Header2.png

VikiSosyalizm'den Bildirimler Alabilirsiniz!
Bunun için sağ alt köşedeki kırmızı beyaz çan sembolüne tıklayınız

VikiSosyalizm:İletişim platformu

VikiSosyalizm sitesinden
Şuraya atla: kullan, ara
Chat bubbles.svg.png
VikiSosyalizm'in gelişmesi, tanınması ve yaygınlaşması için, her konuda görüşlerinizi buraya ekleyebilir, diğer VikiSosyalizm ailesi üyeleriyle bu sayfada iletişim kurabilirsiniz. Yeni bir konu açarken düzenle butonunu kullanıp, eklemek istediklerinizi en alta ekleyiniz.
ekle | izle | ara

Hoşgeldiniz, merhaba

  • VikiSosyalizm, ücretsiz bilgiye ulaşmanın yoludur. Bu kaynağı hep birlikte yoktan var ediyoruz. Herhangi bir görüş, düşünce, öneri ve soru/sorununuz olduğunda buraya yazabilirsiniz. Dayanışmayla, sevgiler. Levent 12:46, 16 Ağustos 2014 (UTC)

Kırmızı bağlantılar

Ansiklopedide anasayfada kırmızı bağlantı (açılmamış madde/sayfa) olması, istenecek en son şeylerdendir. Art niyetli olsun - olmasın, hemen hemen her gelenin ilk göreceği sayfada bu tür bağlantılar, denemeler yapılmasına, vandalizme yol açar. Şu an için değil belki ama, ilerde bu da bizim için çok büyük zaman ve emek kaybıdır. Bu konuya dikkat edilmesi gerektiğini düşünüyorum. Tek tek bu bağlantıları maviye çevirmek çok zaman alacak. Çünkü, en azından her gün değişen sayfalar var. Levent 22:15, 16 Ağustos 2014 (UTC)

İçimdeki Bahar

İçimdeki Bahar

içim hep bahardır benim. içimde: zerdaliler çiçek açar durmadan, serçeler kuluçkaya durur. yeşil en tazesinde sunar umudu, leylaklar durmadan tomurcuklanır.

içim hep bahardır benim. tertemiz sularla beslerim baharımı. sert rüzgârlar giremez içime, kırağı yakamaz çiçeklerimi. dolu hele; hiç kıramaz fidelerimi. kasırgalar, hortumlar, depremler, seller vız gelir, asla zarar veremez içimde ki bahara.

içim hep bahardır benim. içimdeki bütün anneler: coşkuyla uyandırırlar çocuklarını yeni güne. babalar: boyunlarını bükmeden giderler işe. okul çocuklarım hep cıvıl cıvıldır, sanki her zaman teneffüste. içimde insanlar hep gülümserler birbirlerine. kuzularım zıp zıp zıplarken kendilerinden geçerler, yaşama sevinçleriyle. güvercinlerim takla atarken; yüreğim hop hop hoplar, durmaz yerinde.

içim hep bahardır benim. bahar bahar gülümsetir beni. sabahları hayatı muştular kuşlarım. kulağımın dibinde öterler hayat hayat. her yeni günde yeniden baharlanır içim.

çünkü bilirim: önce içimde yaşamalıyım baharı. sonra belki böyle böyle, ne bileyim ben işte. bir gün birilerine de bulaştırırım belki diye; içim hep bahardır benim.

Adnan Şahin

emeğinize güller dostlar. çok güzel bir iş kotarmışsınız ben de teşekkür babında bir şiirle teşekkür etmek istedim. takipteyim. sevgilerimle başarılar arkadaşlar.

adnan şahin Bu imzasız yazı Sevgiemekcisi (mesajkatkılar) tarafından eklenmiştir.


Kürt milliyetçiliği?

Böyle bir kavramın var olduğunun inkarı mıdır bugünkü değişikliklerime müdahale, yoksa iyi niyetli basitleşen bir girişim midir? Evet bu kavram var. Üstelik burada yaşadığımız topraklarda. Levent 23:05, 6 Aralık 2014 (CET)

Ahmet Turhan

Bu gelenekteki partiler genelde yurtsever olarak anılırlar, o sebeple ufak bir değişiklik yapmak istedim. Partilerin deklarasyonunda ve üyelerinde milliyetçiliğin bir hastalık olduğu kavramları var, bu belirleyici olmalı bence. Ayrıca ideolojisi aşırı sol, ya da sol olarak tanımlayıp milliyetçi bir parti demek başlı başına bir çelişki, bunu vikipedia yazarları kasıtlı olarak tahrif etmek ve kötülemek için yaparlar, ama biz vikisosyalistler bunu yapmamalıyız diye düşünüyorum. --Ahmet Turhan (mesaj) 02:46, 7 Aralık 2014 (CET)

