Header2.png

VikiSosyalizm'den Bildirimler Alabilirsiniz!
Bunun için sağ alt köşedeki kırmızı beyaz çan sembolüne tıklayınız

Sosyalist Gerçekçilik

VikiSosyalizm sitesinden
(Sosyalist gerçekçilik sayfasından yönlendirildi)
Şuraya atla: kullan, ara
Lenin ve işçileri gösteren "Sosyalist Gerçekçi" bir resim

Sosyalist gerçekçilik, (Rusça: Социалистический реализм / Sotsialisticheskiy realizm, İngilizce: Socialist realism, Fransızca: Le réalisme socialiste, Almanca: Sozialistischen Realismus, İspanyolca: Realismo socialista) Marksist estetik kuramına bağlı işçi sınıfını ön planda tutan sanat anlayışı.

Sosyalist Gerçekçilik terimi, sanatsal bir doğrultu olarak sosyalist sanatı gösterdiği kadar, bu doğrultu içinde yer alan yapıtları da kendi tarihsel, ideolojik ve estetiksel özellikleri içinde göstermektedir. [1]

Sosyalist gerçekçilik, belli bir zümreyi değil tüm toplumu ön planda tutan toplumsal gerçekçilik ile karıştırılmamalıdır.

Tarihçe

Sosyalist gerçekçilik her ne kadar görüş olarak daha eskilere dayansa da bir kavram olarak 1930'larda ortaya çıkmıştır. Ana ilkeleri 1934'te belirlenmiştir. Bu kuram özellikle II. Dünya Savaşı'ndan sonra geliştirilmiştir. [kaynak belirtilmeli]

İlk Sosyalist Gerçekçi sanat eseri olarak Maksim Gorki'nin Ana adlı romanı kabul edilir. [2] 1917 Ekim Devriminden sonra kurulan SSCB'de bir çok sanatçı ve eser Sosyalist Gerçekçi olarak kabul edilmiştir. Ekim Devrimi sonrasında sosyalizm fikri bir çok sanatçıya ilham olmuş hatta bu doğrultuda eserler verilmiştir. Tahrif amaçlı bir çok makale ve yazıda Sosyalist Gerçekçi sanat eserleri 1930-1950 yılları arasında SSCB ve Doğu bloğu ülkelerinde üretilen eserlerle sınırlandırılmıştır. Buna karşın bu anlayışın (sosyalist gerçekçiliğin) temsilcileri hem sosyalist ülkelerinin dışında da var olmuş hem de 1930-1950 yıllarıyla sınırlanmamıştır.

Sosyalist gerçekçilik kavramı, Proleter Rus Yazarlar Derneği'nin (RAPP - Rosiskaya Asotsiyatsiya Proletarskih Pisateley) 'diyalektik maddeci' bir estetik kurmak amacıyla, Maksim Gorki'nin yapıtını ve Marx, Engels, Plehanov ve Lenin 'in (parti örgütü ve parti edebiyatı - 1905) çalışmalarına dayanarak 1932'de ortaya çıktı. Sovyet Yazarlar Birliği'nin 1934 kongresi'nde sosyalist gerçekçilik SSCB'nin resmi sanat anlayışı oldu.

Ancak 1934'te resmilik kazanan kavramın tam anlamıyla bir içeriğe kavuşması marksist sanat kuramcılarının çalışmalarıyla olmuştur. Temelleri Georgi Plekhanov ve Belinski tarafından atılan marksist estetik kuramı daha sonra bu doğrultuda bir çok kuramcı tarafından geliştirilmiştir. 1934 Sovyet Yazarlar Birliği 1. kongresinde yer alan Anatoly Lunaçarski'nin marksist estetik ve sosyalist gerçekçi sanat kuramına önemli katkıları olmuştur. Sosyalist Gerçekçilik sanat kuramıyla doğrudan ilgilenen bir diğer önemli isim Macar düşünür Georg Lukács'tır. Alman oyun yazarı, şair, tiyatro yönetmeni Bertolt Brecht'in de estetikle ilgili kendi Marksist yorumları ve sosyalist gerçekçiliğe değindiği makaleleri vardır. Bu konuda özellikle Georg Lukács'la yaptığı atışmaları ünlüdür. Türkiye'de sosyalist gerçekçi sanat kuramıyla ilgilenen en önemli isim Aziz Çalışlar olmuştur. Hem çevirileri hem de yazılarıyla Sosyalist Gerçekçi Sanat anlayışıyla ilgili görüşleri Türkçeye kazandırmıştır.

