Header2.png

VikiSosyalizm'den Bildirimler Alabilirsiniz!
Bunun için sağ alt köşedeki kırmızı beyaz çan sembolüne tıklayınız

Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği

VikiSosyalizm sitesinden
(SSCB sayfasından yönlendirildi)
Şuraya atla: kullan, ara
Ambox rewrite orange.svg.png Bu madde bir taslaktır.
Maddenin içeriğini geliştirerek VikiSosyalizm'e katkıda bulunabilirsiniz.

Katkıda bulunmak için sayfanın üstünde yer alan Değiştir sekmesine tıklayınız.


1958-1991 yılları arasında kullanılan Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği arması
SSCB'nin ilk kuruluş yıllarındaki Savaş komünizmi (Rus İç Savaşı) yıllarını anlatan bir video
Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği toprakları

Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği (Rusça: Союз Советских Социалистических Республик, Kısaca SSCB), Rusya İmparatorluğu'nun 1917 yılında Ekim Devrimi ile yıkılmasıyla 1922 yılında resmen kurulup 1991 yılında dağılmasına dek varlığını sürdüren sosyalist federal cumhuriyet.

SSCB, 22.403.000 kilometrekarelik yüzölçümüyle dünyanın en büyük ülkesiydi.

SSCB, farklı kültürlere sahip insanların yaşadığı 15 cumhuriyetten oluşmaktaydı. Topraklarının dörtte üçü Asya kıtasından olmasına rağmen başkent Moskova dahil önemli şehirleri Avrupa kıtasında bulunmaktadır.

Tarihi

Ekim Devrimi

Ana madde: Ekim Devrimi

24 Ekim sabahı (6 Kasım) bizzat Lenin’in yönetiminde Kışlık Sarayı'nın etrafı sarılarak yönetim ele geçirildi. 25-26 Ekim’de Lenin’in başkanlığında sovyet hükümetinin kuruldu ve bu tarihten Şubat-Mart 1918’e kadarki süre içinde (4-5 ayda) sovyet iktidarı hızla tüm Rusya’ya yayıldı Oluşturulan Halk Komiserleri Kurulu aracılığıyla, devrime karşı cephe alan başta Kadetler olmak üzere özellikle monarşi yanlısı partilerle, Kerenski kabinesi üyelerini tutuklar. 20 Aralık 1917’de devrimi korumak için Çeka (Tüm Rusya Karşı-Devrim ve Sabotajla Savaş Olağanüstü Komisyonu) kurulacaktır. Şehirde işçilerin ve kırda da köylülerin ittifakını simgeleyen orak ve çekiç Sovyetler Birliği'nin arması olarak kabul edilir. Halk Komiserleri Kurulu’nun aldığı ve uyguladığı ilk kararlarda 1871 yılındaki ilk işçi iktidarı denemesi olan Paris Komünü'nün etkisi hissedilir.

SSCB'nin kurulması

Bolşevik Parti, 1921'de nihai zaferini ilan etmesiyle birlikte Rusya'da tam anlamıyla egemen hale geldi. Belarus, Ukrayna, Orta Asya ve Transkafkasya’da da Lenin önderliğindeki güçler karşı-devrimcileri yenilgiye uğrattılar.

Lenin ve Nikolay Buharin'in hazırladığı NEP (Novaya Ekonomiçeskaya Politika / Yeni Ekonomi Politikası) kabul edildi. Toprak ağalarının, köylü kooperatifleri ve kolektif çiftliklerin kaldırılması yönünde baskı yaratmak amacıyla yaptıkları karaborsacılık ve suni kıtlık yaratma girişimlerine karşı köylülerin serbest ticaret yapmasına olanak tanındı. NEP I. Emperyalist Paylaşım Savaşı ve Ekim Devrimi sırasında fazlasıyla sarsılan ekonominin kısa sürede toparlanmasını sağladı.