Evet orada ben de çok mücadele etmiştim zamanında. Sadece bilgilenmek için sordum. Bilgi aktarımı yaparken Türk milliyetçiliği şeklinde algılanmasın diye özellikle belirtilen örneğin "türk şair" vb. lerdeki türk sözünü çıkarıyorum. Teşekkürler. Levent 09:01, 7 Aralık 2014 (CET)
Oradakiler birilerini ifade ederken inadına "Kürt asıllı Türk" gibi baştan saçma olan cümleler kurmayı kendilerine görev biliyorlar. Dolayısıyla oradan kopya ile alınan sayfalardaki ifadeler bize aynı geçiyor. Böyle olursa çok kötü bir yerde buluruz kendimizi. Oranın kategorileri bile baştan savma. "Yaşayan insanlar" diye kategori bile var :) Bunları düzeltmek gerekli. Mesela ben "türk sosyalistler" "türk komünistler" diye iki tane kategori olmasını bile garipsiyordum orda. --Ahmet Turhan (mesaj) 12:05, 7 Aralık 2014 (CET)
Garipsenemez; çünkü kategorileştirmenin doğası budur. Türk, kürt, italyan, faslı, vb. vb.. ülke komünistlerini, hatta sempatizanlarını 'sınıflandırmak' açısından bakıldığında, her ayrıntının bir üst kategoriye bağlanması kaçınılmaz koşuldur. Bir de burada şu yorumu yapmayalım sakın: "Biz sınıfsız toplumu savunurken (..)" Umarım anlatabilmişimdir derdimi :) Levent 00:06, 11 Ocak 2015 (CET)

2000. madde

  • 2000. madde önerilerini alalım mı? :) Levent 00:01, 11 Ocak 2015 (CET)
Neden olmasın :) --Ahmet Turhan (mesaj) 07:05, 12 Ocak 2015 (CET)
2000. madde: Demokratik merkeziyetçilik Bu imzasız yazı Ahmet Turhan (mesajkatkılar) tarafından eklenmiştir.


Kullanıcı:Wikisosyalizm,Kullanıcı:Tozkoparan,Kullanıcı:Wikisosyalist,Kullanıcı:Ahmet Turhan,Kullanıcı:Levent,Kullanıcı:Pikasso14

Vikipedi'nin 2010 yılında tasarladığı yeni logoyu baz alarak logoyu düzenledim. Şurada yazdığı gibi eski logo üzerinde bazı hatalar/kusurlar vardı. Yeni logo vektörel (svg) olduğu için istediğimiz büyüklükte bozulmadan çıktısını alabiliriz. Yüksek çözünürlüklü PNG çıktıları kullanacağımız için şöyle çirkinlikler yaşanmıycak.

Üsttekiler aklıma gelen 2 varyasyon. Farklı önerileri olanlar varsa onları deneyebiliriz. Çekiç-Orak ve yıldızı logosundan aldım. Şuanki logodaki çekiş-orak şuradan alınmış sanırım. Bir önemi var mı bilmiyorum ama bu da değişebilir.

Logunun altındaki yazı çok kalitesiz gözüküyor. Orası için bir yazı fontu önerisi olan varsa ona da birşeyler yapabilirim.

Logunun telif durumu ile ilgili biraz okumalar yaptım. CC-BY-SA özgür lisansı ile yayınlamış olsa da tescilli bir markayı temsil ediyor. Fakat, orijinal logoyu ve türevlerini Vikipedi ile bağlantılıymış gibi gösterilen sahte bir yerde insanları kandırma amaçlı kullanılmadığı sürece sıkıntı yok.

--Mavrikant (mesaj) 14:51, 24 Ocak 2015 (CET)

Aslında ben küre gibi orak çekiçin de 3 boyutlu gibi görünmesini istiyorum. Bilmem yapılabilir mi? Logo altındaki yazı orijinal Wiki karakteri. Kalitesiz görünmesinin nedeni tamamen benim amatör çalışmam olmasından kaynaklanıyor. Levent 19:18, 24 Ocak 2015 (CET)
Şöyle bir şey mi? Kenarları köşeli 3D bir çizim yapılabilir. Bilmem hoş durur mu ama. Mavrikant (mesaj) 19:59, 24 Ocak 2015 (CET)
Bunu (benzerini) dah aönce denemiştik, hoş durmamıştı dediğiniz gibi. Ancak bence şu [1] çok daha güzel duruyor.. Bir de Tozkoparan'ın görüşlerini almak lazım sanırım. Levent 20:12, 24 Ocak 2015 (CET)

MediaWiki Sürümü

Özel:Sürüm üzerinde görüleceği üzerine Vikisosyalizm eski sürümü kullanıyor. trwiki üzerinde ise son sürüm 1.25wmf14 var. Bunu güncellemek mümkün mü? Yeni sürümün en azından bildirim sistemi var. --Mavrikant (mesaj) 20:05, 29 Ocak 2015 (CET)

  • Merhaba Mavrikant; biraz geç gördüm; bu konuda ilgili olan arkadaşa durumu belirteceğim. Çok iyi olur. Bir ara da VikiSosyalizm'in nasıl geliştirilebileceği, daha çok katkıda bulunan kullanıcı katılımının nasıl sağlanacağı hakkında fikir alışverişinde bulunalım. Bence en büyük sorunumuz bu. Levent 20:40, 29 Ocak 2015 (CET)

Yeni sürümler anasayfadaki bir şablonu bozuyor. Boş vaktimizin geniş olduğu o sorunla ilgilenebileceğimiz bir zaman güncelleyelim demiştik. Artk güncellemenin vakti geldi sanırım. Bu gün yaparız o güncellemeyi. --Wikisosyalizm (mesaj) 21:04, 29 Ocak 2015 (CET)

