Header2.png

VikiSosyalizm'den Bildirimler Alabilirsiniz!
Bunun için sağ alt köşedeki kırmızı beyaz çan sembolüne tıklayınız

Vladimir İlyiç Ulyanov Lenin

VikiSosyalizm sitesinden
(Lenin sayfasından yönlendirildi)
Şuraya atla: kullan, ara
Lenin, 1917 yılında Rusya Geçici Hükümeti'nin devrildiği Ekim Devrimi sırasında tezahürat eden kalabalık bir işçi kitlesine hitap ediyor.
Lenin, Kremlin'deki çalışma ofisinde, 1918

Vladimir Lenin, bilinen adıyla Lenin (Rusça: Ленин), tam adıyla Vladimir İlyiç Ulyanov (22 Nisan 1870, Simbirsk - 21 Ocak 1924, Moskova), Rus sosyalist devrimci, Ekim Devrimi'nin lideri, Sovyetler Birliği Komünist Partisi'nin ve onun öncülü olan Rusya Sosyal Demokrat İşçi Partisi lideridir. [1]

Lenin, Marksizm üzerine kurulmuş politik ve ekonomik bir teori olan Leninizm'in de kurucusudur. Bu kuram dünya literatüründe "Marksizm-Leninizm" olarak anılır. Lenin, Marx'ın temel eserini üç temel noktada, yani felsefe, ekonomi ve siyasal alanlarda geliştirmiş, onu yeni koşullara uygun bir öğreti olarak ve temel ilkelerinden sapmaksızın yeniden üretmiştir. Bu konular "Proletarya Partisi", "Emperyalizm" ve "Demokratik merkeziyetçilik" gibi konuları kapsar. Bundan dolayı Leninizm, Marksizmin çağın gereklerine göre hem kuramsal hem politik hem de ekonomik alanda, temel ilkelere bağlı kalarak yeniden uyarlanması olarak anlaşılır.

VikiSosyalizm'de yer alan eserleri[değiştir]

Yaşamı[değiştir]

Orta halli bir öğretmen ailesinin altı çocuğundan ikincisi olan Lenin, gençlik yıllarında babasını 1896 yılında beyin kanaması nedeniyle kaybetti. Bir yıl sonra ağabeyi Aleksandr İlyiç Ulyanov'un Rus çarı III. Aleksandr'a suikast içeren bir bombalama eylemine katıldığı için idam edilerek öldürüldü. Aynı yıl liseyi bitirerek Kazan Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ne girdi. Çar karşıtı devrimci eylemleri yüzünden üniversiteden uzaklaştırıldı. Hukuk fakültesini dışarıdan bitirip 1891'de avukat oldu. 1895 yılında ülke dışına gittiğinde Marksizm ile tanıştı. Ülkesine dönerek çeşitli eylemlere katıldı, St.Petersburg'ta "İşçi Sınıfının Kurtuluşu İçin Mücadele Birliği" adlı bir örgüt kurdu. Aralık ayında tutuklandı ve 14 ay hapis yattı. Hapisten çıktıktan sonra Sibirya'ya sürgüne yollandı. Temmuz 1898’de kendisi gibi sosyalist eylemci olan eşi Nadejda Krupskaya ile evlendi. Ardından Rusya Sosyal Demokrat İşçi Partisi, (RSDİP) Lenin'in hazırladığı parti program taslağı ile kuruldu.

1900 yılında sürgün cezası bitince tekrar Avrupa'ya gitti, çeşitli ülkelerde kaldı. Rusya'daki arkadaşlarının yardımıyla Iskra (Kıvılcım) gazetesini çıkardı. 1906'da RSDİP başkanlığına seçildi. 1917 yılında Rusya'ya döndü, Şubat Devrimi deneyiminin sonuca ulaşmaması sonucunda güvenlik nedeniyle Finlandiya'ya gitmek zorunda kaldı. Ekim Devrimi'nden hemen önce yine Rusya'ya geldi.

Suikast girişimi[değiştir]

30 Ağustos 1918'de Moskova'daki "Orak-Çekiç" adındaki fabrikada yaptığı bir konuşma sırasında suikaste uğradı (Bakınız: Lenin'in vurulması).