Sosyalist Gerçekçi sanat kuramının ve marksist estetiğin öncüleri ve temsilcileri arasında daha çok şu isimler sayılır: Vissarion Belinski, Georgi Plekhanov, Anatoly Lunaçarski, Antonio Gramsci, Georg Lukács, Bertolt Brecht, Moisei S. Kagan,Walter Benjamin, Louis Althusser, Theodor Adorno [3] [4] [5]

İçerik

Sosyalist Gerçekçi sanat kuramının isim babası ve en önemli temsilcisi Anatoly Lunaçarski'dir. Lunaçarski’nin, 12 Şubat 1933 tarihinde, SSCB Yazarlar Birliği Örgütleme Komitesi’nin 2. Plenumuna sunduğu bir raporda, daha sonra Sovyetler Birliği’nin resmi sanat çizgisi olarak kabul edilecek olan “sosyalist gerçekçilik” üzerine düşüncelerini belirtmiştir. Bu raporda Lunaçarski şöyle yazmıştır:

“Sanat, her zaman toplumun üstyapısının bir parçasıydı ve sınıf mücadelesinde aktif bir rol oynadı. Egemen sınıflar onu kendi çıkarlarına uygun bir toplum yaratmak için kullandılar; tarihsel gelişme içinde egemen sınıfların karşısına çıkan sınıflar tarafından da o, bu mücadelede silah olarak kullanıldı. Sözüm ona sanat için sanat -yaşamdan kaçan, gerçek yaşam sorunlarına oldukça uzak duran ve onu açıkça aşağılayan bir sanat, aktif veya pasif, bilinçli veya bilinçsiz toplumsal güçlere uzak duran bir sanat- her şeye rağmen, oldukça berrak ve belirli bir şekilde belli sınıf çıkarlarına hizmet eden toplumsal bir güçtür.
Marksist sanat ve edebiyat bilimi, sanatın toplumsal yaşamdan gerçek bir kopuşunu mümkün sayan yalancı teoriyi reddetti. Biz, toplumsal hayata sırt çevirmenin, bu toplumsal hayata karşı belli bir tavır almak demek olduğunu ortaya çıkardık.” [6]

Raporda olduğu gibi kongredede nasıl bir sanat sorusu asıl soru olmuştur bu soruya Lunaçarski şöyle cevap vermiştir:

“… Proletaryanın ve onunla ittifak içindeki grupların sanatı esasında sadece gerçekçi olabilir. Ve niçin? Daha Plehanov, alışıldığı üzere tüm aktif sınıfların gerçekçi olduklarının altını çizmişti. Marx, bizim dünyayı kavramak değil değiştirmek zorunda olduğumuzu söylemişti. Ama insanın kendini sadece gerçeğin bilinmesiyle sınırlaması durumunda bile o bir gerçekçidir.” [3]

Lunaçarski, proletaryanın sanatta gerçekçilikten yana olması gerektiğini belirttikten sonra, tarihte toplumsal hareketin öncüsü olduğu dönemlerde burjuvazinin de gerçekçi bir sanattan yana olduğunu aktarmaktadır. Lunaçarski, daha sonra proletaryanın hizmetinde yeni bir aşamaya yükselen gerçekçiliğe, sosyalist gerçekçiliğe geçmektedir:

“Sosyalist gerçekçilik neden oluşmaktadır?
Her şeyden önce o da gerçekçidir, gerçeğe bağlıdır.[3]
“Biz gerçeği kabul ediyoruz, biz onu statik olarak kabul etmiyoruz, -onu statik olarak tekrar tanımak mümkün olur muydu?- biz onu her şeyden önce görev olarak, gelişme olarak kabul ediyoruz.” [3]
“Sosyalist gerçekçi gerçekliği, zıtların sürekli mücadelesi içindeki gelişme olarak, hareket olarak kavramaktadır.” [3]
“Gerçekten devrimci sosyalist gerçekçi, gerilimli heyecanların insanıdır ve bu durum onun sanatına renklerin ateş ve ışık gücünü katar.

