Header2.png

VikiSosyalizm'den Bildirimler Alabilirsiniz!
Bunun için sağ alt köşedeki kırmızı beyaz çan sembolüne tıklayınız

Tariş Direnişi

VikiSosyalizm sitesinden
(Tariş sayfasından yönlendirildi)
Şuraya atla: kullan, ara
Tariş direnişi'nden bir görüntü
Tariş direnişi'nden bir görüntü

Tariş Direnişi, 12 Eylül Darbesi’nden hemen önce gerçekleşen büyük işçi direnişidir. [1] Direniş, çevresindeki diğer fabrikaları ve işçi mahallelerini de etkisi altına alarak son derece etkili olmuştur.

Olayların geçmişi

1979’daki seçimlerde CHP’nin hükümetten düşmesiyle, Demirel’in başkanlığında yeniden Milliyetçi Cephe (MC) hükümeti kurulmuş, MHP bir kez daha iktidarın küçük ortağı olarak koalisyondaki yerini almıştı. Bu tarihten itibaren burjuvazi, güçlendirdiği bu hareketi, işçi hareketinin önünü kesmek yönünde seferber etti. Bu doğrultuda devlete bağlı kurum ve işletmelerde milliyetçi kadrolaşmaya ağırlık verdi. Burjuvazinin bu saldırılarının ilk ayaklarından biri Tariş'tir. Burjuva devlet, işçilerinin sendikal ve siyasal örgütlülük düzeyleri nedeniyle öncelik verdiği TARİŞ’e bağlı işletmeleri milliyetçi kadrolarla doldurma planını, fabrikanın yönetimine atadığı yeni genel müdürle uygulamaya koydu. [2]

Tariş'e doldurulan milliyetçi işçiler içeride işkence odaları kurmuş, işçilerin büyük bölümünü haraca bağlamış ve kadın işçilere tecavüz etmişlerdir. Hükümetin ülke genelinde faşizmi ve militarizmi azdırma politikasına paralel olarak aynı günlerde generaller de Selimiye de bir toplantı düzenliyorlar ve sözde "toplumsal kargaşalığı" öne sürüp darbeye hazırlık planı doğrultusunda bir muhtıra yayınlamışlardır. Bu sıralarda da Tariş bir "terör yuvası" olarak lanse ediliyor, Tariş'de olan en ufak bir gelişme bir faciaymışçasına basında propaganda malzemesi olarak kullanılıyordu. MC yanlısı İzmir'in yerel gazetesi Yeni Asır da işletmenin duvarlarına "Türk askerini arkadan vur, Rus askerine selam dur" yazılarının yazıldığı yalanıyla bu koroya katılıyordu. [3]

Olaylar

İşletmenin duvarlarına "Türk askerini arkadan vur, Rus askerine selam dur" yazılarının yazıldığı yalan haberiyle gündeme gelen "Yeni Asır" gazetesinin işletme patronunu çağrısını yayınladığı sayısı

Bütün bu ön hazırlık çalışmalarından sonra yüzlerce işçi işten atılmak istendi. Yeni genel müdür ilk iş olarak, devrimci işçilerin yerine farklı şehirlerden gelen milliyetçilerin işe alınacağı söylentisini yaymaya başladı ve kısa süre sonra ise 100 civarında silahlı milliyetçiyle kapıya dayandı. Fakat işçiler direnerek buna izin vermediler ve TARİŞ bünyesindeki İzmir İncir, Üzüm, Pamuk ve Zeytinyağı Tarım Satış Kooperatifleri Birliğine bağlı işletmelerde çalışan işçiler faşist kadrolaşmaya karşı direnişe geçtiler. [2]

Buna karşılık Tariş'in İzmir'de kurulu olan tüm işletmelerine arama yapmak bahanesiyle polis baskın düzenledi. Gece vardiyasında çalışan işçiler gerçek nedeni bildikleri için aramayı kabul etmeyip direnişe geçtiler. Bu saldırı sonucunda 50 işçi yaralandı, 600 işçi de gözaltına alındı. [2] Özellikle Tariş Çiğli işletmelerinde polisle işçiler arasında yoğun çatışmalar yaşandı ve beş işçi çatışmalarda yaralandı. Çatışma kısa sürmesine rağmen polis baskınına karşı işçilerin yoğun olarak oturduğu Gültepe ve Çimentepe semtlerinde kitlesel eylemler gerçekleşti, Ege Üniversitesi öğrencileri üniversiteyi işgal ederek polisle sert çatışmalara girdi. Eylemler diğer şehirlere de yayılırken üniversite öğrencileri ve işçiler tarafından güçlü dayanışma gerçekleştirildi. DİSK iki saatlik iş bırakma eyleminin yanı sıra İzmir?de tüm emekçilerin katıldığı bir miting gerçekleştirdi. Fakat DİSK yönetimi bir yandan bu eylemleri yapmak zorunda kalırken bir yandan da direnişi bitirmek için çaba harcamaktaydı. Direniş bir süre sonra kendiliğinden bitirildi ve işçiler çatışmalardan kaynaklanan hasarları kendileri tamir ederek üretimi başlattılar. [3]

Bu saldırının ardından TARİŞ işçileri, iş ve can güvenliğinin sağlanması, gözaltına alınan işçilerin serbest bırakılması, işletmelerdeki hasardan polisin sorumlu olduğunun açıklanması talepleriyle direnişi başlattılar. Önce tek tek fabrikalarda başlayan direniş İzmir’in Çiğli, Çimentepe ve Gültepe semtlerine yayıldı. Devrimci üniversite öğrencileri de bu direnişe destek verdiler. [2]

31 Ocakta DİSK yönetimi “kanlı olaylar” çıkacak gerekçesiyle direnişin sona erdirilmesine karar verdi ve direnişteki işçilerin öne sürdüğü üç talepten sadece biri, gözaltına alınan işçilerin serbest bırakılması talebi kabul edildi. Ancak devam eden direnişi kırmak amacıyla TARİŞ Genel Müdürlüğü, 6 Şubatta gazetelere verdiği ilanla üretime ara verdiğini duyurdu. Hemen ardından, 3000 işçi işten çıkarıldı, bazı üniteler tümüyle tasfiye edildi. İşçiler, yönetimin bu kararına üretimi sürdürüp, fabrikadan çıkmayacaklarını açıklayarak tepki gösterdiler. Çiğli ipek fabrikasının işçileri, fabrika kapılarını kapatarak barikat kurdular. Çimentepe halkı sokaklara barikatlar kurarak, mahalleye giriş çıkışları kapattı. Çevredeki semtlerden çok sayıda emekçi silahlarıyla direnişe katıldı. İşçilerle polis arasındaki çatışmalar tüm şiddetiyle devam ederken, TKP ile CHP’nin yöneticileri, işçilere yasalar çerçevesinde kalmalarını öğütlediler. [2]

7 Şubatta ordu desteğindeki polisin saldırısıyla binlerce işçi gözaltına alındı ve karakollar yetmeyince Alsancak Stadyumu devreye sokuldu. İşçilerin direnişinin önüne geçmeye çalışan devlet, saldırılarını direnişe destek veren işçi mahallelerine yoğunlaştırdı. Evler tek tek basıldı ve insanlara evlerinde işkence yapıldı. 14 Şubatta, bu defa büyük bir saldırıya girişen devlet güçleri, 10 bin jandarma komandosu ve panzerlerle kapıları kırarak fabrika bahçesine girdiler. [2]

DİSK yönetimi uzlaşmacı tavrını sürdürerek, ayak oyunlarıyla direnişin 15 Şubatta bitmesini sağladı. Ancak saldırılar direnişin bitmesiyle sonlanmamış, 17 Şubatta direnişe destek veren semtlerden Çimentepe’ye yönelmişti. Çıkan çatışmalarda üç polis öldü, yüze yakın kişi de yaralandı. [2]

1980’de işçi sınıfının devrimci mücadelesinde aldığı ağır yenilgi, burjuvazinin uygun koşulları yaratmaya çalıştığı bir dönemin ardından gerçekleşmişti. 1977 1 Mayıs’ında kitleleri pasifize etmeye dönük saldırısı, üniversitelerde devrimci gençlik hareketinin karşısına faşist hareketi her türlü destekle çıkarması ve katliamların yaşanmasına neden olması, Maraş Katliamı ve son olarak da Kemal Türkler’in katledilmesi, 12 Eylül darbesine uzanan zincirin halkalarını oluşturuyordu. TARİŞ Direnişi de bu zincirin bir halkasını oluşturdu. [2]

İzmir'in Gültepe'de 1973 yerel seçimlerinde seçilip iki belediye başkanlığı yapan Aydın Erten Tariş Direnişi'ne destek verdiği, işgal sırasında işçilere kumanya dağıttığı için 12 Eylül Darbesi yönetimi tarafından gözaltına alınmış ve işkence görmüştür.

Kaynakça

Dış bağlantılar