Bir kurşun hedefini bulmazken kurşunlardan ikisi Lenin'i, sol omzundan ve çenesinden vurur. Lenin derhal Kremlin’deki odasına götürülür. Suikast girişiminin örgütlü olmasından şüphelenildiği için tedavi için hastaneye gidilmez ve Kremlin'de tedavi altına alınır. Doktorlar Kremlin'e gelseler de hastane ortamı olmaksızın kurşunları çıkartamayacaklarını söyleyerek Lenin'i hastaneye yatırırlar. Lenin ağır yaralanmasına karşın kurtulur. Buna rağmen hiçbir zaman tam olarak iyileşemeyecektir, son dönemlerindeki rahatsızlıkları da bu suikaste bağlanmaktadır. [2]

Suikast girişiminde aldığı yaralar sağlık durumunu daha da kötüye götürmüştür. Kurşun omuriliğe yakın durduğu için, o günün tıp tekniğiyle çıkarılması mümkün değildi.

Son yılları[değiştir]

1922 Mayıs’ında ilk defa felç geçirerek sağ tarafı kısmen felçli kalan Lenin’in sovyet hükümetindeki rolü giderek azaldı. Aynı yılın aralık ayında geçirdiği ikinci felçten sonra aktif politikadan çekildi. 1923 Mart’ında geçirdiği üçüncü felcin sonrasında konuşma yeteneğini de yitirdi. 21 Ocak 1924 günü, 53 yaşında hayatını kaybetti. [3]

Mozolesi[değiştir]

Lenin'in mozole içindeki naaşı

Lenin'in Mozolesi Moskova'da, Kızıl Meydan'da bulunmaktadır. Naaşı mumyalanmış bir şekilde korunmaktadır ve halkın ziyaretine açıktır.

Mozole, mimar Aleksey Şçusev tarafından yapılmıştır. Mozolenin yapımına 27 Ocak 1924'te başlanmıştır. İlk olarak ahşap bir yapı inşa edilmiştir. Yine mimar Aleksey Şçusev'in projesini hazırladığı granit mermerden yapılan bugünkü mozole 1930 yılında açılmıştır. Eni 24, yüksekliği 12 metre olan mozoledeki kırmızı renkli granit komünizmi, siyah labrador da yası temsil etmektedir.

Marksizm'e katkıları[değiştir]

Parti kavramı[değiştir]

Stalin, Lenin ve Kalinin, 1919

Toplumsal konumu gereği proletarya, sınıflı toplumsal yapıyı sona erdirecek olan iradedir. Marx'a göre bu irade, proletaryanın "doğal" olarak kurup benimseyeceği bir çeşit parti olacaktır. Marx için bu parti, proletaryanın içinden tamamen tarihsel bir zorunluluk ve kapitalizmin çelişkileri sonucu ortaya çıkar. Bu noktada Marx'ın saptaması, partinin devrim için bir aygıt ve proleteryanın örgütlenmiş bir biçimi, onun buluşma alanı olmasıdır. Devrimi yapansa, proletaryanın bizzat kendisidir.

Tam bu noktada Lenin bu iradeyi öncü "Komünist Parti" önderliğindeki proletarya olarak tanımlamıştır. Marksizm-Leninizm ifadesinde tanımlama yapılan Leninizm noktası, buradaki öncü parti vurgusudur. Bilinçsiz ve örgütsüz proletaryayı "lümpen proletarya" olarak tanımlayan Marx'ın görüşlerini genişleten Lenin, bu saptamasında devrimin proletarya için yapılmış olsa da, devrimin birincil öğesi ve yaratıcısı kurulmuş olan marksist partidir görüşünü beyan etmiştir. Bir kısım Marksist düşünür, bunu Leninizm ve Marksizm arasındaki ince farklardan biri olarak tanımlamaktadır. [kaynak belirtilmeli] Fakat bu görüşe karşı çıkanlar ve dünyadaki genel marksist görüş Lenin'in bu görüşlerini Marksizm'in geliştirilmesi olarak yorumlar. Lenin'in Devlet ve Devrim adlı eserinde açıkladığı ve SSCB'de hayat bulan teorik saptamalarında "Komünist Parti"'nin proletarya diktatörlüğüne geçiş için olmazsa olmaz nüvesi olarak belirtmiştir. Ayrıca Proletarya partisi, Lenin'e göre "Proletarya diktatörlüğü döneminde temel önder güç" ve "İşçi sınıfı birliğinin en yüksek değeri"'dir. [4]

Stalin de buna paralel olarak "Parti'nin, işçi sınıfının örgütlü müfrezesi" olduğunu belirmiştir. [5]

Emperyalizm[değiştir]

Ana madde: Emperyalizm

Leninizm`in diğer temel bir düşüncesi de emperyalizmi kapitalizmin en yüksek basamağı olarak görmesidir. Lenin, kapitalizmin küresel bir sistem olurken uyguladığı hileyi (Marx bu fenomeni öngörmüştür) Marx`ın çalışmalarını geliştirerek ve güncelleyerek anlatır. Lenin`e göre gelişmiş kapitalist ülkelerde proleter devrim gerçekleşemez çünkü bu ülkeler işçilerine nispeten yüksek yaşam standartı ve çeşitli fırsatlar sağlar ve işçilerin devrimci bir bilince ulaşması mümkün olmaz (bkz: İşçi aristokrasisi). Bu yüzden ancak daha az gelişmiş ülkelerde işçi devrimi mümkün olabilir. [kaynak belirtilmeli]

Fakat eğer devrim ancak fakir, gelişmemiş bir ülkede başlayabilirse burada bir sorun ortaya çıkmaktadır. Marx`a göre gelişmemiş ülkeler sosyalizmi inşa edemez, çünkü kapitalizm henüz buralarda bütün gücünü kullanmamış, sömürüsünü gerçekleştirmemiştir, işte bu yüzden dış güçler devrimi başarısızlığa uğratmak için elinden geleni yapacaktır. Buna Leninizm iki çözüm yolu önermektedir;

  1. İlk önerisi çok sayıda gelişmemiş ülkenin kısa bir sürede birleşerek büyük federal bir yapı kuracağı, bu sayede kapitalizme karşı direneceği ve sosyalizmi kurmayı başaracağıdır. Sovyetler Birliği`nin kurulmasının temel fikri budur.
  2. Diğer önerisi de gelişmemiş ülkelerde başlayan devrimin veya devrim ateşinin gelişmiş kapitalist ülkelerdeki devrim kıvılcımını tetikleyebileceğidir (örnek olarak Lenin, Ekim Devrimi'nin bir Alman Devrimini ateşleyebileceğini ummuştu). Gelişmiş ülke böylece sosyalizmi kuracak ve gelişmemiş ülkelerin de aynı şeyi yapmasına yardım edecektir.

Demokratik merkeziyetçilik[değiştir]

Leninizm'in marksist geleneğe en büyük katkısı demokratik merkeziyetçi örgüt yapısını savunmasıdır.

Demokratik merkeziyetçilik ilkesi, isminden de anlaşılacağı üzere, iki yönü içermektedir. Birincisi; demokrasi yönü, ikincisi ise; merkeziyetçilik yönüdür. Bu iki yön de kopmaz bir biçimde birbirine bağlıdır ve proletarya partisi için vazgeçilmezdir. Fakat, Leninist partilerde merkeziyetçilik daima ön plandadır. Demokratik yön ise, koşullara göre değişir, yani, daraltılır veya genişletilir. Merkeziyetçilik ilkesi, Merkez Komite şahsında tek bir merkezi önder organa sahip olmayı ve azınlığın çoğunluğa, her bir örgütün merkeze, alt örgütlerin ise üst örgütlere bağlı olmasını gerektirirken, demokratiklik ilkesi ise, parti örgütlerinin aşağıdan yukarıya doğru seçim esasına göre kurulmasını ve partinin, kongrelerini, toplantılarını açık yapmasını gerektirir. Parti, bu her iki ilkeyi birbirine karıştırmaksızın uygun biçimler altında hayata geçirmekle yükümlüdür.

Şüphesiz ki, en küçük bir demokratik hakkın bile olmadığı, partinin illegal temellerde örgütlenmek ve çalışmak zorunda kaldığı ülkelerde, demokratik merkeziyetçiliğin merkezi yanı daha da ağır basar. Yani, partinin çeşitli düzeylerdeki örgütlerinde üyelerin seçimle görevlendirilmesi ilkesi uygulanamaz. Parti, ağır polis baskılarından dolayı, demokratik yanı sınırlamak, bunun karşısında mutlak-merkeziyetçiliği hakim kılmak zorundadır. Parti, ancak bu şekilde düşmanın ağır baskılarından kendisini koruyabilir. [6]

Lenin, bu konuda "Uzmanlaşma, zorunlu olarak merkezileşmeyi öngörür ve onu gerekli kılar." görüşünü savunmaktadır. [7]

Galeri[değiştir]

Ayrıca bakınız[değiştir]

Kaynaklar[değiştir]