Sosyalist gerçekçi statikçi olamaz, kaderci olamaz, o tamamen tutkulu, mücadeleci olmalıdır.” [3]

Sosyalist gerçekçi sanat kuramının bir diğer önemli ismi ise Georg Lukács'tır. Lukács yansıma kuramından yola çıkarak estetik görüşlerini temellendirmiştir. Buna göre gerçekçilik anlayışını Marksim Gorki gibi Eleştirel Gerçekçilik Sosyalist Gerçekçilik olmak üzere iki gruba ayırmıştır. Gerçekçi sanat anlayışını Lenin'in bilgi kuramından (öz görünüş kategorisi) yola çıkarak geliştirmiştir. "Önemli olanı tutmak önemsizi çıkarmak olarak " formüle ettiği kuramını tipiklik ilişkisiyle açıklamıştır. kökeni Oblomov'un yazarı Gonçarov'a kadar dayanan ve SSCB'de geliştirlen "Olumlu Kahramanlar" öğretisine karşı çıkarak tipikleş(tir)me ilkesini savunmuştur. [7]

Sosyalist gerçekçiliğin temel dayanakları

Sosyalist Gerçekçiliğin temel dayanağı yansıtma kuramıdır. Ancak Sosyalist Gerçekçilikte yansıtma naturalist sanat anlayışından ayrı olarak dış dünyanın bire bir taklit edilmesine karşıdır. Yüzeysel bir gerçeklikten çok özü aramayı amaç edinir. “Gerçekçi sanatın hakikati, hakikiliği (véracité) gerçek olayın dışa dönük tıpa tıp bir tasarımı anlamına gelmez; tersine bu olayın özünü, imgenin karşılamasını gerektirir.” [8] “Örneğin Çernişevski’ye göre sanat gerçekliğin yansıtılmasıdır, ama bu bir kopyacılık değildir, zira yazar görüneni olduğu gibi yansıtmamalı öze ait olanla olmayanı ayırt etmelidir.” [9]

Sosyalist gerçekçiliğin bir diğer temel ilkesi taraflılığıdır. "Sosyalist gerçekçiliğin hem değişen, değişebilen; hem de değişmeyen, değişmez özellikleri vardır. Sözgelişi dünyanın pratikteki etkin süreçler içerisinde yansıtılması, toplumsal insanın etkinliğini içeren nesnel gerçekliğin kendi gelişme süreçleri içinde verilmesi Sosyalist Gerçekçilik vazgeçilmez bir özelliğidir; çünkü kendi yaratı yönteminden, yansıtma ilkesinden, nesnellik ve tarihsellikten vazgeçmez. İkinci değişmez özelliği yan-tutmadır, yani nesnel gerçekçiliğin dönüşüme uğramasındaki toplumsal belirtenlerin (öznenin) yanında olmasıdır." [10]

Sosyalist gerçekçiliğin sanat alanında kabul edilen başlıca temsilcileri

Edebiyat

Maksim Gorki, Bertolt Brecht, Şolohov, Makarenko, Pablo Neruda, Nazım Hikmet, Louis Aragon, Nicolas Guillen, Yannis Ritsos [5]

Resim sanatı

SSCB

Isaak Brodsky, Aleksandr Mihailoviç Gerasimov, Vladimir Aleksandroviç Serov, Aleksander Deineka, Boris Kustodiev, Gely Korzhev, Arkady Plastov, Yuri Neprintsev [kaynak belirtilmeli]

Fransa

André Fougeron, Boris Taslitzky [kaynak belirtilmeli]

İtalya

Renato Guttuso [kaynak belirtilmeli]

Çin

PAN YUEN, CIN LANG, PN CIA DIS, YA CHIAN YU, VU HUO, GO HSIANG, LAN GU CHUN, VANG HSU YU, GU YUAN, CHUNG YANG HSI, SHI LU [kaynak belirtilmeli]

Meksika

Diego Rivera, David Alfaro Siqueiros [kaynak belirtilmeli]

Heykel Sanatı

Vera Mukhina [kaynak belirtilmeli]

Sinema

Serege M. Eisenstein, Dziga Vertov, Vsevolod Pudovkin [kaynak belirtilmeli]

Tiyatro

Bertolt Brecht [kaynak belirtilmeli]

Müzik

Dmitri Şostakoviç [kaynak belirtilmeli]

Galeri

Sosyalist gerçekçi sanat kuramı ve Marksist estetikle ilgili türkçeye çevrilmiş eserler

Ayrıca bakınız

Kaynakça