  • Süper! Peki son sözlerime de bir yorumunuz olacak mı sayın Wikisosyalizm? :) memnun oluruz. Levent 21:07, 29 Ocak 2015 (CET)
  • Son sözlerinize cevap bulup uygulayanabilene üstün cesaret ve zeka yıldızı vermeyi öneriyorum. Ayrıca belirtmek isterimki vikipedinin kullandığı 1.25 şuan bizim için mümkün değil mediawiki vikipedilerde kullandığı sürümü biraz geriden takip ettiriyor bize hemen yayınlamıyor--Wikisosyalizm (mesaj) 21:19, 29 Ocak 2015 (CET)
  • Sayın Wikisosyalizm; son sözler dediğim: "Bence en büyük sorunumuz bu." konusuydu :) Neyse buna yanıtı birlikte bulup, o ödüllü yıldızı parçalar halinde paylaşacağız sanırım. Aynen sosyalist sistemde olduğu gibi. Levent 21:44, 29 Ocak 2015 (CET)
    • "Beğen" tuşu/sekmesi yok burda ama öyle Ahmet Turhan: Yorumunuz beğenilmiştir efem. Levent 21:57, 29 Ocak 2015 (CET)

Kopyasayfa şablonu

Bazı maddelerde ekli olan bu şablonu günlük olarak çıkarmam gerekiyor; geniş kitlelere ulaşmasında olumsuz etkiler yaratabilir. Güncelliği geçtikten sonra yine ekleriz. Levent 21:56, 3 Şubat 2015 (CET)

Olumsuz hiçbir etki olacağını sanmıyorum, bu durum yalnızca bizim "bilimsel" olarak gerçekleri yazmamızla aşılacaktır. Bana kalırsa bu konuda tek yapabileceğimiz şey kendimiz maddeleri oluşturmak, yoksa kopya sayfa sayısı her gün artacaktır. Üstelik bu sayfalar yeni kullanıcıların tek tek cümle yazamayacağı kadar fazla olacaktır. Bana kalırsa kopya sayfa koymaktan kaçınmalıyız. Sayısı günden güne artmakta çünkü. --Ahmet Turhan (mesaj) 22:13, 3 Şubat 2015 (CET)

Ne yazık ki yine

Benzer projede adı Bağlantı verme hastalığı vb. olarak geçen ve bir madde içinde mümkün olan her yere bağlantı yani mavi ya da kırmızı faketmez, [[ .. ]] işaretlerinin eklenmesi konusu gerçekten çok baygınlık getirici durumdadır. Madem biz sosyalist bir ansiklopediyiz, o halde o maddeye bakan kişinin merak edeceği noktalar (bağlantılar) Sosyalizmle, devrimle ilgili olacaktır. Örnek olsun diye söylüyorum: 1882'ye ya da Almanya'ya - bağlantısına tıklamak isteyen, bunu onunla ilgili yerlerde arar. Bir farklı bakış açısıyla VP'yi eleştirirken bu vb. durumlarda o platformun çoktan aştığı bu sorunu bizim hala sürdürüyor olmamız hangi gerekçeyle olursa olsun kabullenilemez: Çünkü biz kendimizden bile ileri olmak durumundayız. Eğer boş bağlantıların özendirici olması gerekliliğinden söz ediliyorsa bu; komünist ideoloji temeline dayanan İLGİLİ başlıklara bağlantılı olması gereken bir nedendir. Bu gerekçeyle Şirin Cemgil maddesindeki bazı bağlantıları ikinci kez kaldırıyorum. Levent 23:19, 8 Şubat 2015 (CET)

