Header2.png

VikiSosyalizm'den Bildirimler Alabilirsiniz!
Bunun için sağ alt köşedeki kırmızı beyaz çan sembolüne tıklayınız

Sosyalizmin Tarihi

VikiSosyalizm sitesinden
Şuraya atla: kullan, ara
Ambox rewrite orange.svg.png Bu madde bir taslaktır.
Maddenin içeriğini geliştirerek VikiSosyalizm'e katkıda bulunabilirsiniz.

Katkıda bulunmak için sayfanın üstünde yer alan Değiştir sekmesine tıklayınız.


İlk Komünist Parti[değiştir]

  • Komünist Partisi, Adiller Birliği olarak bilinen bir örgütlenmeden doğmuştur.

Adiller Birliği 1836’da Paris’te Alman siyasi sürgünleri tarafından kurulmuş yasa dışı bir örgüttü. Başlangıçta Babeuf’un ütopik komünizmi ile Blankizmin etkisi altındaydı. Zamanla yine Blankici bir örgüt olan Mevsimler Birliği (Societe des Saisons)’nin Alman seksiyonuna dönüşmüştü. 12 Mayıs 1839’da Mevsimler Birliği’nin başlattığı Paris ayaklanmasına o da katılmış ve bu isyanın yenilgisini takiben kendi merkezini Paris’ten Londra’ya taşımıştı. 1839 yenilgisini izleyen süreçte Adiller Birliği eskiden savunduğu Blankist (Blankist görüşler genelde komplocu diye sunulurlar) fikirlerden giderek koptu. Bu arada salt Almanlardan bileşen bir örgüt olmaktan çıkarak kendisini dünya (Avrupa) devrimini savunan uluslararası bir partiye dönüştürmeye çalıştı. Ama ağırlıkla Alman işçi sınıfı içinde faaliyet yürüttüğü bu dönemde bu kez de Weitling’in ütopik komünizminin etkisi altına girdi. Sonraları Marksizm adıyla bilinecek olan yeni sosyalist eğilim yaklaşık bu sıralarda doğmuştu (1845-46). Kendi tarih teorilerini ve sosyalizm anlayışlarını oluşturan Marks ve Engels, daha yakın bağlara sahip oldukları Almanya’dan başlayarak işçi hareketi içinde kendi görüşlerini egemen kılmak için çabaladılar. Bu amaçla o zamanın egemen sosyalizm anlayışlarına karşı (Blankici görüşlere ve ütopik sosyalizme/komünizme karşı) bir mücadele açtılar.

  • Bu mücadele ürün vermekte gecikmedi.

Adiller Birliği’nin önderleri olan K. Schapper, Bauer, Moll ve diğerleri kendilerine yönelik eleştirilerine hak verdikleri Marks ve Engels’i Adiller Birliği’ni onların fikirleri (yeni sosyalizm anlayışı) etrafında yeniden örgütlemek üzere kendilerine katılmaya çağırdılar. Bunun üzerine Marks ve Engels 1847 yılında Blankist kökenli Adiller Birliği’ne katıldılar. Aynı yılın Haziran ve Aralık aylarında Londra’da Adiller Birliği’nin iki kongresi toplandı. Marks ve Engels’in de katıldıkları bu kongrelerde örgütün adı Komünist Partisi (Komünistler Birliği veya Komünist Lig) olarak değiştirildi ve yeni bir program ve tüzük benimsendi. 1840’lı yıllarda ‘sosyalist’ dendiğinde daha çok kurtuluşu yukarı sınıflardan bekleyen, bu yüzden de işçi sınıfı hareketiyle bağları olmayan burjuva karekterde akımlar (en başta İngiltere’de Owenciler, Fransa’da Fourierciler vd. gibi ütopyacı olarak tanımlanan ilk sosyalistller ve Prudoncular) akla geliyordu. Marks ve Engels ise, sosyalizm hedefine ulaşmak için sınıf mücadelesi fikrini savunuyor, “işçi sınfının kurtuluşu kendi eseri olacaktır” diyorlardı. Kendilerine sosyalist demeleri, onları bu aynı adla bilinen kendi zamanlarının diğer sosyalist eğilimlerinden ayırt edemeyecekti. Bu nedenledir ki, ‘komünist’ adını tercih ettiler. Çünkü 1840’larda ‘komünist’ adı , özellikle Fransa’daki Blankistler örneğinde görüldüğü gibi, işçi karekteri taşıyan, yani sosyalizm ile işçi hareketi arasındaki bağı içgüdüsel de olsa yakalamış olan parti ve eğilimleri tanımlıyordu (Bk. Engels, Komünist Manifesto’nun 1888 tarihli İngilizce baskısına önsöz). Böylece Marks ve Engels kendi partilerini ve bu partinin programını ‘komünist’ olarak adlandırdılar. Komünizmin İlkeleri, Engels tarafından bu partinin programı olarak kaleme alınmıştı. Daha sonra bu programın bir manifesto tarzında yazılması kararlaştırıldı. Böylece 1848 yılı başında Manifesto kısa adıyla bilinen ünlü program ortaya çıktı. Bu eserin orijinal adı aslında ‘Komünist Partisi Manifestosu’dur ki, bu başlıkta adı geçen parti az evvel işaret ettiğimiz gibi Blankist Adiller Birliği’nden çıkmadır. Eski ‘yarı-komplocu’ tüzük de bırakılmış ve onun yerine Marks-Engels’in örgütsel fikirlerine (komplocu ve otoriter özlemlere karşı örgütsel bir önlem olarak parti-içi demokrasi, yani tüm kurulların ve görevlilerin seçimle belirlenmesi ve kendilerini seçenler tarafından her an görevden geri alınabilmeleri, barışçıl/olağan dönemlerde partinin esas olarak bir propaganda örgütü olması) dayalı yeni bir tüzük benimsenmişti.

  • Bu partinin en güçlü olduğu ülke Almanya idi. Almanya’daki esas merkezleri ise Köln, Frankfurt, Berlin ve Hamburg şehirleriydi.

Komünist Partisi, Avrupa çapında bir uluslararası örgütlenme olmayı amaçlıyordu. Engels onu bazen işçi sınıflarının uluslararası hareketinin ilk/birinci biçimi olarak (Birinci Enternayonal’i ‘ikinci biçim’ sayar) nitelerse de, sadece göçmen Alman işçilerinin ve Alman işçi derneklerinin bulunduğu ükelerde (İngiltere, Fransa, Belçika, İsviçre, vd.) taraftar bulabilen bu parti, başlangıçta amaçlandığı gibi uluslararası bir örgütlenme olamamış, pratikte bir Alman partisi olarak kalmıştı. Nitekim Marx ve Engels de, ondan daha çok ‘Alman Komünist Partisi’ diye sözederler. Engels’e göre Almanya’daki ilk komünist parti olarak bu partinin yeni doğmakta olan Alman işçi hareketine büyük katkısı olmuştur. Sonuç olarak bu ilk Komünist Partisi bir Alman partisi olmaktan kurtulamadı ve çok geçmeden dağıldı. [1]


Kaynakça: