Header2.png

VikiSosyalizm'den Bildirimler Alabilirsiniz!
Bunun için sağ alt köşedeki kırmızı beyaz çan sembolüne tıklayınız

Türkiye Komünist Partisi (1920)

VikiSosyalizm sitesinden
Şuraya atla: kullan, ara
Türkiye Komünist Partisi
Kısaltma TKP
Kurucu Mustafa Suphi
Kuruluş tarihi 10 Eylül 1920
Kapanış tarihi 1987
Ardılı Türkiye Birleşik Komünist Partisi
Gençlik kolu İlerici Gençler Derneği
İdeoloji Komünizm
Siyasi pozisyon Aşırı sol

Türkiye Komünist Partisi (TKP), Türkiye'de kurulmuş olan ilk komünist siyasi partidir.

Tarihçe

TKP'nin kökeni, Şefik Hüsnü'nün önderlik yaptığı Türkiye İşçi ve Çiftçi Sosyalist Fırkası'na (TİÇSF) dayanır. Bu dönemde sürgüne mahkum edilen Mustafa Suphi, sürgün yeri olan Sinop'tan Rusya'ya geçti ve burada esir düştü. Esareti sürerken tutuklu devrimcilerle tanıştı ve Ekim Devrimi'nden sonra Bolşevizm'in etkisiyle 1918 yılında Sosyalist Müslüman Doğu Halklar Kurultayı'nın ardından sürgündeki askerler ve Türkiye'deki gruplarla birlikte 10 Eylül 1920 tarihinde Bakü'de yapılan kongre ile TKP (Türkiye Komünist Fırkası) kuruldu.[1]

Mustafa Suphi Kurtuluş Savaşı'na destek olmak için Mustafa Kemal ile irtibat sağlamışlardır. Mustafa Kemal'in davetiyle Ankara'ya doğru yola çıkmıştılar. TKP'nin Azerbaycan'da oluşturulmuş bir grup silahlı birliği de Kurtuluş Savaşı'nı desteklemek için gönderdiler. Bu yolculukta Mustafa Suphi ve 14 yoldaşının Karadeniz'de öldürülmesinin ardından, 1920 - 1930 arasında Türkiye Komünist Partisi yasa dışı olarak varlığını sürdürdü. 15 Ağustos 1922'de hükümetin yasaklaması üzerine Ankara'da gizli olarak gerçekleştirilen 2. Kongre'de Salih Hacıoğlu Genel Sekreter olarak atandı. Kongreden yaklaşık 20 gün sonra 12 Eylül 1922'de, Ankara Hükümeti o güne kadar yasal çalışma yürüten TKP'yi kapattı. TKP, kapatılmasına rağmen etkinliğini illegal olarak sürdürdü.[2]

TKP’nin 1925’te gıyabında 15 yıl hapse mahkum edilmiş olan önderi Dr. Şefik Hüsnü, 1926 başlarında Komintern’in yayın organlarında Türkiye’nin dış siyaseti ve ekonomik gelişmesi üstüne eleştirel yazılar yazdı. 1925 tutuklanması dışında kalan TKP ileri gelenleri, Mayıs 1926’da Viyana’da bir parti konferansı topladılar. Komintern temsilcisinin gözlemciliğiyle, Moskova’da Şefik Hüsnü, Ali Cevdet, Nazım Hikmet ve Hasan Ali (Ediz)’in, Türkiye’den parti katib-i umumisi Vedat Nedim (Tör), Hamdi Alev (Şamilof,), Faik Usta ve Balıkesirli Baytar Mehmet’in katıldıkları bu toplantıda, bir faaliyet programı taslağı hazırlanarak yeni bir yönetim dönemi başladı. Kemalist iktidarla uzun vadeli bir mücadeleye girişme gereği üstünde anlaşıldı, ancak kısa dönemde bir darbeye kalkışmak yerine, işçiler arasında örgütlenme ve eğitim çalışmaları yapmak yoluna gidilmesi kararlaştırıldı. Bu toplantıdan hemen sonra, Komintern yürütme kurulu Doğu Seksiyonları Sekreteryası, TKP Merkez Komitesi’ne Kemalist Devrimleri ve Sovyet Dostluğunu desteklemeyi ama işçi ve köylüler arasında kendi çalışmalarını da sürdürmeyi öğütledi ve TC Hükümeti’nin Ankara’daki Sovyet temsilcilerine artık TKP’nin fazla sıkıştırılmayacağı yolunda güvenceler verdiğini aktarıyordu. Aynı yıl ortalarında İzmir’de, Mustafa Kemal’e yapılmaya kalkışılan suikast girişimi üzerine TKP; Ankara İstiklal Mahkemesi’nin bu olayı kişisel tutkularla açıklamasını eleştirdi ve Terakkiperver Cumuriyet Fırkası'nın emperyalizm yardakçısı olduğunu ileri sürerek, Halk Fırkası iktidarını, halk yararına bir ekonomi politikası izlemeye ve emekçi kitlelerin geniş demokratik haklarını tanımaya çağırdı.[3]

1925 yılındaki grevlerin, çeşitli işçi hareketlerinin birçoğu TKP etkisindeki Türkiye Amele Teali Cemiyeti örgütlemişti. Ancak, Türkiye Amele Teali Cemiyeti 1926 güzünde komünistlerden temizlendi ve Kemalistlerin ağırbastığı bir örgüt görünümünü aldı. Komünistler bu tarihten itibaren, Kemalist hükümetin burjuva niteliğini yalnızca feodalizm karşıtı savaşımındaki olumlu yanlarıyla anmaktan vazgeçtiler ve Kemalistlerin işçi hareketlerine karşı gerici yanlarını da vurgulamaya başladılar.[4]

1927 Adana Demiryolu Grevi sürecinde çok az sayıdaki TKP'li grevin başlatılması, sürdürülmesinde yararlılık göstermiş, grevin başarısız olabileceği durumlarda müdahalelerde bulunmuştur. Ancak gerek Adana ilindeki yetersiz örgütlenme gerekse yeraltındaki Merkez Komite ile haberleşme sıkıntıları nedeniyle parti greve tam anlamıyla yön verememiştir. Ayrıca parti kadroları sürekli polis baskısı altında olduğundan yeterli örgütlenmeyi gerçekleştirememiştir. Daha sonra TKP Genel Sekreteri olacak olan İsmail Bilen de greve dahil olmuştur.[5] [6]

TKP, 1927 yılında gelen büyük tutuklama dalgasıyla (1927 Tevkifatı) büyük bir darbe yedi. Şefik Hüsnü’yle parti yönetimi konusunda anlaşamayan Vedat Nedim, onu polise ihbar ederek yakalattı. Bunun üzerine, İstanbul’dan 36, İzmir’den 7, Adana’dan 14 kişi tutuklanarak (yakalanmayan 7 kişi de gıyaplarında) İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılandılar. Sivil adliyede ve açık duruşmalarla yapılan yargılama sonucunda (24 Ocak 1928 tarihinde) 25 beraat kararı verildi. Savcının sanıkları (cezası idam olan) hükümeti zorla devrimeye kalkışmakla suçlamasına rağmen, öteki sanıklar hakkında da , gizli cemiyet kurmaktan birkaç aylık hapis cezalarına karar verildi. [7]

TKP, 1940'lı yıllarda Reşat Fuat Baraner'in genel sekreterlik yaptığı örgütlenme yapısıyla yeniden toparlandı. 1951 tutuklamaları ve Şefik Hüsnü'nün 1959'da tutuklanarak, cezaevinden sonra sürgün edildiği Manisa’da ölmesinin ardından Yakup Demir, (Zeki Baştımar) ve bazı TKP önde gelenleri 1960 yılında yurt dışına çıkarak partiyi yeniden örgütlediler. 1945 yılı Temmuz ayında II. Dünya Savaşı sonrası Türkiye'de çok partili sisteme geçilince, Türkiye Sosyalist Emekçi ve Köylü Partisi (TSEKP) kuruldu. Ancak 1946 yılının aralık ayında kapatıldı. 1961'de Türkiye İşçi Partisi (TİP)'in kurulmasıyla, TKP kadroları bu partiyi destekledi. bu süreçte SSCB ile ideolojik yakınlık ve benzeşme gösteren TKP, 1972 yılında Moskova'dan yayın yapan TKP'nin Sesi Radyosu'nu ve 1974 başında da Atılım dergisi yayına soktu.[8]