Şimdi öncelikle Bağlantı verme hastalığı denilen durum cümledeki her kelimenin anlamına dair verilen bir olaydır. Madde içinde kişilerin ilgileneceği maddelere bağlantı verilir, bunlara olayın olduğu tarihsel süreçler de dahildir. Örneğin "1923'te Türkiye'de Cumhuriyet ilan edildi." cümlesindeki 1923 tarihine bakan bir kişi, o gün de dünyanın başka yerlerinde ne olduğunu merak edebilmektedir. Örneğin bir olay yaratalım: O tarihte, günde ve yılda Sovyetler Birliği'nde tarım kanunları devreye girmiş olabilir ve iki ülke arasındaki kıyas bizim marksist tarihsel sürecimize ket vurmaz. Bu bağlantı hastalığı değildir. Ki dikkat edileceği üzere bütün maddelerde tarihlere bir atıf bulunmaktadır ve burada bize düşen bu tarihlere "tarihte bugün" şablonlarını yerleştirmemizdir. Sadece Şirin Cemgil maddesinde değil tüm maddelerde bu durum vardır ve olması da gerekmektedir. Yapılan durum her kelimeye bağlantı verilse sizin dediğiniz doğru ama ortada öyle bir şey yok.--Ahmet Turhan (mesaj) 23:43, 8 Şubat 2015 (CET)
Yapmayın ne olur? Az önce eklediğim Füruğ Ferruhzad başlığı içinde, örnek olarak veriyorum; Cüzzam'a bile bağlantı verilmişti. Elbette ki dediğiniz her sözcüğe bağlantı verilmesi mümkün değil! Benim sözünü ettiğim, OLASI her sözcüğe bağlantı verilmesi konusudur!
Gelelim bahsedilen Tarihlerin merak edilmesi meselesine. Bunun tarafınızca düşünüleceğini tahmin etmiş ancak beklememekteydim: Yeterince basit bir savla; tarihleri merak eden, zaten başta var olan yıl vb. tarih bağlantılarından birine/birbirine tıklayarak ya da mevcut şablonlarla çok çok büyük bir rahatlıkla istediği tarihe ulaşabilir. Verdiğiniz örnekle yarattığınız tarihteki tarım yasalarının aynı ülke tarihinde bulunmasının garantisi ne? İmkansız böyle bir garanti. Ayrıca ben böyle bir kıyaslamanın savunduğumuz Marksist sürece ket vuracağından hiç bir yerde bahsetmedim!. "Bize düşen"in ne olduğunu gayet iyi biliyorum, Nerede ne şablonun kullanılacağı, ve ne şekilde olacağı gibi. "Her kelimeye" demişsiniz, sanki ben bu şekilde bahsetmişim gibi! bu nedir? Bunu kastetmediğimi biliyorsunuz. OLASI HER BAĞLANTIDAN söz etmiştim.
Son olarak; sizin üstte yer alan yorumunuzda verdiğiniz 1923, Türkiye (...) vb. her gereksiz bağlantı, sistemi yormak ve sunucularımıza gereksiz aşırı yük bindirmekten gayrı öteye gitmez, gideceği tek yer: görenlerin kafasını karıştıracak bir sürü İLGİSİZ mavi ve kırmızı bağlantıdır.
Bir de şunu eklemek lazım sanırım: VikiSosyalizm:Biçem el kitabı'nda yer alan bağlantılar alt başlığı:
Sadece içerikle alakalı kelimeleri bağlantı yapın. Mümkün olan tüm kelimelere bağlantı vermek hem gereksiz hem de rahatsız edicidir; madde bağlantılar yüzünden daha zor okunur duruma gelmemelidir. Yoğun bir şekilde işlenmiş bağlantılar, gerçekten konuyla ilgili ve yararlı bağlantıların da gözden kaçmasına neden olur. Sayfanın ileride düzenlenmesini zorlaştırır. Bağlantı temelde basılı yayınlardaki dipnotların yerine geçer. Basılmış bir ansiklopedide her kelimenin ardında "(bknz:)" yazılması akılcı olmaz. Bu yüzden bağlantılar tasarruflu ve konuyla ilgili yarar sağlayacakları yerde kullanılmalıdır.

Maddelerde yer alan her yılın viki-bağlantısının yapılmasına gerek yoktur. Her bağlantıyı eklerken kendi kendimize şu soruyu sormalıyız: Bu bağlantıya tıklamak, okuyucuyu yararlı bir bilgiye ulaştıracak mı? Bunun yanında, içindeki bilgilerin güncellenmesi gerekebileceğinden, güncel tarihler için bağlantı oluşturmakta yarar vardır. Bağlantı oluşturduktan sonra doğru yere gidip gitmediklerini kontrol edin. Eğer kelimenin farklı bir anlamına bağlanmışsa veya anlam ayrımı sayfasına bağlanmışsa tekrar düzenleyin.

Levent 00:05, 9 Şubat 2015 (CET)
Açıkçası tarih ve yıl bağlantılarını vermekle yukarıdaki ilişkinin teorik bağlantısını hala kuramadım. Sanırım algı sorunu bende :) VikiSosyalizm'in tüm maddelerinde bu tarihsel maddeler mevcut, ve bu yukarıda bahsettiğiniz durumlarla hiç uyuşmamakta. --Ahmet Turhan (mesaj) 00:24, 9 Şubat 2015 (CET)
Evet bence de burada bir algı sorunu yaşanıyor: Gerek tarihte bugün, gerekse farklı bir çok yerde ulaşılmak istenen tarihe yeterince bağlantı var. Anlattığım durumlarla da bire bir uyuşuyor. İyi geceler. Levent 00:30, 9 Şubat 2015 (CET)

Özgecan Aslan

Toplumsal 'infial' (Tam yerine oturan türkçesini aramakla zaman kaybetmek istemiyorum) yaratan bu çocuğumuz için bir sayfa açmalıyız. Levent 23:30, 14 Şubat 2015 (CET)

Önemli

  • Arkadaşlar lütfen her gördüğümüz yere bağlantı vermekten kaçınalım. Bu ansiklopedi deyimiyle bir hastalıktır. Bizim siyasi yapımızla hiç alakası olmayan, gerek bir ansiklopedide, gerekse /özellikle sosyalist bir ansiklopedide/ hiç bir zaman aranmayacak olan yerlere bir bağlantı vermenin ne mantığı var, ne izahı. Atıyorum, Londra'nın bilmemne - Westmington'una bağlantı vermenin ne anlamı olabilir? Kaç milyon kişide, milyarda bir, kaç kişi, bunu bizim sitemizde arayabilir? Sonuç: gereksiz dikkat dağıtma, görsel kirlilik ve sunuculara da gereksiz yük bindirme.

Başka bir örnek, sıradan katil bir faşistin adına bağlantı vermişiz, bu ne boş bir iştir? Sitemiz için (ki adı kavram merkezimizdir), onca değersiz bir insanın biyografisini kim, nereden, nasıl arayıp bulacak ve onca eksiğimiz varken, işi gücü bırakıp ta onu ekleyecek? Sonra yine aynı soru: Kaç milyon kişide, milyarda bir, kaç kişi, bunu bizim sitemizde arayabilir?