1922'de sovyetlerin federatif yapısı hakkında tartışmalar yapıldı. Milliyetler Halk Komiseri olan Stalin tüm cumhuriyetlerin Rusya Federatif Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti'nin birer özerk bölgesi olması gerektiğini savunuyordu. Lenin buna şiddetle karşı çıkarak tüm halkların eşit statüde, egemenlik haklarının korunduğu bir devletler topluluğu planı hazırladı. Plana göre her cumhuriyetin birlikten ayrılma hakkı vardı. Yapılan tartışmaların ardından Lenin'in görüşleri genele hakim olarak SSCB'nin kuruluşu tamamlandı.

30 Aralık 1922'de Rusya Federatif Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti'nin, Belarus SSC, Ukrayna SSC, Orta Asya ve Kafkas cumhuriyetleriyle birleşmesiyle Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği resmen kuruldu.


Ekonomi

Merkezi sosyalist plana dayalı bir ekonomiye sahip olan SSCB'nin ekonomik temelini üretim araçlarının toplumsal mülkiyeti oluşturur. Marksist teori, sosyalist toplumda üretim araçlarının toplumsal mülkiyetini, üretimin ve bölüşümün tamamen merkezi planlama doğrultusunda gerçekleştirileceğini söylemektedir. Ekim Devrimi'nin hemen ardından tüm devlet yönetimine el koyan ve burjuva-kapitalist devlet mekanizmasını parçalamayı hedefleyen Bolşevikler, ülkedeki tüm bankaları, fabrikaları, belirli bir değerlemenin üzerindeki üretim araçlarını bedelsiz kamulaştırmış, tüm dış borçları reddetmişlerdir. Ancak kısa süre sonra, İngiliz destekli Çar yanlılarının Bolşevikler ile tutuştukları iç savaş, Lenin tarafından Savaş Komünizmi kararlarının uygulanmasına sebep olmuştur. Bu dönemde köylünün tarımsal üretiminin bir kısmına devrimciler tarafından el konulmuş, yıllık üretim birikimi ve tüketim miktarı planlanmış ve paranın pazar içerisinde dönüşümü kısıtlanmıştır. İç savaş ekonomiye ağır bir darbe indirmiş, 1920'de üretim birikimi 1914 öncesi dönemin bile gerisine düşmüştür. 1921'de iç savaşın Bolşevikler lehine sonuçlanmasının ardından, Lenin tarafından "Bir adım geri, iki adım ileri" şeklinde formüle edilmiş Yeni Ekonomi Politikası yürürlüğe sokulmuştur. Sovyetlerin sermaye birikimi sağlaması, üretimin canlanması ve endüstriyel kalkınma hamleleri için bir dayanak noktası olması planlanan bu politika ile, köylünün üretim fazlasını pazarda satabilmesine olanak sağlanmış, küçük işletmelere ve küçük burjuvaziye izin verilmiştir. Suikast sonucu (Bakınız: Lenin'in vurulması sağlığını yitiren Lenin'in 1924'te ölümü üzerine parti genel sekreteri seçilen Stalin tarafından 1928'e kadar devam ettirilen Yeni Ekonomi Politikası, sonuç itibariyle başarıya ulaşmış ve ekonominin hızla kalkınmasını sağlamıştır.

Tarım

Sovyet tarımı, kolektif çiftlikler (kolhoz) ve devlet çiftlikleri (sovhoz) üretimine dayalıdır. Kolektif çiftlikler özerk birimler olarak çalışırlardı. Devlet çiftliklerinde tarım işçileri ücret alırlar. Bu çiftliklerde yönetim, doğrudan doğruya Tarım Bakanlığı'na bağlıdır.

Tahıl, özelliklede buğday, Sovyet tarımının başlıca tarım ürünüydü. Buğdayın yıllık üretimi 90 milyon tonu aşmaktadır. [kaynak belirtilmeli]

İklim koşulları, tarımsal verimin düşmesine yol açmaktaydı. Zaman zaman baş gösteren doğal afetler, kötü hasata yıl açmaktaydı. [kaynak belirtilmeli]

Sanayi

Sovyetlerde özel sektöre ait sanayi kuruluşu bulunmamaktaydı. Bütün sanayi girişimleri ya devletin sahip olduğu ya da bir kooperatif ya da çiftliğin denetimindeki girişimlerdi.