1974 yılından sonra hızla kitleselleşen TKP, DİSK içinde güçlü bir kanat oluşturmuş ve DİSK'i 2 yıl fiilen yönetmiştir. Parti, aynı dönem TÖB-DER, KÖYKOOP, TÜTED gibi sendikalara da ya hakimdi ya da içlerinde etkili gruptu. TKP'nin kurduğu İlerici Gençlik Derneği (İGD) 50 000 üyeye ulaşmıştı.[9] İlerici Kadınlar Derneği (İKD) ise 12 Eylül 1980 yılına kadar 15,000 kişi sayısına ulaşarak dönemin en kitlesel kadın örgütü olmuştu.[10] TKP'nin en kitlesel eylemi 1978’de DİSK üzerinden 40 000 kişilik MESS grevini yönetmeleridir. [11] Dosya:Türkiye Komünist Partisi Parti Marşı.ogg

12 Eylül sonrası

12 Eylül Darbesi ile üçüncü defa büyük zarar gören Türkiye Komünist Partisi, daha sonra komünizmi yasaklayan 141-142. kanun maddelerinin kalkmasıyla, TİP'le birleşerek, Türkiye Birleşik Komünist Partisi'ni (TBKP) oluşturdular. TBKP, 1991 yılı Ocak ayında merkezi bir kararla, Sosyalist Birlik Partisi (SBP) saflarına katıldı.

TBKP progamını eleştiren ve bu oluşumun Sovyetler Birliğin'de yaşanan 'likidasyonun' bir parçası olduğunu savunan muhalif bir grup TKP'li ise Eylül 1989 yılında 10 Eylül dergisini çıkarmaya başlamıştı.[12]

Türkiye Komünist Partisi ismi

2001 Kasım'ında Sosyalist İktidar Partisi gerçekleştirdiği olağanüstü kongresiyle Türkiye Komünist Partisi adını aldı.

Yine 2011 yılında Ürün Sosyalist Dergi çevresi ve likidasyon öncesinde Türkiye Komünist Partisi, İKD, İGD, Maden-İş, Birlik Dayanışma Hareketi içersinde mücadele etmiş üyeler [13] birleşerek Suphi'den Bilen'e Gelenek Yaşıyor Girişimi'ni kurdu ve girişim TKP "Kurucular Kurulu" olarak partileşmeye gideceğini ilan etti.

Bununla birlikte 6 Şubat 2012 Pazartesi, yasal olarak TKP'nin kurulması için dilekçe verildi. Fakat aynı isimde başka bir yasal parti olduğu gerekçesi ile bakanlık dilekçeyi kabul etmedi.[14] Bakanlığın dilekçeyi kabul etmemesi nedeniyle aynı gün Toplumcu Kurtuluş Partisi adıyla yasal parti başvurusunda bulunuldu. 15 Şubat 2012 tarihinde kurucular kurulunun aldığı karar ile Toplumcu Kurtuluş Partisi'nin tüzüğünün birinci maddesi değiştirilerek partinin adı Türkiye Komünist Partisi olarak değiştirdiğini duyurdu ve bu değişikliği Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na bildirdi.[15]

Ayrıca 15 Nisan 2012'de, yaşanan şiddet olaylarının [16][17] medya tarafından "sol içi şiddet" olarak yayınlaması ve 1 mayıs öncesi bir provakasyona yer verilmemesi için partinin adını TKP 1920 olarak değiştirdiğini açıkladı.[18]

Kaynaklar