Bir sayfada -eğer çok uzun bir sayfa değilse- bir bağlantıyı bir kez tekrar etmek yeterli, çünkü aşırı sayıda mavi ya da kırmızı renklerle okuyanın dikkatini dağıtmamış oluruz.. Biliyorum, çok bağlantı vermekteki amaç dikkat çekmek, ama!!! Yanlış bir yol. Bu deneyimlerle belirlenmiştir.

Son olarak: Söylemim biraz sert gelebilir, fakat bu konuyu bir kaç defa gündeme getirmek canımı sıktı, affola.. Bir daha olmayacak. Levent 00:15, 22 Nisan 2015 (CEST)


Biraz sert olmuş ama haklısın abi biraz daha dikkat etmeliyiz linklerken. Bende bundan sonra özen gösteririm. Önceden dikkat etmiyordum neye link koyup neye koymadığıma--Wikisosyalizm (mesaj) 19:09, 22 Nisan 2015 (CEST)

Hoşgörünüze teşekkür ederim arkadaşlar.. İyi ki varsınız. Umut bitmedikçe hayat/kavga bitmez. VikiSosyalizm'in daha iyi günlerde olacağı inancı ve umuduyla, bu daha başlangıç, mücadeleye devam! Levent 20:04, 22 Nisan 2015 (CEST)

Görseller için..

  • Arkadaşlar, şu bağlantıdan yararlanabileceğimizi düşünüyorum, bulunsun bir kaydımızda.. Levent 23:15, 24 Nisan 2015 (CEST)

Moskova ile Başlayan Değişim

Merhabalar,

Bu yazımda aklımdaki bir konuyu masaya yatırmak istiyorum,

Klasik bir Türk ailesinden geliyorum diyebilirim, klasiği açacak olursak İstanbul'da yaşayan aslen nerelisin sorusuna verecek bir diğer yanıtı olan, orta gelirli, akrabalarından komşularından arkadaşlarından açığı da kapalısı da olan, zengini fakiri de olan, Türk, Kürt, Laz, Ermeni, Yahudi si de olan...

Hayatımın ilk ve gençlik yılları lüks denilebilecek bir semtte hiçte fena sayılmayacak şartlarda geçmişti... Ta ki 2001 ekonomik krizi ile durum değişinceye kadar... Şimdi yine rölanti de diyebilirim.

Şimdi düşündüğümde bazı şeylerin kıymetini daha iyi anlıyorum tabi ancak o zamanlar anlamı yormuşum, haksız da sayılmam onun içine doğup onla büyüyünce sizin için özel bir şey olmuyor ta ki kaybedince ve sonrasında yüzünüze tek tek çarpınca bazı şeylerin değerini anlıyorsunuz...

Tüm bu süre zarfında iyi zamanlarda da kötü zamanlarda da algım ve hayal dünyama baktığımda kendimi biraz Avrupai ya da klasik Amerikan yaşam tarzına daha yakın bulduğumu söyleyebilirim, dinlediğim müzikten, izlediğim filme, giyinmek istediğim markadan, yaşamak istediğim hayata durum böyle idi tabi bu durum kişisel fikirlerimi, siyasi ve politik olaylara verdiğim tepkileri her şeyde etkisini gösteriyordu, bunlar size çok süslü laflar ya da burnu havada aklı geride açıklamalar olarak gelmesin sanırım bu bilme ve imkan ile ilgili psikolojik bir durum...

İnsan psikolojisi sanırım biraz genetik, biraz evrensel en çokta çevresel etkenlerden etkilenmekte dolayısı ile şekillendirile bilmekte bunu gören batılı devletler bu gerçeği çok önceden keşfetmiş ve bu konuda bazı keşiflerde bulunmuşlar, başta Finance gerçeği olmak üzere Marketing, Advertising, PR, Media, Social Media vb. yabancı kelimeler bugün yüz milyonların algısını yönetmekte, bu güçlere hatta birbirlerine karşı en uç tarafta yer alan bireyler ya da oluşumlar dahi her biri bir noktada bu feleğin çemberinde yer almakta, misal Dolar, Euro, Sterlin işin içindeyse? Akıllı telefon, tablet pc kullanıyorsa? Askeri teçhizat? Sağlık, İlaç? Giyim? vs. bu işin mecburiyeti ya da keyfi yok bir noktada içine giriyorsun hatta bu duruma karşıt bir çok örgütlenmenin arkasında ki finansal ve kurucu gerçek batının ta kendisi iken hem karşıt olduğunu söyleyip hem de dönem dönem görüştüklerini istişare ettiklerini söylüyorken...

Neyse ki konumuzun özü bu değil, benim hayatımın iyi dönemlerinde de kötü dönemlerinde de düşüncelerim böyle iken bir gün her şey değişti, O gün benim Moskova uçağına bindiğim gündü!

Havada ilerlerken aklımda ki Rusya, Amerikan filmlerinde gördüğüm karanlık, her köşe başında bir polis olan, Mafya'nın hakim olduğu, Ekonomik olarak fevkalade kötü durumda olup alkol ve hayat kadınlarından oluşan tehlikeli ya da pek de iç acıcı olmayan bir yer... ve ben uçakta keşke gitmeseydim diye pişmanlık yaşadığımı çok iyi hatırlıyorum içimde bir korku ve endişe...

Gece yarısı saatlerinde Moskova'ya indim, pasaport kontrolünde o sert mizaçlı Rus polisi ile ilk tanışmamı gerçekleştirdim sonra özel bir araçla şehre doğru ilerlerdim, şehre yaklaştıkça şehrin ışıkları parıl parıl parıldamaya başlamıştı görkemli binalar ve caddelere inanamadım burası mıydı o kötü Rusya...? Yol yorgunluğu saatin çok geç olması ve şaşkınlığım bir araya geldiğinde gerçekten bir rüyanın etkisi altında gibiydim ve çokta anlamlandıramadan kalacağım eve geldim ve uyudum.

Sabah uyanır uyanmaz hemen dışarı çıktım, Moskova nehirlerle bölünmüş bir şehir ve bu nehir kenarlarında insanların çok mutlu bir şekilde yürüdüğünü, koştuğunu gördüm, geniş caddeler, her yer yemyeşil ve bu kadar yeşil olmasına rağmen 15, 20dk lık yürüyüş mesafelerinde yer alan büyük parklarla dolu bir şehirdi, belki de küçüklüğümden beri hayatımda ilk defa bir parkta vakit geçirdim, bir çok park da konser, plaj voleybolu vb. bir çok etkinlik mevcuttu, sonra o meşhur Moskova metrosuna bindim gerçekten inanılmaz bir yer altı şehri olarak tanımlayabilirim, caddelerin genişliği binaların mimarisi, opera ve tiyatro binaları, müzeler, kızıl meydan, kremlin, Stalin döneminde yaptırılan ve Stalin Gökdelenleri olarak adlandırılan gökdelenler bir şehrin tarihi yapısını bozmadan bir iş bölgesi yaratılarak sadece orada yükselen ve her biri ayrı dizayn edilen modern gökdelenler o muhteşem endamı ile Moskova Devlet Üniversitesi beni bu şehre hayran bırakmıştı...

Sonra gece dışarıya çıktım, tek başıma bir erkektim, gerek param gerek tipim beni pekte gözde bekar yapmaya yetmezdi. İlk gittiğim gece kulübüne pekte sıkıntı yaşamadan girdim ve içeride ki ortam hayatımın en güzel gecesiydi bizim Türkiye'den alıştığımız algıdan çok farklı bir algıları var aslında onlarda Pazartesi'inden Cuma'ya okuyor yada çalışıyor onların hayatlarında da gerek ruhsal gerek ekonomik sıkıntılar mevcut ama aramızdaki tek fark onlar Cuma ve Cumartesi gecelerini deşarj ve şarj olmaya ayırmış durumda, Türk erkeğinin sanılan algısı ile de pek alakalı bir durum değil bu tek amaçları eğlenmek ve dans etmek ve bunu yaparken de sizinle sevişmek istiyorlarsa sevişiyorlar yaşamayanın anlaması pek de mümkün olmayan ruh hallerine büründüm o gece ve kendimi hiç bu akdar iyi hissetmemiştim... Ben aynı bendim, param aynı paraydı ama hayatım boyunca öpüşmediğim kadar kızla öpüşmüştüm... Tabi ki Moskova ya bir kez daha aşık olmuştum...

Ertesi gün şehrin bir başka yüzü dikkatimi çekti bizde ki taksi sayısı kadar fazla çok lüks bir araç markasına ait araçlar gözüme çarptı sonra anladım ki nede olsa milyarderler şehri lüksü de lüks...

Bu seyahatin sonrasında Rusya'nın St.Petersburg, Ekaterinburg, Kazan, Novosibirsk, Kaliningrad, Volgograd, Rostov-On-Don ve Sochi ve bazı ufak şehirlerini ziyaret ettim, Moskova ve St.Petersburg'a bir çok kez gittim. Ukrayna, Belarus, Moldova ve bir çok Sovyet etkisi altında ki ülkelerde bulundum.

Hani DÜNYA İKİ KUTUPLU diye bir laf var ya işte o lafın gerçekten anlamını ilk defa o zaman anladım, bir ülke düşünün aklına gelebilecek her şeyi kendisi yapmış dolayısı ile dışarı ile ilişki kurmaya ve onları anlamaya hiç ihtiyaç duymamış bu sebebiyetle Rusya da İngilizce bilen bir kişi ya sizden daha iyi biliyordur ya da hiç bilmiyordur buna emin olabilirsiniz, Rusya'nın kendine has bir kültürü ve anlayışı var bunu göreceksiniz ve bu gücün farkına varacaksınız.

VE ŞUNU ANLADIM Kİ 20 KÜSÜR YAŞLARIMA KADAR TAM ANLAMIYLA KANDIRILMIŞIM! ve o günden sonra görmeden konuşmamaya karar verdim! Ben ki İstanbul gibi bir şehirde doğmuş, İstanbul'un en iyi semtlerinden birinde büyümüş, İyi bir eğitim görmüş, Bilgisayar ve internet çağının başlangıcını yakalamış ve kullanmış, Aile ve çevre olarak herhangi bir sosyolojik yönlendirme ve baskı yaşamamış biri olarak kandırılmışsam bir çok kişiyi düşünemiyorum bile..

Sonra Rus tarihine merak saldım, İskandinav kökenli Rurik ile başlıyor ve il kavim günümüzde ki Kiev şehrine yerleşiyor, Prens Vladimir ile Ortodoks Hristiyanlığı kabul ediyorlar, Efsane Komutan Alexander Nevsky hayatı boyunca hiç savaş kaybetmeyip Rusya topraklarını şekillendirmeye başlıyor, Sonra Romanov Hanedanlığı ile İmparatorluk ve Çarlık Dönemi başlıyor, Bizim Deli olarak bildiğimiz onların ve avrupanın ise Büyük olarak adlandırdığı Petro döneminde Rusya bulunduğu çağı yakalıyor ve topraklarını genişletiyor sonrasında Lenin ile gelen ve Stalin ile devam eden Sovyet dönemi, Dünya savaşları, Soğuk Savaş, Uzay Yarışı ve dağılma süreci.. ve günümüz Rusya Federasyonu'na geçiş ve PUTİN ile tekrar yükseliş...


Şuan şunu görüyorum ki batılı güçlerin dünya üzerinde ki emelleri, gerçekleştirdikleri operasyonlar, yaptıkları açıklamalar karşısında RUSYA her zaman benim akıl ve mantığıma uyan hamleleri ile gönlümü iyice feth etti ve bu dünya için RUSYA iyi ki var diyorum.

Sözlerime bir hikaye ve bir son söz ile son vermek istiyorum...

Hikaye 1; Bir gün Moskova'da bir parkta oturuyorum yaşlı bir adam yanıma oturdu ve Rusça bir şeyler söyledi ben turist olduğumu ve o kadar iyi Rusçam olmadığını söyledim şansıma sovyet döneminde sınır muhafızı olarak görev aldığından ingilizce konuşabilen biri çıkmıştı. Muhabbet sırasında bana eskiyi özlediğini ve o zaman her şeyin daha güzel olduğunu söyledi, benim ülkemde de yaşlıların benzer görüşte olduğunu anlatmaya çalışırken bu yaşlı adamın sadece domateslerin tadının değiştiğinden bahsetmediğini anlamıştım... bana dedi ki; Bugün bir anne baba neden tüm imkanlarını kullanarak çocuğunun iyi şartlarda bir eğitim almasını istiyor? Başarılı olabilmesi için dedim.. Başarılı olunca ne olacak? dedi Daha iyi şartlarda bir iş bulacak dedim.. Peki daha iyi şartlarda bir iş bulunca ne olacak? dedi Daha yüksek bir gelire sahip olacak dedim Peki daha yüksek gelirle ne yapacak? dedi... Daha iyi bir ev de oturacak, araba alabilecek vs. dedim ve sonrasında şok yanıt geldi İyi de biz bunların hepsine zaten sahiptik dedi Çocuklarımız devlet tarafından okutuluyor ve yetkinliklerine göre ileri yüksek öğretimlerinde mesleklerini seçiyorlardı dedi Bugün bir erkeğin en büyük amacı ve en büyük korkusu iş bulabilmek ve iş'inden olmamak iken biz ideal çalışma koşullarında devlet tarafından iş sahibiydik dedi Bir şey diyemedim... Belki lüks değildi ama devlet tarafından aile fertleri sayısı kadar bir ev tahsis ediliyor ve araç veriliyordu dedi Bir şey diyemedim... Isınma, Ulaşım ve Gıda ürünlerine de maaşımız fazlasıyla yetiyordu dedi O zamanlar eşi ile birçok ülkeyi gezdiğini şuan ise kızını görmeye bir şehirden bir şehire giderken yol parasını düşündüğünü belirtti... ve tüm bunlara zaten sahip oldukları için Geriye bizim için sadece sevişmek kalıyordu diye espri yaptı :)) Anlattıkları için kendisine teşekkür ettim ve bugüne kadar bu konu hakkında neredeyse hiçbir bilgim olmayışını Sovyet döneminin bize yasaklar, baskı ve yurtdışına çıkma yasağı olduğu için İstanbul boğazından denize atlayıp kaçan insanları hatırlattığını söyledim.. Dedi ki; Yurt dışına çıkma yasağı yoktu sadece gideceğin ülkeden vize alman yetmiyordu önce yurtdışına çıkabilmek için devletten izin alma prosedürü vardı dedi... Baskı döneminin kendisinin dahi hatırlamadığını ama Çarlık Döneminden Sosyalist Rejime geçiş sırasında yaşanan üzücü olayları okuduklarını belirtti Ülkeden kaçmak için İstanbul boğazından denize atlayanlar içinse şöyle dedi; Sence Sovyetler Birliği insanlar artık komünizmi istemediğinden mi dağıldı? Bilmiyorum dedim... "Ekonomi dağıldığı için dağıldı dedi! Bu sistem baştan beri emperyalist güçlerin bütün düzenlerine karşı kurulmuş bir sistemdi, insanlar çocukları okutma dertlerini bir kenara bırakmış ve devlet tarafından yüzde 100 oranda herkese eğitim hakkı veriliyor dolayısı ile eğitim ve kültür seviyesi üst düzeyde, İş bulma sorunu yok dolayısı ile rekabet yok mesai yok ücret dengesizlikleri yok, Herkesin evi ve arabası var İŞTE TÜM BUNLAR EMPERYALİZMİN ÜLKEMİZE SALDIRMASINI SAĞLADI DEDİ! Silahla bizi yenemediler ve yenemeyeceklerini biliyorlardı onlarda ekonomi ile yendi dedi.. Şimdi patronlar ve işçiler, zenginler ve fakirler, iş bulma ve işsizlik gibi eskiden olmayan bu şeyler artık hayatımızda dedi...."

