Kruşçev’in taleplerini kabul eder: ABD Küba’yı işgal etmekten vazgeçecektir. Ayrıca Türkiye’deki Jüpiterler de çekilecektir ama bu mutabakat gizli tutulacaktır.
  • 28 Ekim: Kruşçev ABD ile anlaşma gereği Sovyet füzelerinin Küba’dan çekileceğini açıklar. Ve Jüpiter’lerin lafını etmez. Dünyayı nükleer savaşın eşiğine getiren ‘en tehlikeli 13 gün’ sona ermiştir.

Kaynakça