Çok uluslu devlet

Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği'ni oluşturan cumhuriyetlerin armaları (ortadaki SSCB armasıdır)
SSCB'nin tanıtımı amacıyla çeşitli dillere çevrilip yayınlanmış olan USSR in Construction isimli derginin; 1934 yılına ait altıncı sayısında bulunan ve SSCB'de bilimin gelişimi, bilimsel çeşitli kuruluşların yerleşkeleri ve dağılımı gibi verileri konu alan görsel

Rus Çarlığı, sınırları içerisinde birbirinden ırk, dil, din bakımından farklı toplulukları barındırırdı. Bunların arasında Ruslar diğerlerini yönetir konumdaydı. Bütün bu halkları merkezi otoriteye bağlı kılabilmek için Ruslaştırma politikası izlenirdi. Ekim Devrimi'nden sonra diğer uluslar Ruslarla eşit konuma geldi. Bağımsızlıkları kabul edilen uluslar sosyalist federalizm ilkeleri içinde bir araya getirildi. Sovyetler Birliği, 15 birlik cumhuriyetinden meydana gelmekteydi. Ayrıca bunların içinde özerk cumhuriyet, eyalet ve bölgeler vardı. Cumhuriyetlerden her biri, federal devletin yetkisine girmeyen konularda bağımsızdı.

1936 SSCB Anayasası

1936 SSCB Anayasası, halkların tam eşitliğini garanti altına alması bakımından son derece önemlidir. 25 Kasım 1936’da, Stalin, anayasa taslağını açıkladığı raporunda konu hakkında şunları söylemiştir:

 :"Sovyet anayasası, tüm halkların ve ırkların geçmişteki ve o anki durumundan bağımsız olarak, güçleri ve zayıflıklarından bağımsız olarak, toplumun ekonomik, sosyal, devletsel ve kültürel yaşamının her alanında aynı haklara sahip olması gereğinden hareket eder."

1936 SSCB Anayasası'nın, 123. maddesinde, Sovyetler Birliği’nin bütün yurttaşlarının tam eşitliğini güvenceye almaktadır:

« :“Yurttaşların haklarının bir ırka veya ulusa aidiyeti nedeniyle, her ne türden olursa olsun, doğrudan ya da dolaylı olarak kısıtlanması veya tersinden, doğrudan ya da dolaylı olarak iltimas konusu edilmesi, yine, ırksal ya da ulusal bir özellik veya bir ırka ya da ulusa yönelik nefret ve bir ırkın veya ulusun aşağı görülmesi yasalarca cezalandırılır.” »

Bu sorunda, Sovyet Anayasası, kimi halkların geri kalmışlığının doğuştan gelen niteliksel farklılıklardan kaynaklanmadığı, aksine, bu halkların altında yaşadıkları ve geliştikleri tarihsel koşullara ve üretim yöntemlerinin geriliğine bağlı olduğu ilkesinden hareket etmektedir. Bu gerilik, genellikle bir sömürgenin ağır baskısıyla ve de insanlığın çoğunluğunun kapitalist ülkeler tarafından uğratıldığı politik, ekonomik, kültürel ve moral yalıtılmışlıkla suni olarak sürdürülmüştür. Aynı zamanda, Sovyetler Birliği halklarının yaşamı, SSCB’nin en geri uluslarının da (bilimler akademisinin özel komisyonlarının üzerinde çalıştıkları) bir yazına sahip olma ve anadilin öğrenilmesi ve geliştirilmesi hakkını elde ettikten, devlet yönetimine katılma hakkına kavuştuktan sonra, büyük bir hızla gelişmeye başladıklarını ve bu halklar içinden bilim insanları, yazarlar, sanatçılar ve çok yetenekli komutanlar yetiştiğini göstermiştir. [1]

Ayrıca bakınız

Kaynakça