O an anladım ki 1991'in bir sabahı neredeyse 100 yıldır okuma, barınma, ısınma ve gıda gibi maliyeti olmayan bir toplum, iş arama iş verme ya da işinden olma gibi duyguları bilmeyen bir toplum için o sabah herşeyin yüzde yüz değimi, ekonominin çöküşü, devletin çöküşü onlar için tam bir trajediydi. Üstelik Sovyet Döneminin yönetim ve askeri mirası bugünkü Rusya'ya bulunmasına rağmen, Ukrayna, Belarus, Moldova, Kazakistan gibi birliğe bağlı ülkeler çok daha sahipsiz kaldılar ve çok daha zor duruma düşmüşlerdi.

Son söz;

Yazı biraz uzun oldu ama yazabileceğim bir çok görüş ve duygumu paylaşmak istedim ve Rusya benim yüzde yüz hayatımı değiştirmiştir.

Bizim içimizde ise gördüğüm acı bir tablo var, sosyalist oluşumların bir çoğu marksizm ve leninizm temelli oluşumlar olduğunu vurgulamakta, destekçilerine verdikleri tavsiye ettikleri kitaplar hep sosyalist halk yapılanması ile ilgili Rus önder ve yazarların kitapları lakin ben hem bu oluşumların liderlerinin hem de üyelerinin Rusya ile gerekli bağı yakalayamadıklarını düşünmekteyim. Okudukları kitaplar vs. tamam ama günün sonunda bir mücadele içinde ömürler bir şekilde gidiyor.. ve güzellikler bir emel uğruna belki de başkalarının finanse ettiği çıkarlar uğruna son buluyor...

Bir taraf buna şehadet diyor diğer taraf mücadelemiz güçlenerek devam edecek...

Eskiden Taksim'de bir grup topluluğa baktığımda, bir eyleme tanık olduğumda orak çekiçli bir kızıl bayrak çıktığında o ortamdan korkar çekinir yanlış bulur ve görüştüğüm biri ile iletişimi kesmeye yeterli bir sebep olarak görürdüm, Şimdi ise evimde bir çok obje de mevcut ancak Türkiye de ki algının hala aynı olduğunu düşünüyor ve maalesef buna katılıyorum. Devlet kademesinin lüks makam aracı tartışması nasıl asgari ücretle geçinen kitle için olumlu bir tartışma olarak gözükmüyorsa, orak çekiç ve kızıl bayrak da her seferinde olaylı bir gösteri sırasında ve halkın büyük bir kısmı tarafından kabul görmeyen oluşumlarla özdeşleştirildiğinde insanlar tarafından nesilden nesile uzak durulması gereken bir tabu olarak algılanıyor...

Üstelik bu algıyı yaratanların RUSYA bilgisi sosyalist kitaplar ya da olası zorunlu kaçış istikametleri kadar...

Mücadeleler bitmez dünya tarihi kadar eski...

Ama tamda şuan dünyanın bir başka köşesinde bambaşka hayatlar yaşanmakta hem de hepimizin ulaşabileceği kadar kolaylıkta...

Ben gelin RUSYA'yı görün derim, Lenin'in, Stalin'in, Dostoyevski'nin, Pushkin'in gezdiği caddelerde sizde yürüyün, Büyük Petro'nun şehrinde Beyaz Geceleri yaşayın, Murmansk da kutup ışıklarını görün, Sibirya da donun, Amur da kaplanlarla koşun, Kuzey Buz denizinde kutup ayıları ile gezin, Kamçatka bir doğa harikası, Ural Dağları, Baykal Gölü, Baltık ve Kafkas bölgeleri BÜYÜK RUSYA'yı görün RUSYA çok güzel çok eğlenceli...

Son olarak bugün şunu gördüm ki eylemi ekonomiye döken oluşumlar her zaman kazanmakta, sokakta taş atıp duvar boyamaya yerine bu enerjiyi işletme kurup çalışmaya, birlik içinde ticaret yapıp tüm fertlerin yükselmesine, eğitim ile önemli kuruluş ve devlet kademelerinde yer edinmeye harcanmasıyla çok daha imrenerek bakılan ve çok daha etkili bir noktaya gelineceğine eminim.

Yazımızı da eğlenceli şekilde sonlandıralım :)

https://youtu.be/coeH02wg4lE

Sevgilerle.

Acil taze kan..

Onca geçen zaman, verilen güzel emeklerin sonucunda halen beklediğimiz düzeye getiremediğimiz VikiSosyalizm içimi acıtıyor. Aradığımız, üretmeye çalıştığımız çözümler bir sonuca ulaşmadı. Yeni fikir ve geçmişten beri konuştuğumuz yeni katkıda bulunabilecek insanlara ihtiyacımız var.. Levent 19:03, 2 Şubat 2017 (CET)

Logo hakkında

Selam, benim de wiki Sosyalizme benzer bir sitem var. Lakin Logoyu ekleyemiyorum veya ayarını tutturamadım. Yardımcı olabilir misiniz acaba? İrvin (mesaj) 12:15, 4 Haziran 2017 (CEST)