Header2.png

VikiSosyalizm'den Bildirimler Alabilirsiniz!
Bunun için sağ alt köşedeki kırmızı beyaz çan sembolüne tıklayınız

Silah bırakma

VikiSosyalizm sitesinden
Şuraya atla: kullan, ara
Kapitalist sistem piramidinde silahın yönetim aygıtı olduğu ve en alttaki işçi sınıfı temsiliyeti

Silah bırakma, bir zümrenin tehlike gördüğü başka bir zümreden mevcut silahlarını bırakma isteğini belirten terim.

Marksist literatürde bu terim, burjuvazinin kendi iktidarına karşıt gördüğü durumlarda, buna ek olarak çeşitli ulusal ve sınıfsal durumlarda ezilenlerin egemen sınıflara karşı mücadele durumlarında ortaya çıkmaktadır.

Tarihsel süreç

Fransız Devrimi

1789'de başlayan Fransız Devrimi patlak verdiğinde gelişen burjuvazi, kendi iktidarına karşıt gördüğü için devrime katılan tüm işçileri silahsızlandırmıştır. [kaynak belirtilmeli]

Lenin burjuva devrimlerinde görülen bu durumu şu şekilde yorumlamıştır; [1]

 :"Bütün burjuva devrimlerin sonucu şudur: Önce proletaryayı silahlandır, sonra da daha fazla ileri gitmesini önlemek için onu silahsızlandır."

Ekim Devrimi

1917'deki Şubat Devrimi sonunda II. Nikolay’ın tahttan indirilmiş ve Geçici Hükümet adında bir yönetim komitesi ortaya çıkmıştır. [2], Burjuvazi ve işçi sınıfını aynı anda temsil etmeye çalışan bu çelişkili hükümete karşı Lenin önderliğindeki Bolşevikler, burjuvaziyi alt etmek için polisi silahsızlandırmaya yönelik kararlar almaya başlamışlardır. [kaynak belirtilmeli] Böylece gerçekleşecek Ekim Devrimi'nin önünü açmışlardır. Ekim Devrimi ile birlikte iktidarı alan Bolşevikler, Geçici Hükümet'in yaklaşık sekiz aylık iktidarına son vermiştir.

Türkiye ve Kürdistan

Yıllardır Kürt Sorunu'nun hakim olduğu Türkiye'de; iktidarda olan burjuvaziyi temsil eden hükümetler [3], baskı uygulayan "Ulusal sömürgeci" devlet aygıtı ve ona destek verenler [4] , yıllardır gerilla savaşı yöntemiyle mücadele veren Kürdistan İşçi Partisi'nden (PKK) sık sık silah bırakmasını talep etmektedir. Buna karşın PKK, zaman zaman karşılıklı ateşkes süreçleriyle oluşan saldırmazlık dönemleri hariç, hiçbir zaman tamamen silah bırakmamıştır. 2015 yılında KCK Yürütme Komitesi Üyesi Duran Kalkan, "PKK silah bırakmaz, niye bıraksın? Kürt silah bırakmaz. Türk devleti silahsızlansın!" diyerek bu talebi reddettiklerini açıklamıştır. [5]

Bununla birlikte KCK Yürütme Konseyi üyesi Mustafa Karasu 28 Şubat 2015 tarihinde konu hakkında şunları söylemiştir; [6]

 :"Sorun bizim Türk devletine karşı silah bırakıp bırakmamamız sorunu değildir; sorun, böyle bir direnişi ortaya çıkaran koşulların ortadan kaldırılıp kaldırılmamasıdır. Yani Türk devletinin 10 başlıkta müzakere yaparak Kürt sorununu çözme iradesi gösterip çözüm konusunda adım atıp atmamasıdır. Çünkü Kürt sorununu yaratan ne Kürtlerdir, ne de Kürt Özgürlük Hareketi'dir. Kürt sorununu yaratan devlettir, devletin politikalarıdır ve hala da bu sorun çözülmemiştir. AKP Hükümeti Önderliğin ortaya koyduğu 10 başlıkta müzakere edip sorunu çözecek midir, çözmeyecek midir? Bu sorunun cevabı çok önemlidir. Bu sorun çözülmeden PKK silah bırakacak, "PKK Kongresini yapıp silah bırakma kararı alacak biçimindeki yaklaşımlar demagojidir, aldatmak ve sorunu çarpıtmaktır. Önder Apo'nun söylediklerini de tersine çevirip hem Önder Apo'ya karşı, hem Özgürlük Hareketi'ne karşı kullanmaktır"

Görüşler

Stalin

Stalin, kapitalizm ve emperyalizme karşı mücadeledeki silahın yeri konusunda şu görüşlere sahiptir; [7]

 :"Sizi açıkça uyarmam gereken kötü bir alışkan­lığınız var. Kürsüye kim çıkarsa çıksın, ne söylerse söylesin, hepsini yürekten bir alkışla karşılıyorsunuz! "Yaşasın Özgürlük!" deniyor, alkışlıyorsunuz. "Yaşasın Devrimi" deniyor, alkışlıyorsu­nuz. Bu elbette çok doğru bir şey. Ama birisi çıkıp da "Kahrolsun silâhlar" dediği zaman gene alkışlıyorsunuz. Acaba silâhsız bir devrimin basan ya ulaşma şansı olabilir mi? "Kahrolsun Silahlar!" diye bağıran bir kimse acaba nasıl bir devrimcidir? Bunu söyleyen konuşmacı bir devrimci değil, bir Tolstoycu olsa gerek. Ama neci olursa olsun, bir devrim düşmanıdır, halkın özgürlüğünün düşma­nıdır. ... Kazanmak için gerçekten neye gereksinimimiz var? Üç şe­ye. Bunu İyi kavrayalım ve akıldan çıkarmayalım: Birincisi silâh, ikincisi silâh, üçüncüsü gene silâh."

Kaynakça